BİR RESİM, BİR SÖZ NİYETİ ANLATIR!…

Bazen konuşursunuz kimse anlamaz!
 Susarsınız bilmediğinizi düşünürler...
 Ama her şeyi de bazen bir kelime bazen bir resim bazen yaşadığınız bir anektod anlatır...
Geçtiğimiz hafta ilçemizde oldukça önemli bir kurumun seçimleri vardı. Esnaf ve Sanatkarlar odası Başkanlık seçimleri..
 Seçimlere katılmak üzere ilçemize gelen çok değerli bir başkanla hoş sohbet ettik. sohbetimiz esnasında bana gittiğim her yerde sorulan ama hep anlatmaya çalıştığım bir soruyu tekrar sordu;
- Mustafa ustam bir şey soracağım; %85 oy veriyorsunuz. Yıllardır hep iktidara çok güçlü destek sunuyorsunuz. Ama ben her sefer geldiğimde Durağan’da değişen bir şey görmüyorum. Bu kadar oy vermenize rağmen neden hizmet alamıyorsunuz?  Değişen bir şey neden yok?
Bu soruyu yine bildiğim klasik cevaplar ya da  rutin anlatımlarla anlatmaya çalıştım.  Seçimler bittikten sonra ortaya çıkan bir resim  ya da sosyal medyadaki bir paylaşım aslında anlatmak istediklerimizi tek bir resim ile anlatmıştı bile...
 Düşünce...Düşünme...
Bir özne ile diğer bir özneyi birleştirmek.. Ne anlatmak istediğiniz ya da neyi anlatttığınız!
 Veya karşıdaki insanları ne anladığı nasıl anladığını yorumlama kapasitesine sahip olmak... 
 Siz ne kadar iyi niyetli olursanız olun... Anlatımlarınız , paylaşımlarınız sizin karakterinizi, ruh halinizi ve hepsinden en önemlisi de  kişiliğinizi ortaya çıkartır...
İşte o paylaşımlar bu nedenle o kadar önemlidir ki; çevrenizi, yaşadığınız yöreyi ve temsil ettiğiniz kitleyi de  zan altında bırakabilir...    
Özellikle seçimle bir yere gelen sosyal sorumluluğu olan isimler paylaşımlarına oldukça dikkat etmelidirler. Paylaşım yaparken ortaya çıkacak nahoş durumlar  ya da subliminal verilen mesajlar aklınızdan geçeni yansıtmak yerine başka bir obje ile birleştiğinde hakarete dönüşebilir. Özellikle hayvan resimleri kullanırken nerede nasıl ve hangi hayvanı kullandığınız oldukça önemlidir.  

Yani kısacası insanların tercih hakkının olmadığiı devlet kurululuşu gibi kurumlarda siz karşınızdaki adaylara, oy veren vermeyen hiç kimseye bir kurumun ismi ile hoşgeldiniz yazılı resmin altına bir hayvan resmi konmuş gibi algıya teslim ederseniz asıl hakareti o ilçeye o ilçede o kurumun altında olan her kişiye üstelik oraya gelen tüm kişilere kurum temsilcilerine yapmış olursunuz…
Bu ilçe yıllarca ne istediğini bilmeyen, yapılması gerekenlerin yerine sadece konuşan ama icraat yapmayan iktidar gücü ile kendi cebini dolduran, önce kendisi sonra çevresi kalırsa da oy veren kesim için mücadele eden bir yapı ile bu günlere geldi. Bu ilçe hizmeti, kaldırım bina, ve ziyaretlerden ibaret sanmanın bedelini Sinop’un en geri kalmış ilçesi olarak ödüyor. Bizi yönetenler geldikleri kurumlarda; birleştirmek bir araya getirmek, istişare etmek yerine daha çok egosunu tatmin etmek insanlara hakaret etmek ve hatta yöneticileri de buna dahil ederek bir güç algısı yaratarak kişiliği ile kazanamadığını temsille kazanmak adına ilçeye en büyük kötülüğü yapmaktadırlar. Biz onların yıllardır köy, çevre ve akraba ilişkileri yumağında her dönem aynı güç algısına insanlarımızı teslim ederek, şu kadar oyu var, bu kadar boyu var diyerek bir yere taşımanın bedelini %85 oy verip hizmet alamayarak ödüyoruz. İşte o resim o zihniyetin tezahürüdür. Kişinin bilgisi yok ise söyleyecek sözü de yoktur.
Maalesef bilgi kayıp ise bir kitap okumadan, duydukları ile hayatı okuyup ve de güç ile bir makama gelenler sizi ancak yorumlayabildikleri kadarı ile temsil ederler…
Onların boş dünyasında sadece çaldıkları tenekenin yankısına akıp gidenleri seyretmeye devam ederiz…

HERKESİ İMAM HATİPLİ YAPMAK YERİNE HERKES İNSAN YAPIN!..
Diğer bir konuda uzun zamandır özellikle imam hatip kardeşlerimizden ve ilçe müftüsünün konuşmları ile ilgili gelen şikayetlerin artık ilçede konuşulmaya başlamış olmasından bahsedeceğim. Bu hafta bir cenazede ilçe müftüsünün konuşması gündem oldu.. Önce o kadar da değildir dedim. Ama maalesef gerçekmiş ve bu konuşma ilçe müftüsü tarafındna yapılmış.. Okullara gittiğimde okul müdürlerinin, bazen öğretmenlerin konuşmalarda sitem dolu olarak bana aktardıkları durumda tamda bu idi. Her konuşmada imam arkadaşların müftünün çocukları İmam hatiplere yönlendirmesi ve diğer okulları yok saymaları idi. Bu ülkenin her branşta okula ve bilim adamına ihtiyacı vardır. Bu ülkede herkesin imam olması ya da bu mesleği yapması elzem değildir amma geleceğimiz için ülkemiz için fen ve matematik bilimleri noktasında çok ihtiyacımız olduğu gün gibi aşikardır. Sayın ilçe müftümüz ve imam arkadaşlar bu ilçede diğer okullar kapandığında; nüfusumuz mu artacak? Ya da göç mü duracak? Öğretmen sayısımı çoğalacak? Herkes imam – Hatipli olduğunda doktora, bilim adamına ihtiyaç olmayacak mı? Bu ilçede bu yıl Endüstri Meslek lisesi 1 öğrenci bile kayıt yaptırmadı. Sanayi esnafı çırak bulamıyor. Siz herkesi imam hatip okullarına yönlendirmeye çalıştığınız bu süreçte esnafın durumu ne olacak? Ara elemanı kim temin edecek? İlçe Milli Eğitim müdürümüz sizin planlamanız da herkesi imam Hatip li yapmak mıdır? Bu ilçede yıllarca sağlık lisesine dışardan gelip okuyanlar vardı onlar meslek sahibi oldu. Bu gün onların çalıştığı hastanelerde imam da müftü de tedavi görüyor: Herkesi İmam Hatip li yapmak yerine herkesi düşünen insanlığa faydalı birey yapmak daha doğru bir davranış olacaktır. Bakınız ilçe de öğretmenler isyan etmeye başladı homurdanlamlar artıyor. İnsanlar camiye gitmekten korkar oldu. Ötekileştirmekten vazgeçin. Siyaset yaparak diğer partileri kötü göstererek, demokrasiyi katlederek bu günlere geldik. Şimdi de okullar arasında ayrım yaparak gençlerimizi bölmeyin aileleri çocuklarına düşman etmeyin. Sizin kadar ailelerde çocuklarının geleceğini düşünüyor. Gençler artık söylemlerden bıktı. Onları camiilerden uzaklaştırmayın. Konuşurken sevin, sevdirin ama nefret ettirmeyin. Gelin eğitimi bir ve bütün görün herkes kendi okulundan başarıya koşsun.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı mustafa-eker-köşe-yazısı.jpg
Başa dön tuşu