YENİDEN BAŞLAMAK GEREK BAZEN…

MERHABA …

Selamun Aleyküm Kıymetli Hemşerilerim…
Kısaca sizlere kendimi tanıtmak istiyorum.
Ben, Nuh Mustafa Er. 1995 yılında Sinop’un Durağan İlçesi’nin Kirencik köyünde doğdum.İlk ve orta öğrenimimi Durağan’ da bitirdim.2013 yılında Samsun Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldum.Mezun olduğum sene üniversite sınavını kazanarak, Kastamonu Üniversitesi İhaiyat Fakültesinde eğitimime başladım ve 2017 yılında lisans eğitimimi tamamlayarak Kastamonu Üniversitesinden mezun oldum.
2017-2019 yıllarında İstanbul’da vekil öğretmenlik yaptım.
2019 senesinin Mayıs ayında Diyanet İşleri Başkanlığı’na İmam Hatip olarak görevime başlamış bulunuyorum.Aynı sene Kastamonu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstütüsü’nde halen Yüksek Lisans öğrencisi olarak eğitim hayatıma devam ediyorum.İnşallah bundan sonraki süreçte sizlere bilgimizin yettiği kadarıyla,Devletimize ve memleketimize hayırlı bir vatandaş olmak maksadıyla yazılar yazmak istiyorum.
Bütün hemşehrilerime saygılar, hürmetler…

YENİDEN BAŞLAMAK GEREK BAZEN…

“Sanki bugün son günmüş gibi/ Dolu dolu yaşamak istiyorum ben.
Her ne çıkarsa yoluma/ Selam verip yürümek istiyorum ben.
Sil baştan başlamak gerek bazen/Hayatı sıfırlamak. Sil baştan sevmek gerek bazen/Her şeyi unutmak…” diyor, Şebnem Ferah bir şarkısındaki mısralarında…
Koronavirüsle birlikte hepimiz evlere tıkılıp kaldık.Hayatımızda bıkkınlık verecek dereceye gelen işimizi,trafiği,kalabalıkları,bitmek bilmeyen şehirlerin gürültüsünü bile özler olduk…
Aslında hayata tutunmamızı sağlayan,bizi biz yapan şeylerin hayatımızda ne derece önem arz ettiğini hep beraber görmüş olduk…
Pazarlarda ; “ taze domates,salatalık,biber… Gel vatandaş gel” diye bağıran Pazarcının,kulaklarımızı rahatsız eden sesinin, hayatımızdaki en güzel melodi olduğunu işitmiş olduk…
Otobüslerde,minibüslerde yer kapmak için kavga eden insanların hayatımızdaki tatlı bir anı olduğunu hatırlar olduk…
Sıradan gelen hayattaki koşuşturmalar bizim için mücevher değerinde bir nimetmiş… İşte şimdi kendimizi süzgeçten geçirmenin tam zamanı. İnanıyoruz ki bugünler elbet geçecek ve biz özlediğimiz o hayatımıza tekrar döneceğiz.
Allah Taala; Kur’an-ı Kerim’de, Al-i İmran Suresi’nin 139. ayetinde “Gevşeklik göstermeyin,üzülmeyin.Eğer gerçekten iman etmiş kimseler iseniz,üstün olan sizlersiniz.” buyuruyor.
Biz, Rabbimizin bu mesajına kulak vererek umudumuzu asla yitirmeyeğiz.

Küçücük bir virüs bize çok büyük dersler verdi… O halde normal yaşantıya dönünce uzun zamandır görüşmediğimiz; ana,baba,akraba,dost,arkadaş hepsine gidip sarılalım. Uzun süredir dargın olduğumuz kişilerlere,gurur yapmadan barışalım.
Hastalarımızı,yaşlılarımızı ziyaret edip,hayır dualarını alalım.

Kabristanlıklara giderek geçmişlerimizi; Yasinlerle,Fatihalarla,İhlaslarla yad edelim.

Ve en önemlisi; dünyada kalıcı olmadığımızı, dünyadan sadece geçtiğimizin bilinciyle ibadet hayatımıza da özen gösterelim,kötü alışkanlıklarımıza son verelim…
Artık yeniden başlamanın tam zamanı değil mi?

Bu vesileyle salgın hastalık sebebiyle vefat eden ve ahirete göç eden bütün geçmişlerimize Allah’tan rahmet,bizlerden dua bekleyen bütün hastalarımıza ise Rabbimizden Şafii ismi şerifi hürmetine acil şifalar diliyorum…
Sözlerime,Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i n Buhari ve Tirmizi’de geçen şu hadis-i şerifi ile son vermek istiyorum: “Beş şey gelmeden gelmeden önce beş şeyi ganimet bil: İhtiyarlığından önce gençliğini,hastalanmadan önce sıhhatini,fakirliğinden önce zenginliğini,meşgul zamanlarından önce boş vakitlerini ve ölümünden önce hayatını!” 

 

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest