MİLLİYET DE BİZİM, MANEVİYATTA

Acı hatıralar ve olayları içinde barındıran 2020 yılı biz Türk Milletine adeta bir güzellik yapıp aynı güne hem dini hem de milli bir anlam yükledi. Evet, 19 Mayıs Salı gününden bahsediyorum. “Mübarek” Kadir gecemizi ve “kutlu” 19 Mayıs bayramımızı birlikte kutladık. İmanımızı Kadir gecemizle, Türklük bilincimizi de 19 Mayıs hatırlamasıyla tazelemiş olduk.
Biz Müslüman Türk milletiyiz. Bizi biz yapan, bizi ayakta tutan iki ana değerimiz Müslümanlık ve Türklüktür. Kadir gecesinin kıymetini bilecek kadar Müslüman, 19 Mayıs’ın anlamını bilecek kadar da Türk’üz. Hz. Muhammed Mustafa da bizimdir, Mustafa Kemal Paşa da.
İçimizde ne yazık ki her ikisinden de rahatsız olanlarda var. İç ya da dış kaynaklı mihraklar bu millet İslam’la müşerref olduğundan bu yana aynı amaç uğruna çalışıyorlar: Türk’ün Müslümanlık ve Türklük kimliğini, millî ve manevî değerlerini yok etmek…
Tarih boyunca İslam’ın sancaktarlığını ve koruyuculuğunu yapmış aziz milletimiz Büyük Önder Mustafa Kemal önderliğinde 19 Mayıs da başlattığı mücadele vatan savunması olduğu kadar Müslüman Türklerin Kadir gecesini ve bütün İslam dininin her türlü gereğini özgürce yaşama zeminini hazırlamak içindi de…
30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi sonrasında aziz vatanımız İtilaf Devletleri adı verilen emperyalist Haçlılar tarafından parçalanıp paylaşılmak üzere işgal ve istila edilmeye başlanması özellikle İzmir’in Yunanlılarca işgali Anadolu Türklüğünün sabrını taşırdı.
Ta 1071’den beri ilmek ilmek işlenen zarif Türk- İslam medeniyetinin yuvası, Müslüman Türk’ün kaderi bildiği aziz vatan gâvurun çizmeleri altında idi. Türk, vatanının kurtuluşunun, istiklalinin, hürriyetinin, devletinin, bayrağının, dilinin, dininin, kültürünün, değerlerinin, bütün maddi ve manevi kutsallarının devam ve bekası adına Haçlı sürülerini sürüp çıkarma azim ve iradesini ortaya koydu. Bu iradenin simgeleşmiş lideri “benim en önemli özelliğim Türk olarak doğmamdır” diyen “bozkurt” Mustafa Kemal’dir.
Bizim kültürümüzde kut, bir Tanrı vergisidir, o bakımdan kutsaldır. Kut, Türk milletini içine düştüğü darlıktan düze çıkarma, sıkıştığında kurtarma, esir edildiğinde özgürlüğüne kavuşturma, dağıldığında toparlama, ümitsizliğe düştüğünde ümit aşılama, köleleştiğinde istiklaline kavuşturma iradesi, azmi, kabiliyeti ve kuvveti demektir. Bu yetenek ve kuvvet de Tanrı tarafından Türk’e bey olacak kişiye verilir. Tarihimizde özgürlüğün ve yeniden dirilişlerin sembolü bozkurttur. İşte bu yüzden Bozkurttur Mustafa Kemal…
Kısaca 19 Mayıs hem kutlu hem de kurtludur…
Mustafa Kemal Samsun’a çıkarken “biz ideal ve iman götürüyoruz” demişti. Tam bağımsız ve hür bir millet ve devlet halinde yaşama idealinin yanında Atatürk Türk’e ayrıca Allah’ına, kendine ve milletine iman etme ruh ve şuurunu kazandırmak için bir kutlu sefere çıkmıştı.
Türk’ün vatanı işgal edilmiş olabilir, devleti elinden alınmış olabilir, esir edilebilir, dövülebilir, bunlar önemli değildir. Türk’ün ideali ve imanı oldukça bütün bu aşağılamalardan bir kurtuluş umudu ve yolu bulabilir. Eğer ideal ve imanı kalmamışsa, Türklük ruhu çekilmişse o insanlarda hiçbir umut kalmamış demektir. Yani Türk’e vatanını kurtarma yolunda önce ideal ve iman aşılamak lazımdır. Bozkurt Mustafa Kemal önce buna kendi inanmış sonra Samsun’a çıkmıştır.
Bugünlerde de Türk milletinin moralini, maneviyatını, idealini ve imanını yok etme çalışmaları, kutsallarına saldırma faaliyetleri devam etmektedir. O halde bugün 19 Mayısı anıyor olmak demek, Millî Mücadele ideal ve imanını yeniden kazanmak demektir. Bugün Türk milletinin Türklüğüne, milliyetine, tarihine, atalarına, değerlerine saldırılarak Türk’ün ideal ve imanı yok ediliyor.
Ancak bilsinler ki bizler Kadir gecelerinde de 19 Mayıslarda da hem milli hem de manevi değerlerimizle yeniden doğar, gelecek günlere karşı umutlarımızı tazeleriz. Vatansız, bayraksız ve ezansız kalmaktansa yok olmayı yeğleriz. O yüzden “ya istiklal, ya ölüm” her daim parolamızdır.

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest