HEDEF KÜÇÜK DEĞİL ORTA ÖLÇEK…

Bu hafta gündemime yine sanayi sitesini alacaktım ama bir süre daha izlemeyi uygun gördüm. Ya Durağan’ı çıkılması çok zor bir sürece sokacaklar ya da esnafı ile ilçedeki sivil toplum örgütleri ve partileri ile bir araya gelerek bu soruna neşter atacaklar. Ya da ‘HÜNKARZADE KAYYUM HASAN EFENDİ’nin bir hırs uğruna ben eser bırakacağım diyerek, Durağan’ın zenginini, yıllarca bu ilçeye hizmet eden esnafını, bilinmedik ve çok tehlikeli bir sürecin içine sokarak yeni bilinmedik bir sorunumuz oluşabilir.
Bu konuyu şimdilik daha geniş bir açıklama yapmak kaydı ve kısa bir bilgi ile rafa kaldırıyorum. Geçtiğimiz Çarşamba akşamı yapılan sanayi sitesi toplantısına kooperatif başkanının yapmış olduğu nazik davet için çok teşekkür ediyorum. Cenazem olması nedeni ile katılamadığım bana da bilgileri daha önce gelen ama teyit amacı ile beklediğim şahıslarda o akşam o toplantıdaydılar. Keşke katılabilsem kendilerine de sorabilseydim. Çünkü kendilerine sorulacak o kadar çok soru vardı ki; maalesef nasip olmadı. Ama sadece bir örnekle yetinmek isterim. Yine Durağanlı hemşehrimiz olan Hacımahmutlu köyünden olup gurbetteki iş adamımız eski Tekirdağ MÜSİAD il başkanı Muzaffer ASLAN’ın bu süreçte, gelenlerin tanınması açısından da dinlenmesini isterdim. Elimde bu isimlerle ilgili çok farklı noktalardan ulaştığım gerek yurt içinden gerekse yurt dışından oluşan isimler pek olumlu sözler etmedikleri gibi bu isimlerin Durağan’la tanıştırılmasını sanayi sitesinin yapımını üstlenmelerinin yapılacak en büyük ihanet oldukları noktasında birleşmeleridir. İsimleri paylaşarak polemik yapmak ya da geçmişleri ile burada bir tartışma açmak istemiyorum. Yetkili birimlerle bana gelen bir takım bilgileri paylaştım, doğrulattım, Durağan’ın en emin kişisine de bu bilgileri ilettim. Bu süreçte asıl hedefin 40 dönümlük küçük sanayi sitesi değil geliri ve rantı büyük olan orta ölçekli sanayi için talepleri olduklarını ifade ettim. Umarım dikkate alırlar ve Durağan’ın son kalesi ve son arsasını da birilerinin zilletine geçirip bırakmazlar… Öncelikle bu isimler Türkiye’nin en saygın sivil toplum örgütlerinden biri olan MÜSİAD’da bu gün için herhangi bir bağlantıları ya da onlar adına yaptıkları bir hizmet olmadığını belirtmek isterim. Telefonla ulaştığım Türkiye’nin saygın kurumlarından MÜSİAD genel başkanı Mahmud Asmalı beyefendi de daha sonra beni telefonla arayarak kendilerinin böyle bir çalışmalarının olmadığını ve kendilerini kimsenin bu şekilde temsil etmediğini, sosyal paylaşımın düzeltilmesi için Durağan küçük sanayi sitesi yönetimine yazı yazdıklarını ifade etmişlerdir. İlgilerine de teşekkür ederim…
Asıl olan Küçük Sanayi sitesini kooperatifi tarafından araya bu tür şirketler girmeden yapılması ya da devlet tarafından yapılması olacaktır.
Bu anlatım sonrası şimdilik bu sayfayı kapatıyorum. Ama yakından da takip ediyorum. Durağan için umut olacaklar umarım rant düzenine ilçeyi kurban vermezler…

Doların alıp başına gittiği maliyetlerin hızla arttığı bir süreçte Durağan esnafını borç batağına itmek, tefecilerin eline düşürecek finansal kuruluşlara borçlandırmak çözüm değildir. Bu nedenle taraflarla uzlaşarak farklı yöntemler deneyerek bu süreci atlatmak oldukça önemlidir. Her yazımda ve her paylaşımım da dediğim gibi bu gün birlik ve beraberlik ruhu ile hareket ederek Durağan da sağlıklı bir yol izlenmesi gerekmektedir.
…………………………………………………………………………………
Ekonominin kitabı yazıldı(!)
Sonuç; okuyucusuna pek tatmin etmedi. Kitaptan edindiği bilgileri hayata geçirmeye çalışan Merkez Bankası kararları sonrası dolar rekor üstüne rekor kırdı.
Rekorların kırıldığı ülkemizde ;soygunun rantın adam kayırmanın da kitabının yazıldığı günlerden geçiyoruz. Siyasi parti binasında işe gireceklerin oylandığı çok sayıda asil olmasına karşılık yedekteki ismin sözlüyü kazanması ipteki cambazdan bile daha dikkat çekmektedir. Böyle bir kitabın öznesi olanlar elbetteki basımevi sahibi olarak velinimetleri kitabın yazarına ve de dağıtımını üstlenen teşkilatlara karşı kendilerini her daim borçlu hissedeceklerdir.
Siyasetin borçlandırdığı ne kuldan ne memurdan ne de vatandaştan hayır gelir. Asıl borç vatana olan borçtur.
Nesimi’nin dediği gibi;
Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim,Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu Dünya varına
Rızkımı veren Huda´dır kula minnet eylemem..

Umut ile sevgi ile kalın.. Saygılarımla…

MUSTAFA EKER
Başa dön tuşu