KİTAP GİBİ İKTİDAR!

Türkiye artan hayat pahalılığını, uçuşa geçen ama bir türlü konmaya başaramadığımız yükselen ekonomimizde ki TL’nin tüm para birimleri karşısında ki eriyişini izlerken cumhurbaşkanımız yeni bir tartışmanın içine çekti kitleleri; SÜRTÜK…
Susan Armstrong’un kendi hayat hikayesini anlattığı ‘SÜRTÜK’ adlı kitabı bestseller yapmaya niyetli..
Cumhurbaşkanımız artık zincir marketlere yol verirken onları ucuzluğun adresi olarak gösterirken son dönem halkın okuma alışkanlığını zayıf olduğunu görmüş olacak ki, dahiyane bir metotla kitap gerçeğine insanların dikkatini çekmiş durumda..

Kitabın tanıtımında yer alan şu ifadelerde benim dikatimi çekiyor en kısa sürede bu kitabın siparişini vererek okuyacağım. Ne de olsa sayın cumhurbaşkanımız ‘SÜRTÜK’ cümlesini kullanmak sureti ile önemli bir mesajı topluma iletti. Bu kitap bir sürtüğün zirveye ve mutluluğa giden yolda ki değişimini anlatıyormuş.. Tanıtımda ki o cümleler;
“O camdan plazalarda yer alan ofisime çok uzun bir yol kat ettikten sonra ulaşabildim. Bütün hayatımı kökten etkileyen hatalı seçimler yapmıştım. Bu seçimlerden bazıları fiziksel ve duygusal hayatım üzerinde yıkıcı etkilere sebep oldu. Ama bir gün, kader dediğimiz aslında bakış açısından ibaret olduğunu anladım. Bakış açımı değiştirdiğim de kaderimi değiştirmiştim. Her şeyin üstesinden geldim ve başardım! Bugün artık mutlu bir evliliğim, çok güzel bir evim ve başarılı bir iş hayatım var.”
Sayın cumhurbaşkanımız da ‘SÜRTÜK’ cümlesi ile başlattığı bu tartışma da önemli bir mesaj veriyor. Değişerek yanlış tercihlerinizden kurtularak mutluluğa gidebilirsiniz diyor… gibi geldi bana…
Önemli olan bir insana sürtük demek değildir. Onu o hayata iten yanlış tercihlere sebep olan iktidar ve temsilcileridir.
İnsanımızın en kolay bulduğu çözümdür; suçlamak yargılamak ve o yargıdan mütevellit yeni suçlular yaratmak..
Oysa hayatın temelinde bir zevkten yapılan hatalar bir de zorunluluktan doğan hatalar zinciri vardır.
Bu gün ülkemizde insanlar çocuğunu okutmak, yaşama tutunmak için devletin açtığı yolda FETÖ okullarına gitmek zorunda kaldıysa.
Yapılan tüm uyarılara rağmen MGK bildirisinde yer alan ve iktidarı uyaran bu tehlikeye karşı; bu günün iktidarı onları baştacı edip hakim savcı yapıp ülkenin gidişatına etki ettiyse.
Bu gün sadece zorunluluk nedeni ile bu yurtlarda, okullarda okuyan ama TC vatandaşı olan garip kesimin ezildiği, dışlandığı devletin görmezden geldiği, yaşama hakkı tanımadığı KHK’larla cezalandırıldığı, mahkeme aklasada benim gözümde FETÖCÜSÜN diyenlerin yönettiği bir ülkede insanın yaşam hakkına, Vatandaşlık hakkına müdahele edilirken sorumlu ‘SÜRTÜKLER’ değil ona geçit verenlerdir.
İnsanlar geçinmek için pazardan çürük topluyor, kadınlar bedenini kiraya veriyorsa,
İnsanlar üç kuruş kazanmak için sağlığında oluyor, yarını için endişe ediyorsa sorumlu SÜRTÜK değil, hakkını aramaktan aciz olmanın verdiği kendine verikenle yetinen zenginin servetine servet katıp sadaka ile toplumu beslediği iktidarları nda sosyal devlet adı altında toplumu dilenci toplum haline getirmiş olmasıdır…
SÜRTÜK okunması gereken bir kitap gibi duruyor. Çünkü değişim hayatın normalleşmesi, hak arayanların hakkına gaspedenlere karşı dik durabilmesi adına bilgilenmek önemlidir..
Unutmayın ki ayrıştıran, ötekileştiren kendi gibi düşünmeyen herkese bir tanım bulan iktidarlar; yarın size de bir tanım bulacaktır. Ama asıl olan demokrasi ve ona geçit vermeyecek kadar kültürlü bir halkın olmasıdır…

MUSTAFA EKER
Başa dön tuşu