ÖKSÜZ’E(!) ADİL OLUN, ADİL ÖKSÜZ’Ü İSE BULUN!

İradene sahip çıkmak cumhuriyetin bizzatihi kendisidir.
Bundan 4 yıl önce Türkiye de ortaya konulan hain bir darbe girişimi bu gün hala sorgulanıyor ve hala izleri ile hatırlanıyorsa milletimizin bu noktadaki duyarlılığı takdire şayandır…
Şu acı gerçekse hala cevap arayan kafaları kemiren bir soru toplumun vicdanlarında yer almaktadır.
‘Allah affetsin kandırıldım’ diyerek topu milletin üzerine atanlar, siyasi ayakta hala iz bulamayanlar, Adil Öksüz’ün gidişini izleyenler, gittiği yeri bilmeyenler, bilipte getirmeyenler toplumun sürekli sorguladığı ve cevap aradığı sorular olarak 4 yıldır kamuoyunun gündemindedir.
Oysa 4 yıl önce bu millet kendi iradesine sahip çıkarken demokrasisine, cumhuriyetine ve çok sesliliğe sahip çıkıyordu. Topyekün bir millet meydanlara inerken cumhuriyetin getirdiği seçme ve seçilme hakkına kast edenlere karşı ‘İRADE BENİM, İRADEME DOKUNMA, DOKUNAN ELLERİ KIRARIM’ diyerek darbecileri gecenin karanlığına hapsediyordu..
Gece karanlıktı..
Ellerinde sadece inandıkları, savundukları demokrasi ve cumhuriyet meşalesi vardı…
O meşale yürekleri ısıtıyor geceyi aydınlatıyor aydınlığa giden yolda umut oluyordu…
Bu ülkede her dönem birileri devleti yönetmek, yönlendirmek için siyasi hırslarla devletin kurumlarına çullanmaya devam ediyor.
Dün FETÖ bu gün başka cemaat ve yapılanmalar sanmasın ki; biz yönetiriz, karda izimizi belli etmeyiz. Oysa siyaset yönetir, cumhuriyet besler, demokrasi taçlandırır. Bunlardan biri zarar gördüğünde adalet kaybolur, otorite zayıflar baskı ortaya çıkar her şey yolunda gidiyormuş gibi görülürken millet yine çıkar iradesine sahip çıkar..
Bu millet özlemlerini dile getirirken aslında kendisine verilen seçme hakkının 15 Temmuz’da meydanlara indiren cumhuriyet olduğunun farkındadır ve cumhuriyetine, demokrasisine sahip çıkmaya da kararlı olduğunu göstermiştir.
15 Temmuz sadece darbecilere değil kendi iradesine ipotek koymak isteyen tüm güçlere, cemaatlere ve devlet adına kendini yetkili sanan tüm gizli odaklara karşı başkaldırıdır. Milletin ben burdayım ve ben milletim dediği 15 Temmuz dün olduğu gibi gelecekte de konuşulmaya yazılan destansı hikayenin nesilden nesile aktarılacaktır.
Asıl olan bu yapılanmanın önünü açan siyasi ayak, her bireyin kendi ihtiyaçları doğrultusunda okumak barınmak ve iş güç sahibi olmak için ağlara düşürüldüğü ortamda devletin yol gösterici birleştirici, affedici kapsayıcı olması esas olandır.
Bu gün bankanın önünden geçenin, memur olup para çekenin, kredi alıp kullananın, yurtlarında barınanın, askeri okulda okuyup milletine silah doğrultmayan, uçak uçurmayan erinden komutanına kadar her bireye devletin baba şefkatini göstermesi ana gibi sarması suç ile suçluyu ayırt ederek dha şeffaf bir politika oluşturmasıdır.
Yapılan her operasyon ve siyasete uzanmayan yargı her süreçte daha fazla dikkat çekmekte toplum tarafından sorgulanmalar artmaktadır. Her noktada FETÖ’cü bulanlar siyasette FETÖ’cü bulamıyor, Öksüz’e adil olmayan yapı mazluma zulum oluyorsa işinden gücünden ediyorsa ‘ADİL’ gezerken, öksüz ‘DİŞLİ’ de eziliyorsa tutan kol sorgulanır gören göz yargılar…
İşte bu nedenle 4 yıl önce demokrasi ve cumhuriyet için millet adına meydanlara inen bu millet destansı bir zafere birilerinin korunması, komşusunun tutuklanıp hapse atılması, siyasete dizayn vermek korku salmak için meydanlara inmedi.
İktidarın elindeki en büyük koza dönüşen, korkutan sindiren ve iktidarında hoyratça kullanmaya başladığı FETÖ suçlaması artık güven zedelemeye başlamıştır. Her eleştiren, siyaset yapan her kurumdan her bireyden her kesime suçlamaların bu yönde yapılmaya başlanması milletin meydanlarda kazandığı kazanımları sorgulatır hale gelmeye başlamıştır.
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 4 yıl geçti. Hala cevaplanmayan sorular , bitmeyen operasyonlar, muhalefetin üzerinde demoklesin kılıcı gibi duran suçlamalara rağmen millet; iradesine kalkan elleri, yürüyen tanklara, uçan demirlere karşı gögsünü siper etmiş ve dünya tarihinde önemli bir yer edinmiştir.
Bu şu değildir, cumhuriyetle hesabı olanların, Mustafa Kemal’le derdi olanların hukuku malzeme, demokrasiyi araç görüp milletin iradesine dolaylı yoldan el koyarak; eleştirilmeyen, hicvedilmeyen bir topluma dönüştürme hevesi oluşursa inanın bu millet bu kezde iradesine değil haklarına sahip çıkmak için meydanlara iner…
15 Temmuz bir milletin demirle sınavı, cumhuriyetin nimeti seçme hakkını gasp edenleri meydanda gömdüğü gündür. Günümüz aydın, birliğimiz, dirliğimiz, hukukumuz, cumhuriyetimiz daim olsun…
Gelin ; ÖKSÜZ’E(!) ADİL OLUN, ADİL ÖKSÜZ’Ü İSE BULUN!

             MUSTAFA EKER

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest