YASALARDA ‘ABİDİK GUBİDİK’ YAPILDIYSA!

Başbakan Binali Yıldırım 3 Mart Cuma günü Sinop’a geldi..
Gelmesine geldi ama bir laf etti ki anlayana söz anlamayana takoz misali..,
Ne dedi Başbakan Yıldırım; “Seçimde mevcut sisteme göre siz hükümeti seçemiyorsunuz, sadece meclisi seçiyorsunuz. Kim bakan olacak kim başbakan olacak buna karar veremiyoruz. Sonra orada ‘abidik gubidik’ bir takım işler oluyor. Bir bakıyorsunuz hiç aklımıza gelmeyen biri Başbakan olmuş.”
İyi de sayın başbakan bu millet 1 Kasım’da Ahmet Davutoğlu’nu seçti. Sonra hiç beklemediğimiz bir anda ‘abidik gubidik’ bir takım işler oldu, siz başbakan oldunuz!
Bu tarifin siz neresindesiniz?
Şimdi TBMM bu milletin oyları ile gelen ve gerek ana muhalefet eğerekse çoğunluğu almış partinin 276’yı bulma gayretine ve ondan sonra gelişen sürece ‘abidik gubidik’ işler gibi bir tanımlama yakışmamıştır.
Ancak hiç beklenmedik bir anda bir siyasi partinin genel başkanının değişmesi, başbakanlıktan alınması istifaya zorlanması ve sonrasında gelişen darbe ile MHP’ genel başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği ‘cumhurbaşkanlık sistemi’ de ‘abidik gubidik’ bir takım hesapların tezahürü olabilir mi? Yani Abidik gubidik hesaplarla, olağan üstü kongresi ertelenen MHP’nin iç çekişmelere sürüklenmek istenmesi de ‘abidik gubidik’ hesapların ürünü müdür?
Türk siyasi tarihine geçecek bir sözü Sinop meydanından dünyaya haykırırken sizi dinlemeye gelenlere ‘abidik gubidik’ cümleleri ile vermek istediğiniz mesaj sizi seçenlere de büyük bir ayıptır! Çünkü abidik gubidik işleri yapanları da seçmek bir marifet ister!
Bu millet demokrasi sınavını Kurtuluş savaşında meclisi oluşturarak, 50’lilerin başında çok siyasi partili yaşama geçerek, 90’lı yıllarda siyasi yasakları kaldırarak, 3 kasım 2002’de de sizi iktidara getiren askeri vesayete, türban ve din söylemlerine karşı ezici bir çoğunlukla iktidar yapmıştır. Bu millet 15 Temmuz’da da darbeye dur diyerek, Yenikapı’da demokrasi şölenine katılarak, tek vücut sizler ‘abidik gubidik’ işlere kurban gitmeyesiniz diye siper olmuştur.
TBMM’de siyasi partilerin koalisyon arayışları, birbirleri olan yakınlaşmaları ya da zıtlaşmaları fikirlerini söylemeleri ortaya çıkan irade de ise başbakanın 276 sayısına ulaşması ya da azınlık olarak belirlenmesi neden ‘abidik gubidik’ işler olarak görülmektedir.

15 yıllık iktidarınız ‘abidik gubidik’ dönemler olarak mı görüyorsunuz?
Velhasıl 15 yıl iktidarda kalıp sonra ‘abidik gubidik’ bir takım işlerle başbakanın belirlendiğini söylemek ancak muhalefete yakışırdı(!) ama siz onu da üstlendiniz?
Şimdi size en azından açıklamak düşer; en iyi bildiğiniz kendi döneminizde abidik başbakan, gubidik başbakan kimdi, kimlerdi?
Hayır diyenlerin çok sebebi var!
Bir köyü bile seçilmiş muhtar aza yönetiyor iken getirdiğiniz referandumdaki anayasa değişikliğinde seçilmişten sonra atadığınız birine bırakmak ne kadar doğrudur?
Köyü seçilmiş yönetirken, koca ülkeyi 16 Nisan’ da evet olur ise seçilmiş cumhurbaşkanının; yurtdışı ziyareti, hastalığı ya da farklı bir sebeple görevden ayrılması durumunda atadığının yönetmesi bile demokratik bir ülkede ‘HAYIR’ sebebidir.

Bu gün tvlerde sadece ‘GÜÇLÜ MİLLET, GÜÇLÜ DEVLET, DARBELERE HAYIR’ söylemleri ile istediğiniz ‘EVET’ oyları aslında ‘OLMAZ’ mantığına dayalıdır.

Kaygılar gerçekleşirse yine siz kandırılmış, memleket ise yangın yerine dönmüş olacaktır!!! Yasa çıkartanlar, yasaların gerekçelerini de net olarak ortaya koymalı, denetim mekanizmalarını da anlatmalıdır.
Ama görülen o ki her anlattığınız gerekçe de ‘OLMAZ’ söylemine sığınılmış, olur ise de bahtımıza denilerek, sanki yangından mal kaçırırcasına bir seçim atmosferine girilmiştir!!!???
Millet can derdinde iken, Suriye’de Doğu ve Güneydoğu’da operasyonlar sürerken, binlerce vatandaşımız işinden aşından olmuş, ‘at izinin it izine karıştığı’ bir dönemde tutuklamaların, göz altıların OHAL’in sürdüğü bir ortamda, mağripte mal bulmuş insan misali ‘referanduma sarılmak’ başka hesapların olduğunun düşündürüyor insana!!!???
15 Temmuz kalkışması olmasa idi, Bahçeli bu teklifi getirecek miydi? Ya da iktidar partisi ve cumhurbaşkanı referandum diyerek halka gitmeyi düşünecek miydi?

Sorular çok fazla(!)
Ama benim bildiğim en azından 15 Temmuz kalkışması olmasa idi referanduma giden anayasa değişikliği OHAL’siz bir ortamda daha çok tartışılacak, görüşler alınacak, süreç uzayacak ama en azından daha sağlıklı bir anayasa paketinin halkıkn oyuna gitmesi sağlanacaktı.

Başbakan Binali Yıldırım’ın deyimiyle “abidik gubidik” işlerle başbakan seçen meclis ‘abidik gubidik’ uygulamalara gitmeden, meclisten naklen yayınlanan meclis çalışmaları, vatandaşın nelerin değiştiğini idrak ettiği, torbaların değil yasaların görüşüldüğü, bir meclis çalışmasına şahitlik edeceği muhakkaktı.

Ee ne diyelim biz sırf başbakanın dediğini bildiğimiz için ‘abidik gubidik’ hesaplarla gelen referanduma ‘HAYIR’ denilmesini, doğru buluyor, milletinde tartışmadığı, içeriğini bilmediği bir ortamda OLMAZ’a kurban gitmesin diyerek HAYIR’da olsun istiyoruz…
Çünkü; ‘abidik gubidik’ işlerle başbakan seçen bir meclisin, ‘abidik gubidik’ yasalar yapması memlekete huzur getirmez be kardeşim…

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest