ZENCİ MUSA – 2

Geçen hafta bu köşede sizlerle bir Osmanlı aşığı Zenci Musa ile tanıştırmıştım…
Sudanlı bu kahramanın hikayesine bu hafta da devam edelim…
Trablusgarb, Balkan ve 1. Dünya savaşlarında sayısız fedakarlık ve kahramanlık gösteren Zenci Musa Arap yarımadasında baba bellediği Kuşcubaşı Eşref Bey’i kaybetmesine rağmen Osmanlı topraklarının işgale uğradığı yıllarda Anadolu’da başlayan mücadeleye destek vermek için İstanbul’a döner.
İstanbul’a geldiğinde yanında getirdiği bavulu dışında hiçbir şeyi olmayan Zenci Musa, devlet erkânının emekli maaşı bağlanması hususunda teklifini “Ben bu yoksul, garip milletten emekli maaşı alamam” diyerek reddeder. Daha sonra Karaköy Gümrüğünde kâhyalık teklif edilir. “Ben kâhyalık yapmam. Onu yaşlı bir Müslüman yapsın. Ben hamallık yapsam da olur.” der. Karaköy Gümrüğünde hem hamallık yapar, hem de geceleri Anadolu’ya silah kaçırılmasına yardım eder.
Mondros Antlaşması sonrası ihtilaf kuvvetleri İstanbul’u işgal etmişti. Karaköy Gümrüğü’nde bulunan İngiliz işgal komutanı General Harrington, kocaman bir çuvalı tek eliyle kaldırırken gördüğü iri cüsseli, görkemli hamalı yanındakilere sorar. Aldığı cevap ise şu şekildedir: “O, Arabistan’da İngilizleri atlatarak Yemen’e 300 bin Osmanlı altınını ulaştıran Zenci Musa’dır.”
Komutan, Zenci Musa’nın yanına giderek kendi mahiyetine girmesini teklif eder. Zenci Musa, bu teklifi bir Müslüman şuuruyla cevaplar: “Her teklif herkese yapılmaz. Bu sözleriniz beni ancak rencide eder. Benim bir devletim var; Osmanlı Devleti. Bir de bayrağım var; Ay yıldızlı bayrak. Kumandanım ise Kuşçubaşı Eşref Bey’dir. Bu iş daha bitmedi. Sizinle mücadelemiz devam edecek.”
Gündüz hamallık yapan geceleri ise Anadolu’ya silah kaçırılmasına yardım eden Zenci Musa bir süre sonra vereme yakalanır. Artık istirahate çekilmesi gerektiğini anlar ve Üsküdar’da bulunan Özbekler Tekkesi’ne yerleşir. Ve bir süre sonra burada 1919’da Hakk’ın rahmetine kavuşur. Sürekli yanında taşıdığı bavulundan Kur’an-ı Kerim, Osmanlı haritası, komutanı Kuşçubaşı Eşref’in fotoğrafı ve bir de kefen bezi çıkmıştır. Zenci Musa, Üsküdar’da bulunan Özbekler Tekkesi’ne defnedilir.
Bu kahramanın öyküsü, severek okuyacağınız bir romana da konu olmuştur. Romanda Zenci Musa’yı bazen komutanı Kuşçubaşı Eşref ile gizli bir görev için Arap çöllerinde 300 bin altını Yemen’e ulaştırmaya çalışırken bazen Karaköy limanında hamallık yaparken bazen de Milli Mücadele için İstanbul’dan Anadolu’ya silah kaçırırken bulacaksınız.
“Zenci Musa Kuşçubaşı Eşref’in Sağ Kolu” adlı İsmail Bilgin’e ait tarihi romanı okursanız benim iki haftadır yazdıklarımdan çok daha fazlasını soluksuz okuyacağınıza eminim.
Hayatı savaşlar ve mücadele ile geçen ve sonunda verem yüzünden hayatını kaybeden bu kahramanın öyküsünü okurken şunları da düşünmek lazım: “Türklük sadece bir ırka mensup olmak değildir. Türklük, haçlı zihniyetine karşı hilale sımsıkı sarılmak, onun uğrunda fedakârca mücadele etmek ve onu yüceltmektir.”
Haç ile Hilal’in savaşında kazanan olmak istiyorsak Zenci Musa gibi inanç ve ilkelerimizden taviz vermeden görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeliyiz. Unutmayalım ki, vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır…

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest