SANA YASAK AMA BANA YASAL!

Milleti yasaklarla perişan ettiler. Bu yasaklar ne hikmetse, nasıl bir virüs ise zenginleri, kongreleri es geçiyor. Ülkede her gün onlarca intihar vakası yaşanıyor. Biri de önceki gündü. Kahramanmaraş merkez Trabzon Caddesi’nde telefon dükkanı işleten evli ve 2 çocuk babası olduğu ileri sürülen Ökkeş N. isminde bir esnaf sabah saatlerinde iş yerinin alt katındaki depoda tavana bağladığı iple kendisini asarak intihar etti. Gerçek gündeme ekranlar da yer verilmiyor. 20 yıldır konuşulan bir yazar kasa kadar konuşulmadı, konuşulmuyor. Herkes huzursuz, herkes mutsuz, herkes bunalımda. Bir yanda gırgır, şamata, eğlence, kongreler, zenginlere ayrıcalıklı normal hayat, diğer yanda ekmeğinin peşinde dünyası dar edilen hayat. Adalet mi dediniz? Keşke biraz olsaydı..

AŞI FİRMALARI VE GATES VAKFI İLİŞKİSİ

Aşı olanları ileride kötü sonuçlar mı bekliyor? Tüm ilaç ve aşı firmalarının Argemar araştırma raporlarını ortaya koyan bir site var. “Eczacıyız” isimli site yerli arge firması. Araştırmasına göre, 4 aşı firmasının da arkasında BILL GATES VAKFI’nın olduğunu ortaya koyan haberi çıktı. Daha önce de konuya ilişkin benzer belgeleri paylaşmış ve araştırmalarımızı yazmıştık. Israrla ifade ettiğimiz gibi. Söz konusu araştırmaya göre cici çocuk diye millete kakalanan Uğur Şahin’in Pfizer & BioNTech aşısı, Moderna aşısı, Çin Sinovac aşısı ve Astrazeneca aşısı bu 4 aşının ve firmalarının finansmanı BILL GATES tarafından finanse ediliyormuş!..

NÜFUS BİLGİLERİ NİÇİN SİLİNİYOR?

Tabelalardan “Nüfus ve Rakım” bilgilerini silmeye devam eden Karayolları Genel Müdürlüğü’nün gerekçesi: “Masrafları ortadan kaldırmak!”mış. Artık ne masrafı olduysa duran rakamların! Nüfus azaltmak için mi? Yoksa seçmen sayısıyla ilgili mi? Plandemi’nin başlamasıyla birlikte Aralık 2020’den itibaren 81 İl, 911 ilçenin giriş ve çıkışlarında bulunan bilgilendirme amaçlı tabelalarından nüfus ve rakım bilgilerini çıkardı.

GEÇEN YIL BU AYDA YAZMIŞTIM

Bir ülke sadece ekonomik olarak mı çöker? Eğitim, sağlık, gıda, ahlâk, adalet ve daha bir çok hususta bataklıktayız. Bilmem sizler de farkında mısınız ama toplumu ayakta tutan ortak ve insani değerler, olması gereken kurallar, kaideler tek tek çöküyor, bir bir tökezliyor. Müslüman Türk milletinde, aile yapısında varlığını hep yaşatan, silsile yoluyla devam eden kültür, örf ve adetler, haya, edep, adab-ı muaşeret gibi güzel duygular yok ediliyor. Yerine tıpkı gıdasal ürünlerde olduğu gibi genetiği değiştirilmiş, akıl ve şuurunu yitirmiş, televizyon müptelası olmuş, robotsal yaşamı benimsemiş anlayışla, insani değerlerden tamamen uzak, ailesini ve aile bireylerini yok sayan bir sistemi entegre etme gayreti ve mücadelesi veriliyor. Nitekim, bu silahsız savaşta başarılı oldular. Savaş yıllarında bile silahla, topla, tüfekle, tankla işgal edilemeyen topraklarımız bugün değişik projeler adı altında işgal edilmektedir. Uzun süre boyunca FETÖ’nün ihanet projelerinden birisi olan “Dinlerarası diyalog” bu planın parçalarından biriydi. Bu ihanet projesi peygamber efendimizin yok sayılmasına, hak mezheplerin 6’ya çıkarılmasına, ayet ve sahih hadisleri ayıklamalarına kadar mesafe almış, toplumu dinsizliğe, deizme, acabacılığa kadar sürüklemiş, İslam’dan, İslami sevgiden uzaklaştırmaya kadar uzanmıştır. Sistemin en etkili parçalarındandı bu proje. Yıllarca bunu yazdık, anlattık. O günlerde biz günah keçisi ilan ediliyorduk. Şimdi o proje kaldığı yerden bugün, “Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi” kitaplarında ve Allah’ın mescitlerinde uygulanır oldu. Ne din, ne de ahlâk kaldı ortada. Mesela; Son zamanlarda şahit olunan İstanbul Fatih’te bir camide kadın erkek karışık namaz kılınması, kadın vaizenin erkeklere vaaz vermesi, içlerinde oturup masal anlatır gibi din anlatması gibi. Düne kadar “Dinlerarası diyalog” denilen ihanet projesini üstlenenler, destekleyenler, örtülü ve açık destek olanlar, devletin kasasını bağışlayanlar, uğruna para bastıranlar aynı projeyi devletin üst kademelerinde FETÖ’nün bıraktığı yerden işgal zeminine destek olmaya devam etmektedirler. Silahsız, savaşsız bir işgal döneminin tam ortasındayız. Ateş, dört bir yandan yanıyor. Yozlaştırılmış, aile yapısını hedef alan diziler, gerçek dinden uzaklaştırılan müslümanlık, din adına konuşan ama dinden bihaber (!) olan sözde din adamları ortalıkta cirit atıyor. Sistematik bir saldırı var aslında. Belli ki eş zamanlı düğmeye basılmış. Ancak bu bildiğimiz gibi silahlı bir saldırı değil. Taktikler değişti, roller de değişti. Günümüz şartlarındaki saldırı teknikleri para, paranın satın aldıkları, medya, sosyal medya, kitaplar, kaynaklar, diziler, programlar, gösteriş ve şatafat cazibesi toplum ve aile yapısından sorumlu olan bakanlıklar. Hepsi bir sistemin içinde bulunduğu alanı bozuyor. Belki de farkında değiller. Belki de kasıtlı olarak dünya hırsı ve uğruna bunu yapıyorlar. Hizmet verme anlayışı adı altında toplum bozuluyor. Suç sayısı her geçen gün artıyor ama eğitimde güya AB ülkeleri arasında üst sıralardaymışız. Trajikomik. Suçlu sayısı her geçen gün artıyor ama sözde dindarlaşıyoruz. Sizce bunda bir tezatlık yok mu? Yorum sizlerin..

ALİ OSMAN ÖNDER

Başa dön tuşu