UMUT; SON SAYFAYA KADAR

Saat bilmem kaçı kaç geçiyor… Gözlerde uykusuzluğun derin izleri, yüreklerde günbegün büyümenin verdiği çaresizlik… Sağıma dönüyorum solum gönül koyuyor bana, soluma dönsem sağım alınıyor… Dümdüz ilerlesem gönül razı değil, ne yapsam bilemiyorum.  Saat bilmem kaçı kaç geçiyor… Gözlerde uykusuzluğun derin izleri, yüreklerde günbegün büyümenin verdiği çaresizlik… Sağıma dönüyorum solum gönül koyuyor bana, soluma dönsem sağım alınıyor… Dümdüz ilerlesem gönül razı değil, ne yapsam bilemiyorum.  “Alışır her insan, alışır zamanla kırılıp incinmeye.” diyor Sezen; herkesin ortak yarasına dokunuyor… Paramparça bir kalple nasıl yaşayacağını öğreniyor insan; kimi 7’sinde kimi 70’inde. Mutsuz kalpler mevsimlere suç buluyor… Hava kapalıyken ruhu daralıyor insanın, güneşi arıyor yana yakıla; güneş açtığında sıcaktan şikayet edeceğini bile bile.  Gün doğmadan neler doğar sözü tarihe çoktan gömülmüş durumda. Umut Kaf Dağı’nın ardında diye düşünen insanlarla dolup taştı Dünya. Kimi yaşına bahane buluyor kimi başına. Biri de çıkıp “Kitap henüz bitmedi, umut belki de son sayfadadır; kapatma.” demiyor. Ayşe mutsuz, Fatma umutsuz, Ahmet dalgın, Mehmet gergin. Çoğu insan ömrünün yarısını ne yapmak istediğini düşünüp hayal kurarak ve diğer yarısını da kurduğu hayallerin ütopik olduğunu düşünüp onları yıkarak geçiriyor. Doğan güneş boşa gidiyor. Kimse umursamıyor onu günden güne. Kendini ısıtmak için doğup, sessiz sedasız batıyor vakti geldiğinde ufuk çizgisinde; artık hiç kimse kendine sunulan güzelliklerin, iletilerin, doğanın kırptığı gözlerin farkında değil. İnsanlar o kadar boş vermiş durumdalar ki, herkes kendinden daha kötü, daha umutsuz durumdaki kişileri arıyor yana yakıla. Es kaza birinin derdine denk geldiği zaman şükredecek kadar çaresizliğe düşmüş durumda herkes. Kimse de bu durumda acaba ne yapılabilir, oturup düşünmüyor.  Yeter kardeşim, bu kadar umutsuzluk ülkeye fazla. Sıçra yerinden. Bugün ömrünün geri kalanının ilk gününe açtın gözünü. Aynaya bak, Allah’ın sana emanet ettiği silüete gülümse, şükret, harekete geç. Henüz senden yalnızca bir gün önce doğanlardan bile oldukça genç ve ümitlisin, evet öylesin. Kalk, sabah kahvenden bir yudum al ve rahatla. Kapama kitabı, umudun es geçtiğin sayfalarda seni bekliyor.

MERVE DEMİRCİ

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest