NEDEN? NİÇİN? VE NERESİNDEYİZ…?

‘Söz uçar yazı kalır’ sözü boşuna söylenmiş bir söz değildir.. Günümüzde belki bu sözcük bilgisayar çöker, elektrikler gider ama arşiv unutmaz denilerek değiştirilebilir!!!..
Sözlerime bu şekilde başlıyorum ki; bu gün bu ülkede okumuş aydın kesimlerin Suriye bataklığında Türk milletine oynanacak oyunları aylar hatta yıllar öncesinden söylemesine rağmen komşuda huzur kalmadığı gibi şimdi o huzursuzluk tüm ülkemizi de sarmış durumda..
Soru; Suriye ile savaşa mı giriyoruz?
Belki yarın belki de yarından da yakın denilecek bir sürece girmiş durumdayız..
Çünkü Suriye devlet olarak bu savaşı istemese(!?) bile Suriye üzerinden Türkiye’yle hesabı olanlar ya da Suriye üzerinden Türkiye için hesap yapanlar bizi bataklığın içine çekmeyi başarmıştır! Şimdi o bataklıktan ayağımızı nasıl çekeceğiz ya da nelerle karşılaşacağız? Bu soruya cevap vermek oldukça zor!
Bir yanda milli hassasiyetlerimiz diğer yanda bazı gerçeklerin söylenmesi durumunda yiyeceğiniz yafta…
Bilenler, görenler, aydınlar korkup susuyor, coşup gidenler ‘Şam’ diyor, ‘Emevi camiisi’ diyor!!!…
Diyorda… Gelen şehit haberleri, sönen ocaklar, yanan yürekler:
Kim için?
Neden? sorusunu sormaktan insanı alıkoyamıyor!
Oysa Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 1920’deki şu sözü; “Anadolu, Suriye ve Irak için yapılacak bir şey var ki; o da, Türkiye, Suriye ve Irak’ın tam bağımsızlığa sahip olması ve sağlam bir mücadele birliği oluşturmasıdır. Bu topraklar üzerindeki emperyalist işgaline bir son verildikten sonra, bu bölgede insanlığın kesin kurtuluşuna varacak yeni bir ‘milletler hayatının kurulması’ ilkesi, bir mücadele birliğinin temelini oluşturabilir. Bu üç ülkede yaşayan, birbirlerini çok iyi tanıyan ve aynı tehlikeler karşısında aynı savunma duygusuyla hareket eden halk kitleleri için, sırt sırta vererek bu günkü mücadeleyi daha da etkili hale getirmek kadar bugün için güzel bir siyaset düşünülemez.
Bu siyasetin bir de yarını için uygulanması ve büyük yararlar sağlayan tarafı vardırki, onu da bu günden düşünmek ve hazırlamak gerekir; O da, Türkiye Irak ve Suriye halkının devamlı şekilde bağımsızlığını savunmaya ve ekonomik çıkarlarını sağlamaya yönelik karşılıklı bir yardımlaşma siyasetidir. Bu siyasetle de bir taraftan yarının getireceği tehlikeler bertaraf edilir, diğer taraftan gelecekte üç millet, memleket arasında karşılıklı yardım esasına dayalı barışçıl bir çalışma devri açılmış olur.
İşte Anadolu ve Arap yarımadasının halk kitleleri için pek hayırlı, pek karlı bir siyaset planı budur.”
Ortadoğu ve Suriye için izlememiz gereken anayol bu olsa idi bu gün çok daha farklı konuları konuşuyor ,ekonomik sorunlarımızı çözmek için çaba sarf ediyor olabilirdik.
Bu gün için halen cevap bulmayan soru şudur; ABD ve RUSYA Suriye’de hangi konuda anlaştı; Türkiye için ne planlıyorlar? Bataklığa giren biz çıkmak istedikçe derinlere çekilen Türk ordusu…
Esad; ülkesini kurtarmak için Rusya ile anlaşırken Türk askerini vurarak ne yapmanın derdinde neyin peşindedir. Rusya’nın bilgisi olmadan Türk askerine silah çekemeyecek olan Esad’ı bu emri kim verdi?
Bakınız; 10 Ekim 2019 tarihli – 660 sayılı gazetedeki köşe yazımda;
“…….Geçmişte yapılan hataların gölgesinde alınan bu karar Türk ordusunun ve de Türk devletinin varlığının ve var olacağının en büyük kanıtı olacaktır.
Lakin Suriye bataklıktır! Bataklıkta kalmak batacağın günü de bilmemek demektir. Bataklığın doğası gereği zamanlaman ne zaman çıkacağın veya ne kadar süre ile kalacağını doğru hesaplamadığınızda Türkiye içinde ciddi sorunları beraberinde getirecektir. Çünkü; ABD ve Rusya’nın nede anlaştığı Suriye konusunda nasıl bir karara vardıkları ya da politikalarında Türkiye’yi nereye koydukları nasıl bir Türkiye düşündükleri de oldukça önemlidir. Dünya da yalnızlaşan Türkiye bölgenin sorumluluğunu almakta zorlanacak, etrafındaki komşularda fırsatı değerlendirmek adına ciddi sorunlar oluşturacaktır. Akdeniz’de Ege’de bu operasyonla birlikte farklı yaklaşımlar, talepler bir kaç gün içerisinde gündeme gelecek, Türkiye’nin NATO’dan çıkartılması dahil yaptırımlarla köşeye sıkıştırılmaya, ekonomik kıskaç altına alınmaya çalışılacaktır. Daha da ötesi Suriye topraklarında Esad’la karşı karşıya bırakılacak IŞID belası ve teröristleri de Türkiye’nin üzerine yıkılacaktır.(10 Ekim 2019-660 Ş.Gazetesi)
………………….
Yine 17 Ekim 2019 tarihli 661 sayılı gazetedeki köşe yazımda;
“Suriye de ABD ve Rusya hangi konuda anlaştı? Bu bilinmeden bu bataklıkta yol bulmamız rota oluşturmamız oldukça zor olduğunu belirtiyordum. Bugün gelinen noktada 2 ezeli düşman ABD ve Rusya Suriye de manevralar yapıyor, anlaşıyor birlikte hareket ediyorsa Türkiye ciddi bir açmazın içine doğru sürüklendiğidir.
Ama daha oyun bitmedi, soru halen cevap bulmadı… Bu bataklık bizi derinlere çekiyor! Lozan’ı tanımayan ABD ve ortakları Sevr hortlatmak isteyenler bizi bataklığa doğru çekerken tek ümidimiz gücü ve geçmişi ile Türk ordusu… Diplomasinin ve siyasetin getirdiği nokta maalesef karışık bir Suriye komşuları değişmiş, dostları ihanet etmiş bir Türkiye!!!???…(17 Ekim2019-661 Ş.Gazetesi)”
…………………………………………………………………
Bu gün Suriye de saatler içerisinde değişen müttefiklerimiz(!!!???) var. Bir Sohbet esnasında bir arkadaşın dediği gibi Suriye de12 saat ABD ile 12 saat Rusya ile ortağız.. Hangi zaman dilimine gelirse o an o konuşuyor…. Kafanız karışmasın! zaman çizelgesini doğru tutalım… Ne tarafta durduğumuz bellidir!!!!????
İnanın kafalarımız çok karışık.. Bir gün ABD yanımızda diğer gün Rusya..
Oysa ikisi de; Suriye de kuyu kazmaya gelmişler ama altını oydukları yer Türkiye…
Göçer miyiz?
Bu milletin sağduyusu birlik ve beraberliği bütün oyunları bozacak güçtedir… Yeter ki; siyaseten ve de iktidar uğruna gerçekleri yalanla bezeyip millete farklı anlatmasınlar..
Bu bile bir süreç alır ama yalanın kötü huyu kişide zamanla siyasette ise yaşananlarla gün yüzüne çıkmasıdır!
Suriye’de hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, milletimizin başı sağolsun diyorum…

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest