Çocuk ve Kadın Düşmanlığı

12 Mayıs 2016 tarihinde Ayancık İlçemiz ve Sinop Atatürk Spor Salonunda, Sosyal Doku Vakfı; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İHH ortaklığında “Bu Zamanın Sabrı” başlıklı bir konferans düzenlenilmek istenilmiştir. Konuşmacı ise son günlerde çocuk ve kadın istismarına dini araçsallaştırarak meşruiyet kazandırmaya çalışan ifadeleriyle ünlenen Vakıf Başkanı fetvacı Nureddin Yıldız. Vakfın sitesinde açıkça şeriat isteyen ve bizleri dehşete düşüren Yıldız’ın; “6 yaşında çocukla evlenilebilir”, “(Çalışan kadınlar) fuhuşa hazırlık yapan sürece destek oluyor”, “3 yaşında kız çocukları amcalarının yanına külotla çıkmamalı”. “Kadın spiker izlemek günahtır”, “Kadınlar dayak yedikleri için sabaha kadar şükretmelidirler” sözleri hafızalarımızdadır.
Fetvacı Nureddin Yıldız, gerek ulusal ve gerek yerel televizyon kanallarındaki programlarda ve gerekse sosyal medyada yer alan ve gündemde olan “vaaz” adı altında açıklamaları ile kadına yönelik şiddetin arttırıcı, körükleyici, azmettirici, özendirici ve toplumu tehlikeli yönde kışkırtan, tahrik eden, şiddete zemin hazırlayan niteliktedir.
Toplumu suç işlemeye tahrik ederek, “kadının dövülebileceğini” söyleyen Nureddin Yıldız’dan çocuklarımızı ve gençlerimizi bu ve benzeri sapkın düşüncelerden koruması gereken Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bu konferansın düzenleyicilerinden olması son derece endişe vericidir.
Kadına yönelik şiddeti dini alet ederek normalleştiren ve meşru kılan söz konusu bu açıklamalar, evrensel hukuk ilkelerine, anayasaya ve kadın haklarına açıkça aykırıdır. Kadınlar toplumu oluşturan eşit bireyler olup; kimsenin kölesi, kimsenin malı, kimsenin rahatlama aracı ve üzerinde tasarruf edebileceği eşya değildir. Nurettin Yıldız sapkın zihniyetlerini dini kullanarak topluma dayatmaya çalışmaktadır. Şahsın bu beyanları bizzat suç işlemeye tahrik yani, 5237 Sayılı TCK 214 ve kanunlara uymamaya tahrik TCK 217‘e yöneliktir.
Türk Medeni Kanunu’nun 214. maddesine göre, 16 yaşından küçük bir çocuğun evlendirilmesi mümkün değildir. 16 yaşını doldurmayanların evlendirilmeleri halinde bu evlilik yok hükmündedir. Bu durumda ortada hukuken geçerli bir evlilik de yoktur. Fiilin psikolojik ve hukuki açıdan anlam ve sonuçlarını kavrayamayacak yaşta çocukları evlendirilmek suretiyle birlikteliğe yönlendirilmelerine ilişkin bahsi geçen açıklamalar bu kapsamda Türk Ceza Kanununun 103. maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçunun gerçekleşmesini teşvik niteliğindedir.
Türkiye’de insan hakları ihlalinden en fazla zarar gören kesim kadınlar ve çocuklardır. Bu dönemde muhafazakar otoriter girişimler giderek artmaktadır. Karaman’da Ensar Vakfı, Sinop’ta GİHDER, memleketin dört bir yanında pek çok örnekte olduğu gibi, çocuk istismarının yaygınlaştığı bir ortamda, pedofilinin, “çocuk gelinlerin” normalleştirilmesi, kadının alenen aşağılanması ve nefret unsuru olarak kodlanması kabul edilemez.
“Bu zamanın sabrı” başlıklı konferansın afişinde İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği (İHH), Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı logosu bulunan konferansın, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 10.05.2016 tarih ve 59777454-180.99/E.36155 sayılı ve Serdal Eravcı imzalı Sinop Valiliği Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ne yazısından da anlaşılacağı üzere konferansın masraflarının İl Müdürlüğü bütçesinden karşılanmasını istemektedir. Bu bir skandaldır.
Konferans yapılması planlanan yerlere baktığımızda, özellikle laikliği ve seküler yaşam tarzını benimsemiş illerde konferansın yapılmasını “sivil toplum diyaloğu” adı altında finanse eden çevreler yaşananlardan yeni mağduriyet hikayesi ve siyasal rant devşirmek peşindedirler. Bu çevreler “Mütedeyyinler Sinop’ta program düzenleyemez oldu”, “camiye saldırdılar.” yaygarası koparmaktadırlar. Bunun böyle olmadığını en iyi kendileri bilir. Bu kentte dini kesimler tarafından yapılan hiçbir program, kermes vb. etkinlikler saldırıya uğramamıştır. Bu program da saldırıya uğramamıştır.
Yaşananların özeti; pek çoğu da inançlı kimselerden oluşan laiklik, kadın ve çocuk savunucularının dinin istismar edilerek çocuk ve kadına zulüm haline getirilmesine yönelik demokratik ve meşru tepki göstermesidir. Bu tepki dindarlara değil, dini araçsallaştıran kadın ve çocuk düşmanı sapık zihniyetedir.

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest