15 TEMMUZ’U ANLAMAK ve YAŞATMAK !

15 Temmuz 2016 beklenen günün erken çalan alarm zilleriydi. Yıllarca sinsice bir köşede bekleyen, devlet içine sızmış hain yapılanmanın bir darbe teşebbüsü ile kontrolü ele geçirme girişimine kalktığı gün!
Türk tarihinde darbeler önemli yer tutar…
Bu darbeler bugüne kadar tasvip etmesek de, askeri darbeler olup ya kötü gidişe dur demek ya da akan kardeş kanını durdurmak için yapılan darbeler olarak bilinir…

Dünya da darbeyi önleyen bir yasa yoktur !
Darbeler yasalarla değil halkın biliçlenmesi, aydınlanması ve de ne zaman ayağa kalkacağını iyi bilmesi ile doğrudan orantılıdır!
15 Temmuz bir milletin hain darbe girişimine karşı baş kaldırının adıdır.

15 Temmuz’un diğer adı da tarihte her zaman demokrasiden yana tavır alan Türk ordusunun yine milletin yanında milletin safında yer alması ve darbe girişimine destek vermeyerek hain darbe girişimini püskürten darbeyi etkisiz kılan bu milletin bağrından çıkmış Türk ordusunun darbe savar staretejisidir.

Türk ordusunun geçmişteki darbeleri de bizzati halkı hedef alan değil bizzati devlet ve milletin yaşaması amacı ile ortaya konulan ve sonrasında yine demokrasiye kapı açan darbeler tarihidir. Sebebi ne olursa olsun demokrasiyi askıya alan askeri cuntanın yönetime el koyması kabul edilemez.

Lakin 1960 ihtilali sonrası ortaya konulan anayasa bugün bile daha demokratik daha özgürlükçü bir anayasa olarak kabul ediliyorsa siyasetçilerinde bu konu üzerinde oturup düşünmeleri neyi eksik yaptıklarını bulmaları açısından önemli ayrıntı olarak ortaya çıkmaktadır.

Darbelerinin sonrasında yaşanan gerilimler, trajediler, tutuklamalar, idamlar bu milleti bölmüş ama asla devlet olma millet olma duygusundan uzaklaştırılmamıştır demokrasiye daha da bir hırsla sarılmalarına, demokrasiyi içselleştirmelerine olanak tanımıştır. Darbelerin getirdiği hukuk sistemi tartışılırken bugün daha hukuksuz bir ortamın oluşması, milletin gönlünde ve vicdanının yer bulmayan uygulamanın yapılıyor olması askeri darbeleri aratır hale getirilirse asıl tehlike o zaman başlar!

Bu millet umutlarını demokrasiyle hukukla ve de geleceğe olan güvenle inşa etmek istiyor…
İçte ve dışta bu milletin bağrından çıkan Türk ordusu hem geçmişin parlak zaferlerinin hem de geleceğin aydınlık Türkiye’sinin koruyucusu ve kollayıcısıdır.

Dünya hızla bir savaş ortamına doğru ilerlerken yüzyıllardır asker doğup asker ölen bedelsiz askere giden 5000 yıllık tarihin altın sayfalarında ayrı bir yer tutan Türk ordusunun yıpratmaya bir faydası olmayacaktır.15 Temmuz’un yıl dönümünde billboardları süsleyen afişlerde Türk ordusunun elbiselerini giyen hainleri temsil niteliğinde bile olsa Türk ordusunu temsil eden o kıyafetlerle asla anlatılmamalı, tasvir edilmemelidir.
Bu durum aklı selim düşünen biri ile hiçbir vicdanın ve de hiçbir Türk’ün kabul edilebileceği bir durum değildir.

Milletin üzerine kurşun ve bombalar yağdıran hainler grubu asla o elbiseyi haketmemiş!
Hain emelleri ile siyasi emellerini birleştirenler tarafından Türk ordusunun içerisine sızdırılmış, Türk ordusunun yıllarca bu grubun mücadelesini dini gerekçelerle siyasete malzeme edenlerin eseridir!!??

Yunan ordusuna bile layık görmediğimiz resimlerle Türk ordusunun düştüğü durum billboardlarda bu şekilde asla tasvir edilmemeli, bunun yerine hain FETÖ’NÜN resimleri ya da bayraklarımızla meydanları dolduran kitleler billboardlarda yer almalıdır. Unutulmamalı ki,, asker dağ da Mehmet dayı Ova da Veli emminin, bahçe de Ayşe teyze’nin okulda Aybüke öğretmenin, adliye de Dursun dayının evlatları, sınıfta gelecek gözleyen gözleri ışıl ışıl Işılay kızın ya babası ya dayısı ya da amcasıdır. İşte resmettiğiniz dünyaya servis ettiğiniz o üniforma Milli mücadelenin, Atilla Han’ın, Kut-ül Amare zaferinin yazan Ali İhsan ve Halil Paşalar’a Çanakkale destanını yazan Mustafa Kemal’e yapılan bir ayıp olarakta yer alacaktır.
Tarih gerçekleri yazar…
Bu gün aydınlatılamayan her gerçeğin bir gün mutlaka gün yüzüne çıkacağı günde olacaktır.

Bu tarihte yazılacaktır!
15 Temmuz destanını yazanlar, ordusuna karşı değil hainlere karşı güç birliği etmiş halkın inancı, halkın iradesi ordusunun sağduyusu ile hainler emellerine ulaşamamıştır. Bu coşku siyasi emellere, siyasi düşüncelere mahkum edilemez! 15 Temmuz’u destanlaştırmak istiyorsak ayıran değil birleştiren dile de ihtiyaç olduğunu unutmayalım. Haini sevindiren en büyük olgu,, ayıran diller, bölünen kutuplaşan kitleler, katledilen demokrasi ve hukuk olacaktır!
Bu gün cumhurbaşkanı milyonların toplandığı o alanda muhalefete yüklenerek sadece toplumdaki ayrıştırmayı körükler..Oysa 15 Temmuz bir bayram havası içinde geçecekse öncelikle tüm siyasi partilere eşit mesafede duran ötekileştirmeyen bir dile ihtiyaç duyduğumuz muhakkaktır.
Muhalefet kendisine hakaret edilen ayrıştıran bir dilin kullanıldığı alana giderek kendini inkar etmiş olur.

Demokrasimizi yaşatmalı, ordumuzu güçlendirmeli, milletimizi hukuk ve demokratik kazanımlarla daha da güçlendirmeli yarınlara hazırlamalıyız.

Bu vesile ile millet ve vatan uğrunda hain darbe girişiminde şehit olanlara Allah’tan rahmet, gazi olanlara uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum. Ordusu olmayan milletin tarih, tarihi olmayanında devlet bilinci olmadığı gibi vatansıza da ordunun önemi sorulmaz! Demokrasi özlemi ile çıkılan yola 15 Temmuz; hatalarımızdan ders aldığımız bir bayram ve demokrasi şölen olması dileği ile…

MUSTAFA EKER
Başa dön tuşu