GERÇEKLER BELGEYLE, HÜKÜMET HAYALLE…

Tüm dünyayı kasıp kavuran Korona tehdidi her geçen gün daha trajik bir hal alıyor…
Kimilerine göre biyolojik savaş..
Kimilerine göre Allah’ın gazabı..
Önce şunda bir anlaşalım alemin sahibi yüce Allah’ın koyduğu kurallar muntazaman işliyor.. Yarattığı varlıklar görevlerini en iyi biçimde yerine getiriyor…
Buna insanoğlu da dahil…
İnsanoğlu; yeryüzünün tek düşünen, üreten ve kendi sonu ile birlikte diğer yaşayan tüm canlıların sonunu hazırlayan tek canlıdır.
İşte bu insanla ve diğer canlılarla mücadele eden onun üzerinde yaşam savaşı veren bakteriler, virüslerde zamanla değişim gösterir, mutasyona uğrar…
Geçmiş zamanlarda bir tek bölgede kalan değişim günümüzde sınırların kalktığı global dünyada ticaretle insanın her noktada buluştuğu gerçeğine yenik düşmüştür. Bir canlıdan başka bir canlıya geçebilen etkileşen virüsler ya da yeni tanıştığımız, tanışacağımız virüs gerçekleri olacaktır.
Lakin; Korona virüs ile ilgili ortaya çıkan iddialar 2005 yılında ABD’li medyum Sylvia Brown ile Lindsay Harrison’ın 15 yıl önce yazdığı ‘KEHANETLER’ adlı kitapta yıl ve tarih verilerek söylenmesi,
“2020’lerde, akciğerleri ve bronşları ciddi oranda etkileyen, tedaviye ise zalimce direnen zatürre benzeri bir hastalığın patlaması nedeniyle ortalıkta ameliyat maskeleri ve plastik eldivenlerle dolaşan çok daha fazla insan göreceğiz. Hastalık hakkında kafa karıştırıcı olan şey ise; bir kış boyunca müthiş bir paniğe yol açtıktan sonra, on yıl içerisinde hem sebeplerini hem de tedavisini gizemli bırakarak tamamen ortadan kaybolması olacak.”
…………………….
“Sözcü’den Ali Gülen’in haberine göre; Alman Meclisi’ne sunulan, 10.12.2012 tarihli ve 17/12051 sayılı raporda dikkat çeken bulgular ve bilgiler içeriyor. Sekiz yıl önce yapılan salgın tahminine göre, yaşlıların yüzde 10’u bu virüsten etkilenecek ve virüs üç ayrı dalga halinde yayılacak” diyerek kaleme aldığı yazıda;
Rapordan şu sözlerle bahsediyor,
İşte “Salgın-Pandemi ve Risk Analizi, MODİ-SARS’ın Mutasyona Uğramış Hali“ başlıklı rapordan bölümler:
SARS Cov’un mutasyona uğramış hali olan yeni bir virüs gelecek ve insanların bağışıklık sistemini hızla çökertecek.
– 2003 yılındaki SARS CoV’dan çok farklı olan bu virüs hızla yayılacak.
– Bu yeni bir tür virüs olacak ve SARS CoronaVirüs, H5N1-Influenza’dan daha ağır sonuçlar doğuracak.
Senaryoda, Çin’den gelen Çinliler veya Çin’e giden 6 ile 10 Almanın bu hastalığı yayabileceği ve herkesin hastalığı 10 kişiye kadar bulaştıracağı belirtiliyor.
– Burada, yeni bir salgına neden olacak virüsten bahsediyoruz.
– Her ne kadar Modi-SARS desek de, bu yeni virüs yeni bulgularla ortaya çıkacak.
– Bu yeni virüs, SARS CoV’un farklı bir mutasyonu.
– SARS CoV’dan farklı olarak insanlara çok daha hızlı yayılacak.
– Adını henüz koyamadığımız bu virüs, çok yüksek oranda ölümlere yol açacak.
– Kontrolü, AIDS’e neden olan HIV’den daha zor olacak.
– Belirtileri açısından Modi-SARS ile SARS CoV birbirine çok benzeyecek.
– Bir insandan diğerine bulaşması 5 gün olacak.
– Virüs kapan kişide de semptomları 2 ile 14 gün arasında ortaya çıkacak.
Virüs kişiden kişiye, damlacıklar, partiküller ya da dokunma ile geçebilecek.
– O geldiğinde, o an için bir ilaç henüz bulunmamış olacak.
– Bir aşı ancak ilk virüsten 3 yıl sonra geliştirilebilecek.
– İnsanların kendilerini koruması için hijyen kurallarına dikkat etmesi, gerekli yerlerde eldiven kullanması, koruma gözlüğü ve maske takması gerekiyor.
– Hastalık özellikle, aile içindeki temaslar, virüsü taşıyan kişilerin çevresinde bulunmak, toplu taşıma araçlarını kullanıyor olma, iş yerleri ve izin zamanlarında insanlardan insanlara bulaşacak.
– Salgın tüm dünyaya yayılacak.
– Almanya’ya gelmesi ise fuarlar ve üniversiteleri ziyaret eden yabancı öğrencilerle olacak.
– Bu salgına neden olan virüs, Güneydoğu Asya’dan, vahşi hayvan satılan pazarlardan yayılacak ve insanlara geçecek.
– Hayvanlar bu virüse karşı bağışık olacak çünkü, zaten kendi bağışıklık sistemleri bunu tanıyor.
– Evde beslenen kedi ve köpekler bundan etkilenmeyecek veya yayılmasında etkili olmayacak.
– Ancak insanlar arasında çok hızlı şekilde yayılacak.
“Yeni virüs, üç dalga halinde vuracak” denilen raporda şunlar yer aldı:
– En tehlikelisi ilk dalga olacak.
– Daha sonra bunu ikinci ve üçüncü dalgalar takip edecek.
– Böylece üç yıla yayılacak bir pandemi gerçekleşecek.
– Virüs bu sürede iki kez mutasyona uğrayacak.
– Bir kere bu hastalığı kapan, aynı virüsten 360 gün daha etkilenmeyecek.
– Ancak mutasyona uğramış halinden ve başka bir benzer virüsten olumsuz etkilenebilecek.
– Virüse karşı karantina önlemleri, okulların kapatılması, kalabalık yerlerde bulunma yasağı, yakın temas yasağı gerekli olacak.
……. Yaşlı insanlarda ölüm oranı, yüzde 50’yi bulabilir.
– Üç dalga, 7.5 milyona yakın Almanın hayatına mal olabilir.
– Bunun için tüm hastanelerde ve her yerde önlemler alınmalı, kişiler kendilerine daha etkin koruyucu önlemler almalıdır.
(https://odatv4.com/almanlarin-raporuna-gore-salgin-ne-kadar-surecek-25032036.html)

………………………………….
Kehaneti bir kenar koyduğumda bu rapor gerçekse insanın diyecek bir şeyi kalmıyor. Ben yine de şu gerçeğin altını çizerek diyorum ki; bu biyolojik bir virüs değil… Ama daha önceden görülmüş ve değişimi beklenen ya da bir virüsün mutasyon sürelerini doğru okuyan bir bilim dalının beklediği bir sürece benziyor. Yoksa bir rapor bu kadar gerçekçi yazılamaz!!!???…
Eğer biyolojik ise bunun panzehiri olmalıydı. Oysa dünya da halen araştırılıyor ve binlerce insan göz göre göre hayatını kaybediyor..
Bu kadar tehlikeli olan bir virüs yıllar önce rapora yansıyor, kehanet kitaplarına giriyor ve biz insan olarak çaresiz kalıyorsak nasıl bir sonuca gittiğimizi yazanlarda mutlaka olacaktır…
İşte yıllarca bilimsel metotları arka plana iterek, gerçekleri okumak, sorgulamak, anlamak yerine ortaya çıkan gelişmelerden sonra senaryo yazanlara bu rapor belki bilimin ve incelemenin neleri önleyebileceğni gösterebilir.
Çünkü; o raporda bu salgına karşı Almanya’nın alması gerektiği önlemlerde yazıldığı iddia ediliyor..
Haberde
“Merkel hükümetinin, 8 yıl öncesinden hazırlanan bu raporlar doğrultusunda önlemlerini aldığı belirtilerek hastaneler buna göre güçlendirildiği aktarılıyor.
Sağlık sisteminin PANDEMİye hazırlandığı ifade edilirken Almanya’nın şu an için coronanın hızını kesmesinde, Meclis’e sunulan bu “Bilimsel öngörü ve senaryo çiziminin” etkisinin büyük olduğu iddia ediliyor.
Bizim gerçeğimiz ise sadece PANDEMİ(bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalık) halini alan COVİD 19 mücadelesi sonrası dünyayı bekleyen ekonomik krizlerin yanı sıra ülkemizi de çok ciddi ekonomik bir krizle tanıştıracak olmasıdır.
Açıklanan ekonomik paket Anadolu esnafının beklediği can simidi değildir. Bir çok insanın işsiz kalacağı, hazırlanan kredi paketlerinin sicili temiz diyerek işi düzgün olana verilirken ekonomik sarsıntı yaşayan bir çok esnafın yararlanamayacağı da aşikardır. Kapalı kaldığı sürece geçen borç yükü, ileri tarihe ertelenen faizli borçlar, üstelik beklemeyen acil ödemeler, yaşaması için gerekli para kaynağı bir çok sektörde ciddi sorunlar yaratacaktır. Açıklanan paket eve kapanan esnafı, işsiz kalan vatandaşı ödeme zorluğuna düşmüş üreticiye çare mi? zaman gösterecek!!!.
Tek gerçek hayat devam ediyor, iktidar teselli veriyor ama söylenenlerle uygulananlar hiç bağdaşmıyor. Çünkü gerçek hayat belge istiyor, hükümet ise hala hayal satıyor..

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest