KURALSIZLIK KURAL OLURSA

Hayatta her şeyin kuralı vardır.
Otururken, kalkarken, trafikte giderken, yemek yerken, eve girerken, birisiyle konuşurken v.s.
Bu kurallar kimi zaman toplumsal normlar halinde kendini gösterirken, bazen de kanuni düzenlemeler olarak karşımıza çıkar.
Acaba bu kurallar niye vardır? İnsanlara ve toplumlara eziyet olsun diye mi konulmuştur? Kuralsız bir aile ve toplum olsak daha çok mutlu ve başarılı olur muyuz?
Aslında kurallar mutlu, sağlıklı ve üretken bir hayat sürmemiz için uzun yıllar tecrübe edilerek konulagelmiştir. Elbette bazıları zaman içerisinde değişiklik gösterebilir. Ancak kurallar insanlık tarihinin başlangıcından bu yana hep vardır ve var olmaya da devam edecektir.
Meseleye daha kozmik açıdan bakarsak; dünya, ay, yıldızlar, güneş sisteminin –Hz. Allah’ın koyduğu kurallar çerçevesinde -bir nizam ve intizamı söz konusudur.
Peki, hayatın tüm kademelerinde kurallar söz konusu olur da çocuk yetiştirmenin, evlat eğitmenin kuralları olmaz mı? Elbette onun da kuralları var. Bu kurallar hem çocuğun sağlıklı, mutlu ve başarılı büyümesini sağlar hem de iş, aile ve toplum hayatındaki diğer kurallara uymanın temelini oluşturur.
Bu noktada –üzülerek- bir şeyi ifade etmeme izin verin. Kuralların kişi ve toplum hayatında bu kadar önemli olmasına rağmen güzel ülkemde bazı alanlarda ciddi bir normsuzluk ya da normları olabildiğince esnetme, gevşetme hatta yok sayma alışkanlığı söz konusu. Özellikle de eğitim ortamlarında. Evde anne babaların, okulda yönetici ve öğretmenlerin koyduğu kuralların alabildiğine çiğnenmesi ve sonuçta bir yaptırım ile karşılaşmaması çocuk ve gençleri normsuzluğa sürüklüyor.
Bunu daha önce de zaman zaman ifade etmiştim. İster aile içi çocuk eğitimi olsun isterse okul ortamındaki formal eğitim olsun, şu dört ilke çok önemlidir. Sevgi, saygı, hoşgörü ve disiplin.
Eğer bu unsurlardan biri lehine denge bozulursa orada eğitim, adalet, başarı ve mutluluk da sekteye uğramaya başlar.
Sayılan nedenler ışığında, evde anne balar, okulda da yönetici ve öğretmenler, üst seviyede kanun koyucular, çocuklara uygulanacak normlar konusunda ortak fikir ve fiil birliği içerisinde olmalıdırlar. Yani tutarlı davranmalıdırlar. Aksi halde kuralsızlık kural haline geldiğinde sonuç hüsrandır.

Başa dön tuşu