|
|
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
![]() |
||||||||||||||||
|
05 Kasim 2011, Perşembe 13:53
Bize kendinizi tanıtır mısınız? Sendikal harekete ne zaman girdiniz?
![]() g 1960 Kastamonu doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü mezunuyum. 1984 yılından bu yana çalışma hayatının içindeyim. 1989 yılında ilk sendikal hareketlenmeler başladığında kendimi sendikal hareketin içinde buldum. İlk kurulan sendika olan Eğitim Şeru’nun ilk üyesinden biriyim. Kesk’e bağlı kaç sendikanız var? Kesk’e bağlı 11 sendikamız var. g Eğitim-Sen ve Kesk’in yaptığı etkinliklerde genelde hep şiddet boyutu ortaya çıkıyor. Bunun nedenlerini açıklayabilir misiniz? Biz meşru ve hukuki mücadele veriyoruz. Biz hiç kimseye veya kuruluşa zarar verme gibi bir niyetimiz yok. Kesk’in yaptığı eylemler genellikle toplumun tüm kesimlerine açık eylemlerdir. Kesk yaptığı her eylemde kendini mağdur zanneden herkesi o eyleme davet eder. Bu arada farklı sesler çıkabilir. Bu seslerin tamamının Kesk’e bağlı olduğuna inanmıyorum. Sinop nerelerde yetkili sendikasınız? g Ayancık ve Gerze’de bizler Eğitim-Sen olarak yetkili sendikayız. Kesk’in Sinop’ta üye sayısı kaçtır? g 800 ila 900 arasındadır. Eğitim-Sen’inde 560 civarındadır. Ayrılıkçı sivil toplum kuruluşlarının bildirilerine imza atmakla ilgili suçlamalara maruz kaldınız? Bununla ilgili ne diyorsunuz? g Böyle bir olay yok. Bunun dışında Eğitim-Sen veya Kesk’in Türkiye’de toplumsal sorunlara bakışını merak ediyorsanız? Biz Türkiye’nin toplumsal barışını istiyoruz. Biliyoruz ki, emek ifadesi toplumsal barışın olduğu yerde biter. Eğer Türkiye’de toplumsal barış sağlanabildiyse emek mücadelesinin çok üst boyutlara çıkacağı anlamına gelir. Bizce toplumsal barış konusunda yeterince çaba gösterilmiyor. Ve biz bunun altında emek mücadelesinin teyit edilmesinin de etkilenmesininde bulunduğunu düşünüyoruz. Çünkü Türkiye huzurlu olsa emekçilerin sorunları ön plana çıkacaktır. Eğitim-Sen veya Kesk’i eleştirenler şuna bakmalıdırlar, Bir örgütün veya bir sendikanın yayın organlarına bakarsınız yayın organlarına bunu şöyle yazmışsınız dersiniz, itiraz edersiniz. Bu zamana kadar da böyle bir itiraz olmadı. Kesk’in yayın organlarında hiçbir şeye itiraz edilmiyor. Ama el altından söylentiler oluyor. Bu mücadelelerinizde elde ettiğiniz başarılar nelerdir? g KESK sınıf sendikacılığını kendine hedef alır. Bu mücadeleyi yaparken emek sermaye çelişkisinden emekten yana politikalar uygular. Bu politikalar çerçevesinde emekçilerin son dönemde çok büyük haksızlıklara uğradığını düşünür, ve bu yolda mücadelesini sürdürmeyi hedef alır. Bu doğrultuda KESK’in sokağa çıkması şarttır. Çünkü meşru mücadele sokakta verilir. Sokağa çıkmaz isek problemlerimizi kamuoyu ile paylaşmaz isek o zaman bu haklarından şikayetçi değiliz demektir. Yapılan eylemler sonrası haberler çıkıyor, haberlerin çıkmasıyla tartışma ortamı oluşuyor. Şayet biz ses çıkarmaz isek sayın bakanda ses çıkmadığını görüyor ve değişikliklere gidiyor. Ek ders ücretlerimizin bile elimizden alınması söz konusu. 8 Ekimde Ankara’daydık. Meşru haklarımızın kazanılması amacıyla büyük bir eylem gerçekleştirdik. Bu eylemde meşru haklarımızın kazanılması anlamındaydı. İnsanca yaşam, demokratik Türkiye konulu bir mitingdi. Daha önceleri KESK’in eylemlerini çok daha sık basında görüyorduk. Son dönemlerde eylem sayınız mı azaldı yoksa basının gerketiği kadar yer vermediğini mi düşünüyorsunuz? g Bu mitingleri düzenlediğimizde alanları dolduruyoruz. Ama basında büyük değişimler görüyoruz. El değiştirmeler var. Yaptıklarımız ön plana çıkmıyor. Bir çok medya kuruluşu siyasi iktidarın yanında olduğunu görüyoruz. Bunu da göz önünde bulundurduğumuzda eylemlerimiz ses getirmemiş gibi duruyor. Gerek yerel, gerek genel anlamda farklı etkinliklerde yapıyoruz. Basın açıklamaları, meşaleli eylemler gibi. En azından halkın dikkatini çekebilmek, kamuoyunun konuya duyarlılığını arttırabilmek için amaçlı bu tür eylemlerimiz var, basın bunları artık eskisi kadar yer vermiyor. Eğitim-Sen rotasyon hakkında ne düşünüyor? Atamalarda milli eğitimin yapılandırılmasında sendikalar siyasallaşmaya mı dönüştü? g Rotasyon olayı bir sızdırma haber olduğu görünüyor. Öğretmen rotasyonunun uygulanması o kadar kolay değil. Böyle bir rotasyonun uygulanmasına karşıyız. Bu konuda gerçekleşirse yada gerçekleşeceğine dair bir ibre olursa gerek hukuki gerek meşru her türlü mücadelemizi yükseltiriz. Müdür ve müdür yardımcısı rotasyonları ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Birde iktidarın kendisine yakın sendika bulundurduğu iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz? g Müdür ve müdür yardımcısı rotasyonu ile ilgili çok büyük şikayetler var. Bununla ilgili Eğitim-Sen hukuk bürosu dava açtı. Şu anda davanın sonucunu bekliyoruz. Siyasal iktidarların emek mücadelesini bölmesi çok tuhaftır. Siyasal iktidarlar karşılarında tek bir emek örgütü görmek istemezler. Bu emek örgütleri ile başa çıkmak zordur. Mümkün olduğunca emek örgütlerinin bölünmesi doğrultusunda hareket ederler. Bunun büyük parçasını da siyasetin yanına çekerler. Sendikalar 1.si Devletten, Siyasi iktidardan, Siyasi partilerden kesinlikle bağımsız olmak zorundadır. 2.si Sendikalar doğaları gereği muhalif örgütlerdir. Sendikalar emekçilerin haklarını savunduklarına göre siyasi iktidarla iç içe olmaları fiilen mümkün değildir. Siyasi iktidarın genel müdürlüğü gibi görev yapan bir kamu emekçileri sendikası hali var, bundan üzüntü duyuyoruz. Bu sendikaya üye olanlarla bir problemimiz yok ama bu sendikaların siyasi iktidardan nemalandığını düşünüyorum. Sinop’ta üyeleriniz üzerinde bir baskı oluştu mu? g Bizim eğitim emekçisine direk bir baskı uygulanması söz konusu değildir. Ama psikolojik baskı oluyor. Kadın çalışanlara uygulanan baskılar. İktidarın çıkardığı yasayı bir sendikanın hemen desteklemesi olayın boyutunu gösteriyor. Çok ciddi kadrolaşma var. Bunlara elbette tepki gösteriyoruz. Göstermeye de devam edeceğiz. Sonuç olarak siyasi iktidar kendi kadrolarını oluşturuyor. Eğitim çalıştayı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Siz davet edildiniz mi? g Çalıştaydan bir hafta önce milli eğitim müdürlüğü tarafından arandım. Milli eğitim müdürümüz bizleri davet etti. Ancak çalıştay günüden bir gün önceye kadar gündemle ilgili bir davetiye gelmedi. Eğer siz Sinop’ta eğitimin sorunları ile ilgili ciddi bir çalıştay yapacaksanız, böyle bir niyetiniz varsa; üniversite çalışanlarını oraya çağırırsınız. Sinop’ta eğitim fakültesi , Sinop Üniversitesi var. Eğitim fakültesi davet limidir? Yok. Peki öğrenci velileri davet limidir? Ya da öğrenci veli temsilcisi davetlimidir? O da yok… Peki sivil toplum kuruluşları davetli midir? Onlar da yok.. Peki biz davetli miyiz? Siz sadece açılışa davetlisiniz. Peki o zaman kim davetli çalıştaya? Tüm il Haberin Kaynağı " "
|
Bölgesel Haberler
![]() Üye Girişi
![]() ![]() Röportaj
![]() ![]() Yazarlar
![]() ![]() DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN OĞLUM! 18 Mayıs 2012 ![]() ![]() Yol Durumu
![]() Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.
Kaynak Yok |
|||||||||||||||