TOPLANTIYI DÜZENLEYEN DERTLİ, ESNAF DA DERTLİ…

Kıymetli okurlar; bu hafta da sizlere yine bir belediyeden bahsedeceğim..
Bu kez konum aslında ne yapılan hizmetler ne de yapılan hizmetler üzerinden sağlanan rant ilişkileri üzerine olacaktır.
Bu kez konum Durağan Belediye başkanının esnafla yaptığı toplantı ve ortaya çıkan görüntü üstüne olacaktır..
Geçtiğimiz cumartesi günü hoparlör toplantı saatine kadar belirli zaman aralıkları ile sürekli bir çağrıda bulunuyordu; “14 Mart akşamı saat: 18.00’da sayın belediye başkanımız istişarelerde bulunmak üzere esnafımızla bir toplantı yapacaktır. Durağan Esnaf sanatkarlar Odası Başkanı Necati Topçu”
Bir gün öncesinde de belediye başkanı zabıtalar aracılığı ile esnafı dolanmış toplantıdan haberdar etmişti.
Gel gör ki; bu kadar bağırtıya bu kadar emeğe karşılık Durağan esnafı toplantıya istenilen seviyede katılım göstermemişti..
Haklı gerekçeleri olabilir.. Aynı sözleri tekrar etmekten bıkmış olabilir…
Fakat sebebi ne olursa olsun şikayet ettiğin mevzunun ne aşamada olduğu ya da neler olduğunu öğrenmek dedikodu yapmaktan daha iyidir ve muhatabına soru sormak, cevap almak, çözüm yolu sunmak birlikte yaşamak adına bu toplantılar da önemlidir.
Bizim gibi küçük yerleşim yerlerinde bu tür toplantılara katılmamak; şikayet edilen konuların ya da kamuoyunu ilgilendiren sorunların neler olduğunu öğrenmek ya da nelerden kaynaklandığını muhatabından alamadığınızda meydanı oluşacak dedikodulara bırakırsınız.
İşte o nedenle özellikle son dönemde esnafımızın şikayet ettiği bir çok konuyu masaya yatırmak, çözüm yolları sunmak ve bundan sonraki süreçte takibini yapabilmek adına önemli olan bir toplantı da maalesef esnafımız yoktu!!!
Gelelim madalyonun diğer tarafına.. Yani toplantıyı düzenleyen belediye başkanlığına..
Maalesef bu güne kadar katıldığım bir çok toplantıdan daha vasat daha düzensiz ve de çözüm yollarının şikayetlerin hem esnaf açısından hem de belediye açısından karşılıklı olarak söylendiği çözümün ise Allah’a kaldığı bir toplantı gözüme çarptı..
Öncelikli olarak belediye başkanı toplantıya belediye meclis üyelerini alarak çıkmış. 2 MHP’li, 2 AKP’li meclis üyesi ile esnafın karşısına çıkan heyet yanlarına esnaf odası başkanını da alarak konumu güçlendirmiş “burada söz söyleyecek ben, dinleyecek siz” modunda bir hava estirmiştir!!!!
Oysa olması gereken belediye meclis üyelerinin değil belediye birim amirlerinin belediye başkanının arkasında saf tuttuğu gelen sorulara cevap verdiği çözüm yolu sunduğu oluşan ya da planlanan sürecin nasıl yönetileceği hususunda bilgiler verdiği bir toplantı şeklinde olmasıydı..
Demokrasi seçtiklerinden hesap sorma günü geldiğinde; vaat ettiklerinden neleri yaptığını, yapamadığını değerlendirmeyi esas alır…
Ama bürokrasi iktidar kimde olursa olsun kanunlarla iş yapar ve kanunlardan kaynaklanan vatandaşın esnafın zaman zaman karşıya karşıya gelmesine sebep olan uygulamaları da eksik olanları da devletin memurları aracılığı ile gerçekleştirir. İşte o memurlar yani seçtiklerimizin bağlı olduğu yasaları uygulayan uygulatan belediyenin birim amirleri orada olmalı, başkan vatandaşla belediye birimleri arasında yaşanan sorunlara birlikte mercek tutmayı becerebilmelidir.
Birim amirlerini yanına alan sorular karşısında onların cevapları hukuki boyutu, karşılaşılan sorunlara yasalar açısından bakış, uygulamadaki memurlarla, yön veren bürokrasi ve başkan arasındaki farklı yaklaşımların neden kaynaklandığını bulmak olmalıydı. Oysa belediye personeli dinleyici locasında not almakla meşguldü..
Ama maalesef; belediye meclis üyeleri ile birlikte çıktığı kürsüde belediye meclis üyeleri neye cevap verecek? Ya da neyi destekleyeceklerdi? Benim kadar kendisi de merak etmiştir diye umuyorum!!! Biz birlikteyiz mesajı için esnafın karşısına çıkmalı değil esnafın hak ve menfaatlerini korumak adına muhalefet mecliste muhalefet etmeyi bilmeli, doğrunun içinde yanlışı görecek kadar uyanık kendisine oy veren seçmeni de koruyacak ilçenin geleceğine yön verecek eleştirilerini kamuoyuyla paylaşabilmelidir.
Toplantının başlangıcında belediye başkanı esnafın önüne çıktığında profil sadece benim anlatacaklarım var görüntüsü çiziyordu..
Ama bir gerçekte şu ki; ne esnaf ne de katılanlar ne istediklerini biliyordu. Herkes şov peşinde gerçeklerden uzak sorun çözmekten çok sorun üreten bir yapı ortaya çıkıyordu.. Durağan’ın yıllara yayılan kronik hastalıkları; devlet işleyişini bilmeden ortaya konulan söylem, bizim neden gerilerde kaldığımızın resmi gibiydi.. Konuşan esnaf sorunları çözmüş, ufak dokunuşlarla ilçe sanki bir anda atılım yapacakmış gibi anlatıyor ama gözündeki çöpü görmekten uzak idi…
Örnek mİ? Belediyenin temel görevi olan çöp alma da yaşanan sorun.. Yunus Emre cad… Esnafların yoğun olduğu ve insanların yaşam alanı apartmanların bulunduğu cadde üstünde olmayan çöp konteynirinden kimse bahsetmedi.. Çöpler arabaların arasında binalardan sarkan çöp torbaları.. Dağılmış görüntüsü en işlek caddelerimizden birinde bunlar yaşanırken kimse bu soruna eğilmedi. Çünkü herkes Durağan’ı kurtarma derdinde herkes büyük düşünüyor vesselam… Oysa o mahallede yaşayan memurlardan, vatandaştan o kadar çok şikayet geliyor ki, ‘çöp kokuyor’ diyerek yürüyen yürütülen çöp konteynırları, çöp atacak alanın bulunmaması en büyük şikayetken sorun başkanın esnafı ziyaret etmemesine düğümleniyordu. Bizim toplantılarımızın ana konusu Boyabat oluyor… Her toplantı da Boyabat olmazsa olmazımız, konuşurken büyüttüğümüz, ekonomimizin içine eden, küçülmemize vesile olan Boyabat.. Oysa esnafın bizzaatihi kendisi kalkıp giden, Boyabat’ı Durağan’a getiren.. Büyük marketlerin kapısını çalıp alışveriş eden esnaf olur da vatandaş gitmez mi? Sorgulanması gereken zihinlerimiz! düşünceleri’miz! Her ev reisi ,her sivil toplum örgütü başkanı, şehir yöneticisi kendi bünyesindeki insanların mutluluğu, ona yeni alanlar kazandırmanın geliştirmenin derdini yaşar.. Önemli olan kendi gücünü bilip kendinle barışık büyüyebilmendir…
Durağan bunu başarmak zorundadır.. Durağan’ın artık etrafında rekabet edecek iki ilçe kalmıştır o da Saraydüzü ve Dikmen’dir.. Diğer ilçeler şimdilik ufkumuzun ve de zihinlerimizin ötesinde bizden götüren bizden alan ilçeler konumuna gelmiştir.
Toplantı da belediye başkanı ve dolayısı ile o kürsüye çıkan belediye meclis üyeleri dertli, esnaf dertli olunca sorun yaratan ortak adres Boyabat oluyor çözecek olan da kim merak ediliyor…
Oysa bu tür toplantıların esnafın beklentileri, karşılaşılan sorunlar üzerine olması gerekirken imar’dan hiç kimse bahsetmedi…
Kaldırım konusunda esnaf haklı vatandaş haklı haksız kim bulunamadı.. Çözüm bir başka bahara kaldı..
Oysa sorunun kaynağı bizzatihi kaldırımların kendisidir. Dar kaldırımlar tamamen boşaltılsa bile insanların toplu halde yürümesine 2 kişinin belli bir mesafede gitmesine imkan verir halde değildir.. Esnafta geçmişten gelen bir kültürünün olması, küçük dükkanlara hapsolmanın verdiği rahatsızlık ürün çeşitliliği nedeniyle zoraki düştüğü yer kaldırım..
Öncelikle Durağan belediyesi bu konuda yeni bir ticari ve gezi alanı oluşturarak geniş kaldırımlı kaldırım kültürünün ekonomiye olan etkisini gösterebileceği yeni ticari ve gezi merkezi oluşturmalıdır. Aslında kaldırımların özgür olması esnafı doğrudan etkileyecek müşteri ile iletişim kurmasını sağlayacak alışverişin artmasına etki edecek ciddi bir kültürel kalkınmanın adımı olacaktır.
Ne olursa olsun bu tür toplantılar sürekli yapılmalı hatta yapılabiliyorsa kent konseyi aktif hale getirilerek ilçenin sorunları yapılabilecek atılımlar birlikte değerlendirilmelidir. İlçe kan kaybederken mevcudu korumak, esnafı yaşatmak temel ilke olmalıdır. Esnafı yaşamayan bir ilçe, kadını eve hapsolmuş bir kent, genci kaybolmuş bir gelecek ancak umutsuzluğun artmasına, karamsarlığın hakim olmasına neden olur. Gelin çöken kara bulutları komşu ilçelerin politikalarına değil kendi bakış açımızla düzeltelim. Onların ilçelerine kazandırma politikasını kendimize düstur edinelim. Tek değişmeyen gerçek kendini yenilemeyen, zamanı geldiğinde değiştirmeyi bilmeyen toplumlar, esnaflar; mekan değiştirmeye, yenilgiye, göçe mahkum olurlar…
Biz yenilenmek yılların üstümüze bıraktığı tortuları, temizlemek ‘O GİTSİN BU GELSİN’ felsefesinden vazgeçmek temel politikalarda birleşmek zorundayız… Saygılarımla..

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest