TOMRUKTAN KURŞUNLAR, HES’TEN YIKIMLAR..

İnsanoğlu’nun doğa ile imtihanı hiç bitmeyecektir. Yüzyıllardır doğa ile mücadele eden ama doğanın dengesini de bozmakta üstüne canlı bulunmayan insanoğlu dünyayı bir felaketin eşiğine doğru hızla sürüklemektedir.
Bu gün teknoloji sadece oluşması muhtemel doğa felaketlerini insanoğluna bildirerek önlem almasını sağlarken doğa ise tüm hışmı ile ayağa kalkmış bozulan dengeleri yeniden inşaa etmek üzere ciddi uyarılarını can ve mal kayıpları ile insanoğluna hatırlatıyor.
İnsanımızın bitmek bilmeyen hırsı, yükselen kat sayıları çalınan malzeme üstü örtülen bir çok soruşturma doğanın da intikam için kapısını çaldığı kul yapılarıdır.
10 Ağustos akşamı Batı karadeniz için başlayan uyarılar maddi hasarlardan çok aldığı canlarla ocaklara ateş düşürmüştür.
Medyaya yansıyan görüntüler Kastamonu’nun Bozkurt ilçesi, Sinop’un Ayancık ilçesi ve köylerinde meydana gelen sel felaketi oynadığımız doğanın insanoğlu’nu bir kez daha acı ile test ettiği bir süreci yaşatmıştır.
Ama en önemlisi iktidar sahiplerinin yaşananlardan tecrübe almaması vatandaşına dere yataklarına ev vb. unsurların yapılmaması hususunda öğütlerde bulunurken kendisinin dere yataklarına yaptığı akıl almaz yatırımlar bu felaketin oluşmasında belki de en önemli etkenlerden biridir.
Ayancık ilçesine sakız mevkiinden yani Çangal dağlarından her gittiğimde eski belediyelik olan belde Yenikonak’tan geçtiğimde bir gün oluşacak sel Yenikonak’ı yok eder Ayancık’a çok ciddi hasarlar verir dediğim, yazdığım orman deposu bu gün selden daha çok yıkıma ve zarara yol açmıştır. Yenikonak Babaçay’da derenin içine konulan ve yerleşim yerinin en üst noktasında bulunan selle birlikte yerleşim yerlerine kurşun gibi akan tomruklar bir beldeyi yok etmiş geçtiği her yerde köprüleri yıkmış, suyun önüne oluşturduğu setle şehrin merkezine sel sularının akmasına sebep olmuştur.
Doğa kendine yapılan ve yapılmak isteneni asla affetmez. Belki her yıl değil belki yüzyılda bir amma mutlaka gelecek olan doğal olaylar kendini gösterecektir. Dünyayı saran küresel iklim değişikliği sonrası geçtiğimiz yıllarda televizyonlarda bilim insanları Türkiye’nin bu süreçten en çok etkilenecek ülkeler arasında olduğunu ifade etmişlerdi. Bundan sonraki süreç Türkiye’nin hiç alışık olmadığı fırtınalara, hortumlara ve başka ülkelerde görülen ani su ve sel baskınlarına hazırlıklı olması gerektiğini belirtmişlerdi. İşte bir vakıfın e 2019 yılında yayınlanan analizi;

“…..Küresel İklim Değişikliği denildiği zaman öncelikle hepimizin aklına beklenmeyen hava olayları, özellikle sıcak hava dalgaları gelmektedir. Küresel bir değişimden bahsediyoruz ve bundan kimsenin kaçışı yok. Türkiye’nin de kaçışı yok. Peki Küresel İklim Değişikliğinden kaynaklı bu sıcak hava dalgaları ülkemiz için ne gibi durumlara sebep olabilir?
Yapılan araştırmalar önümüzdeki yarım asır içerisinde sıcaklık artışlarının yaşanacağını söylüyor. Şimdiden etkilenen Türkiye bu değişiklikten daha fazla zarar görecek. Peki ne olacak? Türkiye için tarımda, endüstride, turizmde ve ekonomide ve daha birçok sektörde düşüş anlamına gelmektedir. Bu işin maddi boyutu tabi ki. Ama değişen toprak yapısı, değişen ekosistem, kaybolan canlı türleri bunların olması daha da acı olacak Türkiye için. Tarım için uygun topraklara sahip olan Türkiye şimdiden kuraklaşmaya başlayan havzalara sahip. Bunun yanı sıra su konusunda çekeceğimiz sıkıntılar şimdiden kapıdan kafasını uzatmaya başladı bile. Yağışlar azalacak, karlı karsız kışlar geçireceğiz. Bozulan ekosistem bize hastalıklar da getirecek. Dahası azalan bu kaynaklar için insanlar mücadele etmeye başlayacak belki bu iç savaşı bile getirebilecek.
Araştırmalara göre; küresel ısınma aynı şekilde devam ederse, yaz aylarında Türkiye’nin batısında sıcaklıklar 5 ila 6 derece, Orta ve Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise 3 ila 4 derece yükselecek. Kış aylarında da sıcaklıklar 2 ila 3 derece yükselecek. Karadeniz Bölgesi’nde yağışlar yüzde 10 ila 20’lik artış gösterecek, güneyde ise yüzde 30’a kadar azalacak….”
wwf.org.tr – Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı

Fazla söze gerek yok… Kafanıza göre HES yapmayın ekosistem değişiyor tehlike var dediler anlamadınız… Dere yataklarının önüne ‘otoban yapmayın’ dediler dinlemediniz… Vatandaşa suç olanı devlet yapmasın dediler ‘biz yaparız’ diyerek direttiniz.
Sonuç mu? Sel doğanın tecellisi Allah’ın eseri, tomruktan kurşunlar, HES’ten yıkımlar ise devletin hatasından çıktı…
Acımız büyüktür. Ama yaşanan can kayıpları acımızı daha da katlamıştır. Bu doğal afette hayatını kaybeden insanlarımıza Allah’tan rahmet kederli ailelerine başsağlığı diliyorum.

MUSTAFA EKER
Başa dön tuşu