BİR TEKLİFİM VAR

BİR TEKLİFİM VAR

Son yıllarda kadın cinayetleri konusu gündemi oldukça meşgul ediyor. Görünen o ki böyle giderse meşgul etmeye de devam edecek.
Geçtiğimiz günlerde medyada, Ocak ayında 28 kadın öldürüldüğü şeklinde haberler yer aldı. Peki, ne yaptık? Üzülmenin ve hayıflanmanın dışında hiçbir şey.
Bu haberler yer aldı almasına da, çözüm noktasında ne/neler yapılacağı yönünde dişe dokunur bir öneri duyamadık. Zaman zaman cezaların en üst sınırdan verilmesi, şiddet uygulayanlara elektronik kelepçe takılması, eve şu kadar mesafe yaklaştırılmaması gibi tedbirler düşünüldü ve uygulandı ama sonuç nafile. Peki, neden?
İzin verin izah edelim.
Yukarıdaki tedbirler elbette önemlidir. ancak bu mesele palyatif/günübirlik tedbirlerle çözülemeyecek kadar derin ve ciddi bir meseledir. Üzülerek ifade etmeliyim ki bu tür tedbirler kadın cinayetleri meselesini çözmeye yetmeyecektir. Peki, O halde yapılacak olan şey nedir?
Her şeyden önce bu soruna bakış açımızı değiştirerek başka bir yönden bakmalıyız. Zira kadın cinayetlerinin tamamına yakını kadınların eşleri ya da partnerleri tarafından işlenmektedir. Yani burada kök sorun kişiler arası iletişim ile evliliğe ve boşanmaya bakış açısıyla ilgilidir. İşte benim teklifim de tam bu noktada ortaya çıkıyor.
Emin olunuz ki biz evlenmeyi ve boşanmayı bilmeyen bir toplumuz. O nedenle öncelikle evliliği, eş olmayı ve –eğer gerekirse – boşanmayı insanımıza öğretmemiz gerekiyor. Nasıl ki otomobil kullanacaklara ehliyet veriliyorsa evlenecek eş adaylarına da mutlaka “Evlilik Sertifikası” verilmeli. Bunun için mecburi eğitimler ve sertifika şartı getirilmeli. Mesela akşam ya da hafta sonları yapılacak bu kurs ve eğitimlerde kişiler arası iletişim, kadın-erkek hakkı, aile ekonomisi, ahlaki değerler, adab-ı muaşeret, çocuk eğitimi gibi konularda eş adayları eğitilebilir. Eğer gerek görülürse bu eğitimlerde diyanet işleri personelinden de yardım alınabilir. ( Özellikle kadının dindeki yeri ve önemi ile ilgili)
Mesela bu eğitimler öncelikle birkaç pilot ilde uygulanıp boşanma sonuçlarına olumlu katkısı izlenebilir. Eğer gerçekten işe yararsa-ki yarayacağına eminim- o zaman ülke sathında geliştirilerek yaygınlaştırılır.
Bu konu aynen sağlıktaki önleyici tedbir gibi düşünülmeli. Ve öyle adım atılmalı. Aksi halde yılda 160 bin civarı boşanmanın olduğu bir ülkede cinayet haberlerini daha çokça duyacağımızı söylemek için kâhin olmaya gerek yok sanırım.

Başa dön tuşu