BAŞ ABD’DE AYAKLAR NEREDE?

Eski Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ’un katıldığı TV proğramından sonra neredeyse ülkede herkes FETÖ’nün siyasi ayağını sorguluyor.
İlker Başbuğ’a göre 2009 yılında çıkarılan ‘askerlerin de sivil mahkemelerde yargılanması’ kanununu siyasi ayağın belirlenmesinde en önemli göstergedir.
Devlet ve millet için hayati öneme sahip kurum ve kuruluşlar dün topyekün örgütün hedefinde olmalarına rağmen bugün birbirlerini suçluyorlar. Malum örgütün de ellerini ovuşturarak bu durumu izlediğini düşünmek yanlış olmasa gerek. Ne de olsa devlette ve toplumsal birliktelikteki zaafiyet işlerine yarayacaktır.
15 Temmuz sonrası gösterdi ki bu örgütün sızmadığı devlet kurumu yok gibidir. İhtilal yoluyla devleti ele geçirme amaçlı bir örgüt olduğundan, en çok da güvenlik birimlerinde ve yargıda yuvalanmışlar.
Hoca efendi(!) daha işin başlangıcında MİT’e el attığı, bu işine de o dönemlerin etkili ve yetkili isimleri Kasım Gülek, Yaşar Tunagür ve Fuat Doğu tarafından destek verildiği geçmiş karıştırılınca ortaya çıkan garip gerçekler. Garip gerçekler dememin nedenini bu isimlerin kimler olduğunu bilenler anlamıştır.
Zamanla bu gizli yapı kendini eğitim kisvesi altında saklayarak tüm kurum ve kuruluşlara sızdı. Özellikle TSK okullarını ele geçirdi. Öğrenci girenler general ve amiral oldu.
O günlerden bu güne gelip geçen tüm siyasi grup ve hatta darbeciler bile farkında olmadan bu yapıya yardımcı oldu. İçimizden devşirilen asker, yargı mensubu, siyasetçi, gazeteci, iş insanı, bürokrat vb yüzlercesi bu gizli ve kirli tezgahtan geçerek örgütün amacına ama bilerek ama bilmeyerek hizmet etti.
Örgüt ülke tarihimizin en uzun süreli iktidarı olan AK Parti iktidarında devleti ele geçirme cüretini gösterebilecek güce ulaştıklarını fark ettiler. Çünkü bu dönemde zamanın başbakanının ifadesiyle “ne istedilerse alabilme” noktasına ulaşmışlardı.
Hesap edemedikleri ise bu milletin devletine ve bağımsızlığına olan sadakatiydi. Kendileri göbekten CIA’ya bağlı oldukları için bu milletin devletine olan gönül bağını hesaba katmamışlardı.
FETÖ konusunda, asker-sivil istisnalar dışında herkes sınıfta kalmıştır ve dolayısıyla kimse sütten çıkmış ak kaşık değildir. Bu sinsi örgütün dünyanın 160’tan fazla ülkesinde boy gösterdiğini de kimse unutmasın.
Örgütün başı ABD’dedir ve onu vermemektedir. Vermez de. Dolayısıyla başı ABD’de olan canavarın ayaklarının her yerde olabileceğini bilmek gerek.
Gelinen bu nokta da tencere dibin kara, seninki benden kara demenin ve bunu tartışmanın kime ne faydası var? Hangi partiden olursak olalım, partili partisiz herkes elini taşın altına koymalı ve gücü oranında bu kirli yapıyla mücadele etmelidir.
Çünkü, bu ülke hepimizin ve bizim başkaları gibi gidecek başka bir yerimiz yok…

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest