FETÖ VB. VİRÜSLERE MEMLEKET EVLATLARINI KURBAN VERMEYELİM!

Bir kurban Bayramı’nın daha arifesindeyiz….
Tüm dünyayı saran COVİD 19 belası ile ülkemizde uğraşırken aynı zamanda insanlarımızın dini vecibelerinin yerine getirmesine sosyal yaşamın sürmesine ekonominin canlanmasına yönelik eylem planları da sürekli yenileniyor…
Bütün bu sürecin en önemli ayağı elbette ki aşılanmaktır..
Tüm dünyayı bu beladan kurtaracak olan aşı sürecinin sağlıklı ve geniş kitlelere ulaştığında insanlık bu salgından da zaferle çıkacaktır.
Bundan tam 5 yıl önce ülkemizi saran 15 Temmuz gecesi hain bir kalkışma sonrası ülkede Milletin iradesi tecelli etmiş darbe girişimlerine geçit vermeyeceğini sokaklarda bedel ödeyerek göstermiştir.
15 Temmuz’un insanımıza görülen yüzünün dışında hala sır gibi saklanan, konuşulmayan insanların kafasını karıştıran bir sürü olaylar zinciri de maalesef hala cevap beklemektedir.
Adil Öksüz bilmecesi..
Kimdi? Nasıl kaçtı? Kimler yardım etti?

15 temmuz gecesi hain darbe girişimi gerçekleşmiş olsa idi;
Ülkeyi yönetecek kadro da kimler vardı? Başbakan kim olacaktı?
Bakanlar kurulu kimlerden oluşacaktı?
Darbenin siyasi ayağında yer alması muhtemel isimler kimler olacaktı?
Ya sonrası;
KHK ile görevden alınan, işinden olan bankanın önünden geçenin tutuklandığı ama bankada görev yapanın müdür olduğu gazetelerinde yazanın iktidar tarafından baş tacı edildiği, ispiyonlayanın revaçta görüldüğü, kendini kurtarmak için insanların bukalemun gibi renk değiştirdiği bir süreci de hep beraber yaşadık…
Bunlar olurken iktidar cephesinden yani AKP milletvekili Şamil TAYYAR’ın söyledikleri ile gündemin ön sıralarına çıkan FETÖ BORSASI..
Kimler verdikleri para ile malını mülkünü kurtardı?
Kimlerin malına mülküne FETÖ tehdidi ile el konuldu?
Ya da Süleyman ÖZIŞIK’ın ifadesi ile KHK ile ihraç edilen ama kendisinin kefareti ile görevine iade edilen binlerce memur, malını kurtaran patron var olduğu iddia ediliyor ise 15 Temmuz gerçek, mücadelesi ise yalan olur!!!!!
KHK(Kanun Hükmünde Kararname) ile bu ülkede kalan diploması yok sayılan, işten el çektirilen ama onları bu bataklığın içine atıp parası ile kurtulan var ise zengine dağ ova; fakire kimsesize düz ova dağ olmuş ise kurban olan bu insanlara yazık olmuştur..
Virüs insana gizlice bulaşır ..
Ama bilmediğiniz tanımadığınız yeni aşina olduğunuz COVİD19 gibi virüsler insanın hayatını alt üst eder toplumsal yıkıntıya yol açar. Geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi aşılanmak bilimsel olarak çözüm üretmek salgının, virüsün yayılmasının önüne geçer..
Peki bir yanda FETÖ diğer yanda VİRÜS ne alaka! diyebilirsiniz..
Hani diyorlar ya; COVİD19 insan işi…
Doğrudur diyelim. Diyelimde toplumun içine sızmış kurumların içine girmiş virüs gibi FETÖ projesi başlatıp, tüm uyarılara kulak kapatıp. MGK(Milli Güvenlik Kurulu) nun tavsiyelerini görmezden gelenlerin, askere diz çöktürmek için Balyozda Ergenokon’da FETÖ ile işbirliği edenlerin, gezilere katılıp zenginlik hayali kuranların olduğu bir dönemden bahsediyoruz…
Fakir fukaranın çocuğunun yurt bulamadığı için FETÖ okullarında okumak zorunda kaldığı, devletten umudu kesip iş için FETÖ’nün kapısında beklediği hain olmayan ama devletin içine sızmış devleti virüs gibi içten içe oymuş bilmedikleri bir yapıya teslim olanlara ‘HAİN’ diyoruz!! Malı için, parası için, işbirlikçi olduğu için bu yapının ağına bunların eli ile düşürülen binlerce cezalı ve de KHK mağduru bu nedenle oluşmuştur. FETÖ BORSA’sında affa uğrayan kefaretle işine geri dönen varsa Anadolu da bizim gibi kırsaldaki bölgelerde BORSA’dan haberi olup ta kendini kurtaranların dışında Süleyman ÖZIŞIK gibi kefaret sahibi abisi olmayan yüzlerce mağdur KHK’lı vardır. İşte devlet içine sızmış virüsler sayesinde, işbirlikçi adı altında kendi kayıt ettiklerini ihbar eden BORSA’da kendini affettirenler kadar siyasi iktidar sahiplerinin desteklediği FETÖ virüsüne durumları itibarı ile yenik düşen KHK’lılara, cezalılara da adil olunmalıdır.
Çünkü; bunlar iktidar olabilmek için FETÖ ile işbirliği eden siyasetin ihanet şebekesi virüsün kurbanları, bu devletinde çocukları, vatandaşıdır. Bu insanlarda çoktan kurban olmanın bedelini ödemişlerdir. Onlarında yaşatmak zorunda oldukları bir aileleri ve geleceğe dair planları vardır.
Ama görülen o ki; hükümet OHAL’i ve KHK yi uzatarak yeni kurbanlar almak istiyor. Seçime bu yasalarla girmek hukukunda, demokrasinin üstünde Demokles’in kılıcı gibi bu yasaları tutarak toplumda korkunun hakim olmasını istiyor. Bu gün FETÖ ile mücadele kapsamında alınan bir çok karar, sürekli devam eden operasyonlar, hız kesmeyen görevden almalar, hukukun ve demokrasinin katili olabilir mi?
Şayet bu sürerse inanın 15 Temmuz daha çok sorgulanacaktır. Çünkü amaç artık kurban almak değil yeni kurbanlar vermemek olmamalıdır. Maalesef biz virüslere insanımızı, darbelere demokrasimizi, menfaatlerimize ise geleceğimizi kurban edersek; asıl kurban korkularından yeni kurbanlar almak için kimliklerini gizleyip, geçmişteki FETÖ bağlantıları ortaya çıkmasın diye mazlumun, sessizin garibin üzerine gidenlerin, iktidara yaranmak için muhalefete ve kendi gibi düşünmeyen herkese HAİN ve FETÖCÜ damgası vuracak çok bürokrata, iktidar sahibi siyasetçiye yerelde işbirlikçi FETÖCÜ’ye rastlarız…
O nedenle gelin bayramı, bayram tadında geçirelim. Virüslerin iç organlarımızı tahrip etmesine birlik ve bütünlüğümüze kast etmesine müsaade etmeyelim. Bu memlekette herkesi HAİN, kendisi gibi düşünmeyenleri FETÖCÜ, hukuku ise kendine kalkan eden FETÖCÜ virüslere yeni kurbanlar vermeyelim…
Bayramınız mübarek düşünceleriniz aydınlık, siyasetiniz birlik, düzeniniz dirlik olması dileği ile NİCE BAYRAMLARA…

MUSTAFA EKER
Başa dön tuşu