OLUK OLUK PİSLİK AKIYOR!

Ülke gündemi iki haftadır Sedat Peker’in açıklamaları ve itiraflarıyla yatıp kalkıyor. İddialar oldukça vahim. Sedat Peker’in zamanlama olarak konuşmasındaki etken; evine narkotik köpekleriyle yapılan aramalar, kendisinin ileri sürdüğü ailesinin ve çocuklarının silahlı bir görüntüye maruz kaldığına dair iddialarıyla video serisi geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadıyla İçişleri Bakanı arasındaki gerilimden olduğunu söyleyenler de var. Bu süreci anlatan, geçmişe giden Peker bugüne kadar kendisinin sessiz kaldığını, izlediğini, “Uyuyan devi uyandırdınız” söylemleriyle ifade ediyor. Koruma Polisi’nin verilmesi, mitingler yaptırılması, oluk oluk kan akıtacağız ifadesi, açık açık tehditler savurması, bir çok devlet adamına tanınmayan imkânın kendisine tanınmasınının iktidarın onayıyla olduğunu ifade ediyor. Binali Yıldırım’ın oğluyla ilişkilendirdiği uyuşturucu iddiası, Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayeti, karakolda milletvekili dövme olayı, Marina, Mehmet Ağar’ın ve oğlunun içerisinde yer aldığını iddia ettiği, yabana atılamayacak, bazılarının doğrulandığı olaylar ne zaman soruşturulur bilemeyiz ancak 8.videoda daha farklı şeyleri ortaya atacağı kesin. İçişleri Bakanı’nın Habertürk kanalında soruları geliştirdiği söylemleri de kendisine tepkiye yol açtı. Süreç nasıl ilerleyecek birlikte göreceğiz.

Yangın!

Ülkenin bir çok yerinden hep kötü haberler geliyor. Anlıyoruz ki, bu ülkede artık iyiliği tamamen yok edip bitirdiler. İyilik yapan, iyi olan, adil olan suçlu muamelesi görüyor. Sapla samanı karıştırmadan, ayrıştırmadan işlemler yapılıyor. Toplumun çığlığı, göz yaşı sosyal medya aracılığı ile duyulabiliyor. Satın alınmış medyanın gerçek gündemle ilgisi olmuyor. Toplumun tepkisi, sosyal medyanın tepkisi neticesinde ucundan, kenarından dokunabiliyorlar. Buradan hep sık sık yazıyoruz, paylaşıyoruz. Bayramda bile bayramlaşamaz olduk. İnsanlığa ait hasletlere hasret kaldık. Küçücük bir güzel şeye sevinir hale geldik. Eskiden bize ait büyük büyük güzelliklerimiz vardı. Ne güzellikler kaldı, ne de eski toprak. Binde bir kötülükler olurdu. O da bir iyilikle hemen örtülürdü. Rencide edici çeşitlerden değildi. Şimdi kötülük arttığı gibi çeşitleri de çoğaldı. Talan, yalan, rant, katliam, vicdansızlık. Bayram vesilesiyle de içinizi daraltmak istemiyorum ancak memleketin her yerinden yangın yükseliyor. Bu yangın yürek yangını, mutfak yangını, vicdan yangını, insanlık yangını, doğa yangını, adaletsizlik yangını. Bu zulüm çok can yakmadan ülkemiz özüne dönmelidir.


AŞI
İTTİFAKI GAVİ

GAVİ’ye yazılı söz verildi. İmza atıldı. GAVİ, DÜNYA BANKASI, UNİCEF, DSÖ, GATES, “Para bizden halkınıza bedava aşı yapacaksınız” dedi. 2020 -2021 arası tüm medyada korku yılı ilan edildi. 2021’de aşılama tarihi verildi. Aslında gözümüze baka baka gelecek tarihin tüm planını anlattılar. Aşıların hiç birisi onay almadı. 6 ayda, “Acil kullanım onayı” verildi. Aşılama tarihi başlangıç 2021, en geç 2025 olarak sözü verildi. Düşünün 2020’de söz veriliyor. 2021, 2025 arası “Herkes aşılanacak dünya geneli” diye. Salgın hikayesi bizde 2020 Mart’ta başladı. Çin’de bizde başladığında bitti. Aşı, ilaç kullanmadı. Sedyeler de titreyenler, kaldırımlar da, sokaklar da ölenler gösterildi. Hepsi kurguydu. Dünya tarihinde böyle ölümler toplu olarak hiç yaşanmadı. Tamamen dünyaya korku ve yeni dünya düzenine geçiş süreciydi. Öldürücü olamayan bir virüs üzerinden insanlar ölüme sürüklendi. Öldürücü olsaydı benim ölmem lazımdı. Ben Covidd hastası olan bir çok kişiyle oturdum, yemek yedim, sarıldım. İstanbul gibi bir yerde milyonların maske taktığı yerde maskesiz dolaştım. Kalabalık yerlere girdim, metroya, metrobüse bindim. Öldüren covidd değil yalan. Öldüren covidd adıyla yapılan tedaviler. Önce insanlara korku verildi. Sonra test, sonra her hasta çeşidine, her yaş grubuna, her bünyeye leblebi gibi verilen 8+8 ilaçlarla ölüme sürüklendiler. Bize çok sayıda mesaj geliyor. “İlaç kullanan iyileşti” dediler. Hayır bünyesinden, yaşından ötürü yırttı. Çoğu yoğun bakıma, oradan entübe, oradan kalp krizi ve göremediğin yerde otopsilerin yapılmasının yasak olduğu yerde öldüler.. Uyandığında efendisine köle olacak herkes. TRT üst üste bilinçaltı haberini verdi. “Elitler yönetecek dünyayı. İnsanlar bağımsız yaşayamayacak” diye. Gönüllü köleleri uyandıramazsak işimiz çok vahim. Çember daralıyor. Herkes bu tezgaha hizmet ediyor. Hacısı da, hocası da. Bir daha ne sevecek partiniz, pırtınız, ne eğlenecek mekânınız, ne de namaz kılacak bie yeriniz olacak. Herkesimi yakacak bir ateş yakıldı. Aşılar bu işin en önemli ayağı. Koruyor mu? Hayır? Etkisi var mı? Hayır. Hasta ediyor mu? Evet. Sağlıklı insanlar daha çok hasta ediliyor. Bulamadıkları bir virüsün aşısını niye bu kadar reklam ediyorlar? Niye üstüne bu kadar düşüyorlar? Yıllara göre ölümler ortada. 2020, 2021 ölüm oranı 2009’un bile gerisinde. Yoğun bakım 2021 %68 dolu 2019’da %90 dolu orandaydı. Benden demesi aşıdan uzak durun!

Başa dön tuşu