Dünya negatif okuyor bizde herkes pozitif bakıyor!

Değerli dostlar; dünyayı ve ülkemizi saran COVİD 19 can almaya, ekonomileri yerle bir etmeye güçlü ile güçsüz arasında, zengin ile fakir arasında, kudretli ile kudretsiz, yönetenle yönetilen arasında hiç bir ayrım gözetmeden çalmadık kapı, uğramadık sokak sıkılmadık el bırakmadan tüm dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

İşte böylesine çetrefillli ve gizemli bir hastalığın dünyayı sürüklediği kaosta dünyanın bir kısmı toplumsal bağışıklığa doğru toplumları iterken bir kısmı da süreci kontrol etmek için yoğun bir çaba sarf ediyor.
Bendenizde maalesef ABD başkanı Donal Trump’tan İngiltere başbakanı Boris Johnson’a, Bülent Arıç’tan Binali Yıldırım’a, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztıraka, bir çok belediye başkanı, siyasi parti il ve ilçe başkanı, milletvekiline kadar çok seçkin ve sürekli doktor kontrolünde yaşayan bir çok ünlüye kadar bulaşan COVİD 19’la tanışanlardan biri de ben oldum. Öncelikle bu süreçte PCR testimin pozitif çıkmasından sonra şahsıma telefonla ulaşan, mesaj atan, sosyal medyada iyi dileklerini paylaşan tüm dostlarıma, siyasi parti temsilcilerine, sivil toplum örgütü temsilcilerine, bürokatlarımıza göstermiş oldukları duyarlılığa ve dostluğa çok teşekkür ediyorum.

Kıymetli dostlar; Peygamberimiz, Hz Muhammed (s.a.v)“İnsanların kıymetini bilemediği iki nimet vardır: Sıhhat ve boş zaman.” ( Buhari, Rikak, 1; Tirmizi, Zühd, 1.)
Başka bir hadis-i şerifte de: “Şu beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin: Ölüm gelmeden önce hayatın, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin, hastalık gelmeden önce sağlığın, yaşlılık gelmeden önce gençliğin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin.” (Acluni, Keşfu’l-Hafa, I:166.)

Hadisi şerifi bütünü ile ele aldım ki; farklı bir yoruma gerek kalmaması içindir. Bu gün kadercilik anlayışımıza terk edebileceğimiz, tedbirsiz sokağa çıkıp sağlığımızdan vazgeçebileceğimiz bir dönemde değiliz!!!… Özellikle COVİD 19’un grup, insan ve siyaset seçtiği(!) bir dönemde kendiniz bağışıklık kazanarak atlatsanız bile sevdiklerinizi kaybetme, onların yaşamdam kopmalarına sebep olabilirsiniz! Bu vicdan azabı da sizde beklenmedik başka hastalıklara sebep olabilir. İşte o nedenle özellikle maske kullanımı, sosyal mesafeye takılmadan ama fiziki mesafeyi koruyarak bu süreci atlatmak zorunda olduğumuz gerçeğini kavramamızdır. Her COVİD ölüm değildir! Ama bir başkasının ölümüne açılan kapı olabilir…

Maalesef ülkemizde son dönemlerde rakamlar üzerinde yaşanan tartışmalar bizi bilimsel kriterlerinde dışına itmiştir.Bu durum iktidar ve muhalefet arasında yaşanan tartışma kadar tabanda da içgüdüsel savunmalara, partisel bakışlara sebep olmakta söylenenle söyleyen arasında sıkışmış, savunma içgüdüsü ile hareket eden akıl ve bilimsellikten uzak tartışmalara sebep olduğu görülmektedir. Televizyon kanalları kendi pencerelerinden olayları seyircilerine aktarırken yaşanmamış, yaşanmayan basite alınmış vaka sayılarının çok az olduğu görüntüsü ile iktidar cephesini, ‘yıkılıyoruz, herkes COVİD oldu, insanlar ölüyor!’ izlenimi ile muhalefet derken olan size oluyor, olan bize oluyor!

Etrafınıza bir bakın hastanede yatanların hasta sayıldığı, pozitif vakaların ise evde kontrol altına alındığı ayakta atlatanların sayılmadığı mahallenizde caddenizde neredeyse girmedik evin kalmadığı COVİD 19 tablosu gerçeklerin değil sadece siyasi ve ekonomik hesapların yansıması olarak ortaya çıkması asıl korkulması gereken tablodur. Çünkü; devletler tablolarla yaşar gerçeklerle yüzleşir. Maalesef Türkiye’nin 922 ilçe 81 il’de toplam hasta sayısı Temmuz’dan bu tarafa 1500’lerde gösterilirken bunun mümkün olmayacağı bilinmeli idi. İl ve ilçelerde 2 hasta çıksa bu rakam zaten 2000’i geçecektir. Durum bu iken maalesef ‘ONDA ŞUNDA BUNDADIR’ benim gönlüm ondadır misali her noktaya yayılan COVİD 19 ile toplumsal bağışıklık kazanarak tanışmaya devam ediyoruz…

Umarım ve dilerim ki; insan sağlığı tabloların, ulusal çıkarların önündedir ve önlemini alamadığımız maceraların eşiğinde siyaset, şov uğruna hayatları kaybetmeyiz.. Çünkü okullar yüzyüze eğitime açılıyor. Çocuklar COVİD 19’dan etkilenme oranı düşükte olsa bir başkasına bulaştırma oranı en yüksek grup olduğu konuşulmaktadır. İşte bu nedenle; siz siz olun tedbiri elden, maskeyi yüzden, fiziki teması 2 metreden aşağı düşürmeyin! Çünkü okullar açılıyor, taşıyıcılar aktif görevde olacak! Siz ise COVİD 19’un insafına, seçiciliğine ve de bağışıklık direncinizle hayatta kalma şansı yakalayacaksınız! Yakalandıktan sonra zaten COVİD efendi alacağını alıyor, size ise düşünmek ve çaresizce beklemek kalıyor. Şimdilik tedaviler geçmişteki klasik yöntemlerle, aşı ve bağışıklık üzerine yapılan çalışmalarda bilimsel çalışmaların akıbetini bekliyor. Şimdilik çareyi bulan yok, çare bulunur diye uman yok!, vaka çok!, hasta sen olma; evde, ayakta atlatıyorsan sayan yok!

Bir Cevap Yazın

Pin It on Pinterest