ORUCU BOZAN YEMEKLER!

Malum Ramazan ayındayız. İslam’ın şartlarından biri de Oruç tutmak. Yüzde doksandokuzu Müslüman olan ülkemde her yıl Ramazan geldiğinde akla hayale gelmeyen o malum sorular çıkar ortaya…
Orucu neler bozar, neler bozmaz?
Orucu bozan şeylerin başında yemek geliyor. Ama bu yemek, bildiğimiz sofralarımızı süsleyen, garip gureba yerine eşe dosta yedirdiğimiz yemeklerden değil.
Hep beraber göz atalım o zaman orucu bozan yemeklere…
“Vergi ve zekat kaçırarak yetimin, yoksulun hakkını YEMEK,
Düşük ücretle işçi çalıştırarak çoluk çocuğunun hakkını YEMEK,
Ticarette hile yaparak müşterinin hakkını YEMEK,
Elektriği kaçak kullanarak doğru ve yasal kullananlarının hakkını YEMEK,
Kamuda liyakat ve ehliyetden uzak kişileri makamlara atayarak hakkı olanların hakkını YEMEK,
Trafikte kurallara uymadan, sağdan soldan öne geçerek geride bıraktıklarının hakkını YEMEK,
İhalelerde hile yaparak vatandaşın hakkını YEMEK,
Yalan söyleyerek, dedikodu yaparak, iftira atarak toplumun huzur hakkını YEMEK,
İsraf ederek gelecek nesillerin rızık hakkını YEMEK,
İnsanların düşünce ve inançlarına baskı yaparak özgürlük hakkını YEMEK…”
Gördüğünüz gibi bu yemeklerin ana menüsü HAK…
Peki hak yemeden orucumuzu tutmanın bir yolu yok mu?
Elbette var: Adaleti sağlamak…
Peki onu nasıl sağlayacağız?
Aslında çok kolay… Oruç tutun emri olanın, bize adalet ile de ilgili emirleri var, bunlara uyacağız. Toplum olarak, toplumu yönetenler olarak bu emirleri görmezden gelmediğimiz zaman yukardaki yemekler önümüze gelmeyecektir.
Yüce Yaradan’ın adalet ile ilgili emirlerinden bir kaç örnek ile yazımı sonlandırmak istiyorum. Nisa suresi 58. Ayette yüce Allah bakın nasıl emrediyor:
“Allah size, mutlaka emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir; her şeyi görendir.”
Yine Nisa suresinin 135. Ayetinde ise;
“Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutunuz; kendiniz, anne babanız ve akrabanız aleyhine de olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Haklarında şahitlik ettikleriniz zengin olsunlar fakir olsunlar, Allah onlara sizden daha yakındır. İğreti arzularınıza uyup adaletten sapmayınız. Eğer şahitlik ederken dilinizi eğip bükerseniz ya da doğruyu söylemezseniz, muhakkak ki Allah yaptıklarınızı bilir.”
Maide suresi 8. Ayet ile bitirelim:
“Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimselerden olun. Bir topluma kininiz sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”
Yüce Allah’ın emirlerinin üzerine yorum yapmanın anlamı yok diye düşünüyorum. Bu mübarek günlerin hürmetine kendimizi değerlendirip hak yeme ya da hakkı yerine teslim etme konusunda ne durumdayız görmemiz lazım….

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest