ÇAL KAPIYI AL PARAYI ÜSTAD!!!…

Cumhurbaşkanlığının son kaymakamlar kararnamesi ile yine yalnızlığımızı, kadersizliğimizi, dillere düşmüşlüğümüzü bir kez daha gördük..
Bir zamanlar en büyük ilçelerinden biri olan ve ekonomik potansiyeli ile komşu ilçelerin dikkatini çeken Durağan, Saraydüzü ilçesinin bile gerisine düşmüşte haberimiz bile olmamış….!!!!???
Bu ilçede hüküm sürmek, bizim dediğimiz olsun diyerek geleni göndermek, var olanı engellemek maalesef siyasetimizin en büyük hastalığı olmuşta tedavi için parmaklarını oynatanlar, kollarını kaptırınca hastalık kronik ve tedavi edilemez hale dönüşmüş….!!!???

Bu kararname ile Sinop’ta bir çok ilçenin kaymakamı değişirken yerine de yenileri atanıyordu..
2D’li Durağan ve Dikmen ilçeleri ise kaymakamları alınırken gidenlerin yerine gelen olmaması ile dikkat çekiyordu.
Oysa Durağan fon yapısı, hizmet bekleyen köy kapısı ve de sorunları ile dikkat çeken bir ilçe olmasına karşılık devlette Durağan’ı tüm kurumları gibi kaymakamlığı da geçmiş yıllarda olduğu gibi yine vekalete terk etmiş durumda..
7000 nüfusa kaymakam gelmiyorda 1000 nüfusa kaymakam gidiyorsa otur da bir düşün Durağanlı..
Senin seçtiğin vekil Nazım Maviş Durağanlı.. !!!..
İçişleri bakan yardımcısı Sinoplu hatta Boyabatlı..
Bildiğim kadarıyla Durağan’dan bir çok sınıf arkadaşı, okul arkadaşı var..
Üstelik bizim cumhurbaşkanı ve AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bir teşekkür beraatımız da var(!)
Neden?
Türkiye de en çok oy veren 5 ilçeden biriyiz vesselam!!!…

İyi de bu kadar referansı bol, malzemesi çeşitli oyu da kaliteli bir ilçe neden bir Saraydüzü etmiyor da vekaletle yönetiliyor?
Hiç sorma gereği duymuyor musun? Durağanlı…

Bu ilçe geçmiş yıllarda;
İlçe Milli Eğitim vekalet,
Tapu uzun süre vekalet,
Tarım vekalet
Orman vekaletle yönetilirken gazetelerde vekil ilçe diye manşet atılırken yöneten siyasiler adeta ‘ALİ KIRAN BAŞ KESENDİ’..

Biz ilçe olarak devleti değil siyasetçiyi önde görmek işimiz halletsin de nasıl hallederse halletsin diyerek bu ilçeyi bu hale getirdik.. Komşu ilçelerde neler oluyor hiç merak etmedik..
Dünyayı yeniden keşfe çıkarken geçmişteki hatalarımızdan ders almayı öğrenemedik..
Hep şikayet ettik, hep başkasını suçladık..
O nedenle Farabi’nin ;
“Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlışta bilinir. Ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz”…
Sözü oldukça önemlidir.
Çünkü biz ilçe olarak kendi yanlışlarımızı doğru kabul ettikçe siyasetçiyi devlet zannettikçe daha çok işler başımıza gelecektir.

İlçe olarak kendi çocuklarınızı okutuyor bir makama gelmesini sağlıyorsunuz.
Düşünün emir vermesi, kontrol etmesi, yönetmesi gereken çocuğunuz emir alma durumuna gelmiş, şahıslara hizmet eder duruma gelirse sizin onu okutmanız beyhude, devletinde ona görev vermesi anlamsızdır…
Bu ilçenin yıllardır yaşadığı karmaşanın özünde yanlışlar üzerine inşaa ettiği siyasetçi anlayışıdır.
Başkan seçer, belediye meclisini görmez… Tek yetkinin başkanda olduğunu sanır ama diğer seçtiklerinden hesap sormayı ‘ne yaptınız? neye imza attınız? Hakkımızı savundunuz mu? demeyi aklından bile geçirmez..
İl genel meclisi seçer.. Seçilenin ne görev yaptığını neyi kontrol ettiğini öğrenmek işine gelmez..
Biz iktidarı ilçeye, vekili Ankara’ya gönderdik amma vekaleti Durağan’ın sırtından alacak adam bulamadık vesselam…
O nedenle siz deyin 3 ay ben diyeyim 1 yıl git gel kaymakam, gel git siyaset… Hizmet mi? Çal kapıyı al parayı üstad!!!…

 

MUSTAFA EKER

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest