BİR İSTİFANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Irak’taki Türkmenlerin çatısı altında buluştuğu Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi’nin görevinden istifa et(tiril)mesi, Türk dünyasında tartışmaya neden oldu. Irak’ta Türkmenler arasındaki mezhepsel ayrılıkları yok etme yönünde siyaset izleyen ve birliğin güçlenmesine katkı sunan Salihi aynı zamanda Irak Parlamentosunda da önemli bir noktaya ulaşmış bir milletvekili konumunda. Ayrıca Erşat Salihi, Irak’ta Türkiye’nin çıkarlarını korumasıyla tanınan bir isim. Bu nedenle “Irak’ın Denktaş’ı” diye nitelendirilmektedir.
Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili hassasiyetiyle bilinen Salihi, “Bir ırkın başbuğu, bir devletin kurucusu ve daha sayması günler sürecek kelimeler… Ulu önder Atatürk’e yapılan hakaret Irak’taki bir Türk’e de yapılmış sayılmaktadır. O Atatürk ki onun sayesinde yaşıyor, onun sayesinde Türkçe konuşuyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.
Medyaya yansıyan haber ve yorumlara bakıldığında MHP’ye yakınlığıyla tanınan Salihi’nin istifasına yönelik talebin Ankara’dan olduğu ileri sürüldü.
Gerekçe olarak da iki konu ön plana çıkarılmış durumda. Bunlardan birincisi yakın zaman önce Erşat Salihi’nin, Barzani ile görüşmeyi reddettiği için istifaya zorlandığı yönünde. Son dönemde Barzani’ye karşı açıklamalarda bulunan Salihi, “Kerkük Kürdistan olmaz. Bu hayalden vazgeçin” çıkışında bulunmuştu. İkinci iddia ise Salihi’nin son Ankara ziyaretinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı ziyaret etmesi…
Bu iddiaların doğruluk payı var mıdır bilemiyorum. Bildiğimiz bir gerçek var ki o da Salihi bu görevden ayrılma işini isteyerek yapmadığıdır. Kendisinin yayınladığı bildiride yer alan “Benim görevden ayrılma kararım ileri gelen kanaat önderlerimizle birlikte aldığımız bir karar neticesinde gerçekleşmiştir. Elbette benim için de hiç kolay bir karar olmamıştır. Ancak şimdi bu tartışmanın detayına hiç girmek istemiyorum” ifadesi bu durumun kanıtıdır. Bir diğer unsur da Türkmeneli Cephesi adına yapılan açıklamada yer alan ifadeler. Türkmeneli Cephesi Salihi’nin istifaya zorlandığını kaydederek “Başkan Erşat Salihi Ankara’ya gidiyor. Tesadüf ki her yıl önüne zorla koyulan görevi bırak emri yine tazeleniyor ve yine baskı ile. Rahatsız olduğunuz şey Barzani tayfası gibi Bozkurt mu, yoksa bölgede milletimizi Sünni-Şii demeden birleştiren Türk Milliyetçiliği mi?”
Türkmeneli Cephesinin işaret ettiği hususlar yani Türk Milliyetçiliğinin, iç politikada andımızın kaldırılması, Türk kelimesinin resmi kurumlardan kaldırılması gibi yaklaşımlar ile etkisizleştirilmeye çalışıldığı kamuoyunca malumdur. Aynı hususların Türkmeneli içinde yürürlüğe konulmuş olması kimseyi şaşırtmayacaktır. Çünkü geçmişte Irak seçimlerinde Türklerin Barzani’nin listesinden seçimlere girmeleri için yapılan baskıları iyi hatırlıyoruz.
Salihi görevden ayrılması sonrası yaptığı açıklamada bundan sonra ki süreç için takipçisi olacağını ilan ettiği iki hususa dikkat çekti. Bunlar “Türkmen milli duruşunun ve siyasetinin tüm çıkarların üzerinde tutulması, başka ülkelerle ilişkilerde mezhepsel ayrışmalara asla izin verilmemesi.” Dikkat çekilen bu iki konu aslında Salihi’nin görevden ayrılmasının gerekçeleri olarak da görmek mümkün. Başkan Salihi bu konulardan taviz vermediği için bu milli duruştan rahatsız olanlar olduğu gibi, Türkmenler arasında ki mezhep ayrılıklarından faydalanmak isteyenlerin olduğu da bir gerçektir.
Erşat Salihi’nin istifa etmesini basit bir görev değişikliği gibi görmek, arka planda çevrilmek istenen dolapları görmezden gelmektir. Bahse konu bölge Musul ve Kerkük gibi bir zamanlar kürsülerden 82-83 gibi plaka numaraları verdiğimiz siyasi olmasa da gönül coğrafyamızda ki bizim topraklarımızın bir parçasıdır. Yine unutmayalım ki bahse konu topraklarda yürütülmeye çalışılan bir BOP var…
Başkan Salihi’nin atıf yaptığı Türk Dünyasının büyük yazarı Cengiz Aytmatov’un bir sözüyle yazıyı noktalayalım: “Bazen kelimeler her şeyi anlatmaya yetmez.”

ERDEMİN PENCERESİ
Başa dön tuşu