RÜŞVET LEVEL ATLAMIŞ, ÇÖKMEYEN KALMAMIŞ!!!… HAMDOLSUN!!!

2002’den bu tarafa konuşulmayanlar konuşuluyor..
Televizyon ekranlarına çıkıp liderlerle konuşmayanlar adına konuşan, sorgulayan, sorgulatan adına ister suç örgütü deyin ister mafya isterse çete…
Ama bu güne kadar söyledikleri yalan çıkmıyorsa, adı geçenler bir şekilde doğrulamak zorunda kalıyorsa Dolar – Euro trafiğinde birileri otele, birileri makama çöküyorsa, hukuk izlemede kalıyorsa siz ister büyüdük deyin, ister lider ülke ama hukuk devleti demeniz imkansız hale gelir..
Dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun; mafya lideri de olsa, suç örgütü lideri de olsa sözleri hukuk açısından irdelenir muhatapları da sorguya alınır…
Kaldı ki bu ülkede PKK terör örgütü üyelerinin gizli tanıklığı ile komutanlar yıllarca hapiste yatmış Genelkurmay Başkanı terörist olarak yargılandığı ve cezaevine konulduğu dönemleri de gördük….
Bu gün ise nokta atışı ile yolsuzluğa batmış, aracılık etmiş 10 milyon Euro rüşvet istemiş gazeteci var orada ama kimin adına istendiği ve kime verileceği sorgulanmıyor..
İçişleri bakanı Süleyman Soylu 10 bin dolar maaş alan siyasetçi var diyor ama kimse çağırıp da kimdir? Diye sormuyor… Sorsa da cevaplayan bulunmuyor!!!!
Geçtiğimiz yıl aktif siyaseti bıraktığını açıklayan AK Parti Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcılığı görevini bırakan, eski AKP Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar 2018 yılında katıldığı televizyon programında bakın neler söylüyor.. Tayyar; “ Milyon dolarlar dönüyor. Ben bunu söylüyorum. Evet. İtirafçı adı altında işadamlarını serbest bırakıyorlar. Türkiye’nin birçok yerinde var bu. Ben milletvekiliyim her konuşmam suç duyurusudur. Bununla ilgili daha bugün suç duyurusunda bulundum, HSK teftiş kuruluna. Sadece televizyonda konuşmuyorum. HSK ne yapmış? Bir yerde problem var” cümleleri sonrası Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda tanık sıfatıyla ifade vermişti.
Aradan geçen 2 yılın sonunda aynı sözler ama isim vererek yer ve konum bildirerek FETÖ zenginlerinin mallarına çökülüyor diyen, otelde savcı bürokrat işadamları ne geziyor? Kaç para ödüyor? diye soran birine neden kulak verilmez!!!
Suçlu olabilir! Ama itirafçı olup bu ülkede dönen yolsuzlukları ve şaibe ye karışmış isimleri vererek ülkenin soyulmasına engel olma ihtimali varsa neden değerlendirilmiyor?
PKK’lı pişman oluyor, FETÖ’cü pişman oluyor ama konuşan affedilmiyorsa insanın aklına başka şeyler geliyor!!!!
Devlet iz takip eder suçun büyüklüğüne oluşuna göre gerekirse masaya oturur diyen bir hükümetten konuşmasın sussun ya da susturulsuna geldiysek… İşte o zaman bir devlet çöker… Devlet adabı kaybolur…
Bir zamanlar Dolmabahçe Sarayı’n da, Oslo’da görüşülmüştü. HDP ile Habur sınır kapısında törenle karşılayanlar için 2009 yılında TBMM’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ne diyordu; “Dün Habur’da yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Bu bir umuttur. Türkiye’de güzel şeyler oluyor, umut verici görüşmeler oluyor…”….
Evet o günlerden bu günlere geldik…
Şimdi sınır ötesinden; Türkiye’nin karanlık yüzünü söyleyen, rüşvet trafiğini, kirlenen gazeteciyi, kirleten siyaseti, makam için devleti kullanan yapıyı deşifre eden ‘birlikte yaptık’ diyen biri var..
Umut verici gelişmeler oluyor!!??? Haydi hukuk devleti; Bakanın doğruladığı 10 bin dolarlık siyasetçiyi, gazetecinin kabullendiği 10 milyon Euro rüşvetin verilmiş olsaydı paylaşımını, çökülen otelin nasıl el değiştirdiğini, Paramount otel de neler olduğunu? kimlerin kaldığı? Ne için? Ne zaman? Niye? Kiminle? Neden? kaldığını araştırıp bulmak kamuoyunun önüne bu ülke de hukuk var dedirtmek için kimi bekliyorsunuz???…
Ama unutmayın ki; tarih sadece iktidarları değil sessiz kalıp koltuğunun hakkını vermekte zorlanan yapıyı da yazar… Çürüyen sistemi ve onu çürütenleri yazdığı kadar, koltuk uğruna zulme razı olanları da yazar… Siyasetin kör kuyusuna düşmüş kaymakamı, valiyi anlatır amma siyasi erdemini yitirmiş devleti kendine kul edenleri de yazar…
Garibin yuvasının dağıldığı, kimsesizin cezaevinde tutulduğu, işinden olup ekmeğe muhtaç bırakılanların aksine her dönemin adamı olan FETÖ’cu bilinip de resimde görülen amma yargılanmayan, sözde borsada kendini kurtaranları da yazar…
‘Hamdolsun’, yazan yazana, söyleyen söyleyene de… Dinleyen kim? Algılayan kim? Üstüne alınıpta işlem yapan kim? Suç dersen var, rüşvet dersen gırla..
‘Hamdolsun’ tarih bunu da yazar, onu da yazar, sizi de yazar! Ama nasıl yazar!!!???

HAMDOLSUN…
ABD başkanı Joe Biden 24 Nisan tarihinde Türk milletinin asla yapmadığı ve yapmayacağı Ermeni tehcirinin yıldönümünde; tehciri(zorunlu göçü)soykırım olarak nitelendirmişti.Açıklaması tarihçiler açısından değerli bulunmasa da NATO zirvesinde ‘Hamdolsun’ Biden bu konuyu açmamış…
Biden konuyu açmaması için hamd eden kişi olması gerekirken hamd, şükür yine bize düştü… Şükür beyler zenginler tırla Euro ile götürüken şükredin efendiler. Hamdolsun aç değiliz açık değiliz.
‘Hamdolsun’ işsiz gencimiz yok!!???..
‘Hamdolsun’ Çitfçi kazanıyor!? esnaf kazanıyor!? Ülke uçuyor!? toplum stabil, duran ve değerini hiç kaybetmeden orası burası oynayan yerinde durmayan sürekli zıplayan Dolar, Euro ve Altın karşsında Türk liramız dimdik sabit stabil DURAĞAN duruyor!?
‘Hamdolsun..’ seçmen şükrediyor, millet övünüyor, Biden gülüyor bize ise konuların açılmaması için şükretmek kalıyor ‘hamdolsun!..’ saygılarımla…

Başa dön tuşu