HİÇ

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 16 Şubat Perşembe günü açıkladığı rapora göre Türk insanının %39’u hiç kitap okumuyor. Toplumun % 70’i ise önyargı ve maddi nedenlerden dolayı daha önce hiç kültür-sanat etkinliğine katılmamış.

Vah vah vah!

Sizler bu satırları okuduğunuzda neler düşündünüz bilmem ama bendeniz kelimenin tam manasıyla çarpıldım.

İçler acısı, oturup ağlanası, dizler dövülesi, kahır olunası bir rapor. Fazla mı mübalağa ettim dersiniz? Keşke öyle olsa.

Gelin basit bir hesap yapalım. Türkiye’nin nüfusunu 80 milyon olarak kabul edelim. 80 milyonun %39’u ne eder? Yine kabaca yazıyorum yaklaşık 32 milyon değil mi? (Okul çağında olmayan çocukları söylemiyorum bile) Düşünebiliyor musunuz bu ülkede 32 milyon kişi hiç kitap okumuyor. Aman Allahım!

Lütfen elinizi vicdanınıza koyarak düşününüz. 2023, 2053, 2071 hedefleri olan, Dünyanın ilk on ekonomisi arasında yer almak isteyen bir ülkeye böyle bir istatistik yakışıyor mu?

Öncelikle şunu ifade edeyim. Bu memlekette taş üstüne taş koyan, bir tuğla ören, bir satır yazı yazan hülasa katma değer üreten herkese kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ancak bununla birlikte bir şey daha söylemek istiyorum. Bu kadim medeniyetin inşası sadece inşaat sektörünün canlanması ile mümkün olmaz. İlim ve irfanın ete kemiğe bürünerek hayat bulması, yeşermesi ve asırlık çınara dönüşmesi ile mümkün olacaktır. O zaman bu noktada ciddi bir mantalite değişim ve dönüşümüne ihtiyaç vardır. Hem de hemen. Bu noktada acizane birkaç teklifim olacak.

Şu anda birçok ilimizde mükemmel denebilecek şehir hastaneleri yapılıyor. Geliniz şehir hastaneleri gibi devasa şehir kütüphaneleri kuralım. Biliniz ki bu münevver milleti yükseltecek ve yüceltecek olan gökdelenler değil, kalbe ve zihne inenlerdir.

Her şehirde adeta pıtrak gibi çoğalan ruhsuz avm’lerin en göze çarpan bölümlerine zengin birer kütüphane yapılmasını şart koşalım. Aileler ve çocuklar buralarda kitap ile de haşir neşir olarak bilgi alışverişinde bulunsunlar.

Farklı devlet kurumları esnafa, çiftçiye, çalışana, emekliye, memura birtakım sübvanse ve kredi imkânları sağlayarak onları yakta tutma ve geliştirmeyi amaçlıyor. Aynı şekilde kalem erbabı yazarlara da Kültür Bakanlığı vasıtası ile destek olamaz mı?

Kaportayı tamir ederek menzile ulaşılacağını zannedenler varsa aklını başına alsınlar. Ana unsur olan motorun bakımlarını yapmazsak bu araba yolda kalır. Benden söylemesi.
Peki, bütün bunları niye mi söyledim?
Hiç…

Başa dön tuşu