DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRIN!

Bugünkü çocuk ve gençler adeta gizli bir dokunulmazlık zırhı altında büyüyorlar. Bu öyle bir zırh ki evde anne babaya, okulda öğretmene, evelendiğinde eşine, çalıştığında patronuna/amirine karşı güya onu koruyor.
Ne yaparsa yapsınlar, “çocuktur, gençtir, ergendir” denilerek korunup kollanmaya çalışılıyor. Çocuk hakları, genç psikolojisi, çevre etkisi derken, gelinen noktada iş zıvanadan çıktı.
Çocuk ve gençlerin tutum ve davranışlarında gözle görülür bir bozulma yaşanıyor. Ahlaki ve sosyal değerler her geçen gün aşındırılıyor. Elbette teknolojik gelişmeler de bunları körükleyici etkisi göz ardı edilemez. Ancak yine de bireysel, sosyal ve ailevi problemler ‘ben geliyorum’ diyor.
Çocuk ve gençlerin yaptıkları tüm kepazeliklerine rağmen onların “la yüs’el” bir tutumla hayata hazırlanmaya çalışılmaları büyük bir yanlıştır. Hatta onların ve toplumun geleceği adına azaptır.
Bugünün küçüklerinin her yaptıklarını doğal karşılar, her edepsizliklerini ergenliklerine verir, her türlü saygısızlıklarını hoşgörürsek bu işin sonu nereye varır?
Yeri geldiğinde “bizim zamanımızda böyle miydi hocam…” diye söze başlayıp hayıflanmak problemin çözümü için yeterli olmasa gerek.
Şimdiki çocuk ve gençler edebi, ahlakı, nezaketi, saygıyı, sevgiyi, merhameti, sorumluluğu ve özgüveni kimden, ne zaman ve nasıl öğrenecekler? Ana kucağında ve okul ocağında öğrenilmeyen ve tatbik edilmeyen bu erdemleri internettin mi indirecekler? Yoksa survivor tarzı televizyon programlardan mı nasiplenecekler? Heyhat!
Kontrolsüz güç güç değildir. Tüm gücü ve yetkiyi kontrolsüz ve sınırsız bir şekilde çocuk ve gençlerin eline veren bir toplumun geleceğinden ümitvâr olmak kuru bir hayalden başka bir şey olamaz.
Sakın yanlış anlaşılmasın. Bunu çocuk ve gençlere güvensizliğimden söylemiyorum. Tam aksine onların bu ülkenin ve dünyanın tek umudu olduklarına tüm yüreğimle inanıyorum. Ama gereken bilgi, ahlak, sevgi gibi erdemlerle donanmış olurlarsa.
Aile ve toplum tarafından çocuklara ve gençlere gerilen bu koruma kalkanı –kaldırılmasa bile- en azından esnetilmelidir. Çocuk ve gençlerin yaptıkları ve yapmadıkları şeylerin sonucunu yaşamalarına izin verilmeli ve zemin hazırlanmalıdır. Aksi takdirde sirkten emekli olduğunda kısa zamanda hayatını kaybeden aslanlar gibi gelecekte hayatın sorunları ile mücadele etme imkân ve ihtimalleri ortadan kalkacak.
Çocuk ve gençlerin hür olması, istediklerini söylemesi ve yapması, iradelerini kullanması konusunda sonuna kadar evet. Ama hakkını ararken haddi aşmaya ve densizlik yapmaya hayır!

Başa dön tuşu