MAĞDURUYUZ!

Öğrencilere kapılarını kapatan okullar bir süre sonra tekrara açtı. İlk yazımı hatırlıyorum “gelişmek lazım”. Okulların kapandığı gün yazmıştım haftaya bu köşeye başlayalı tam 3 ay olacak.
“ bu kafanın değişmesi lazım, durağanın ilerlemesi lazım”( ilk yazımın son cümlesi) ne kafa değişti ne de Durağan ilerledi. 3 ay önce kullandığım bu cümle 3 ay içinde şu hale geldi “ bu iktidarın ve kafanın değişmesi lazım Türkiye’nin ilerlemesi lazım”
“Bir sanatçı bir gazeteci, basın bir şey söylerken veya yazarken iki kere düşünüyorsa bu ülkenin durumu içler acısı. Basın bir ülkenin sesidir, sanattan da mahrum kalırsak tam bir hayata sahip olamayız. Basın madem bizim sesimiz o zaman neden susturuluyor?” 801 sayılı gazetede yazdığım köşede kullandığım bu söz şimdi tekrardan gündeme getirme zamanı. Tacizciler, kadına şiddet uygulayan zorba insanlar sokakta elini kolunu sallaya sallaya gezerken, Gülşen’i eve tıkan hakime sesleniyorum SİZİN ADALET ANLAYIŞINIZ BU MU?
“Şarkıcı bir televizyon programında kendisini hedef göstererek hakaret eden 3 sunucu hakkında tedbir talep etti. Mahkeme 3 sunucu hakkında Gülşen’in hakkında 1 ay süreyle konuşmama kararı verdi.”(sabah gazetesi)
İmam hatip liselerine saygısızlığı yüzünden eve tıkılan kişiye hakaret ediliyor ona bir ay konuşmama cezası. Hani derler ya “hayat buysa üstü kalsın “ sizin adaletiniz buysa üstü kalsın. Tabi gerçekten adalet diye bir şey varsa.

Eğer bir adalet anlayışı varsa biz halk olarak payımıza düşene razıyız eğer bir adalet varsa bu herkes için olsun.
“BIRAKIN ADALET YERİNİ BULSUN İSTERSE KIYAMET KOPSUN”(WILLIAM WATSON)

Umarım bir gün kıyamet kopmadan Türkiye’de adalet yerini bulur

Ölüler adalet diye bağırmaz bunu onlar için yapmak yaşayanların görevidir.
Hiçbir kadın cinayeti mağduru ADALET diye bağırmayacak ama biz yaşayanlar onlar için adalet aramaktan yılmayacağız.

Yılmayalım ki kaderi aynı olanlar için adalet yerini bulsun.

Gülşen’i tutuklayan hakim karşısına bir katil zanlısı çıksa iyi hal indirimi der az bir ceza verir. Peki bu bana göre hakarete bile girmeyen bir cümle için bu Gülşen’e reva mıydı? Sorarım sizlere.

Çocuklarımıza bir şey öğretirken doğrusuyla yanlışıyla hepsini anlatmalıyız. Ben pek bir doğrusu olmayan bu iktidarı yanlışlarıyla çok iyi tanıdım. Ben pek bir doğrusu olmayan bu adaleti yanlış kararlarıyla çok iyi tanıdım.

Türkiye. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde “bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına zarar verebilecek bir fiil, olgu, yakıştırma veya söz” olarak tanımlanmaktadır.
Gülşen sizi ne kadar onurunuzu kırmışsa artık bu cezayı hakketti.

Peki Gülşen ‘e bu cezayı veren hakim sizce kadınlara şiddet uygulayan zorbalar bu cezayı hak etmiyor muydu? Bu ülkede sizce bu cezayı bir tek Gülşen mi hak ediyordu? Yoksa diğerleri bir kişinin onuruna şerefine mi zarar vermemişti. Sizce bir cana zarar vermenin cezası hepsinden büyük bir cezayı hak etmiyor muydu?

O zaman bizim ceza kanunumuza göre mantıken bir kişinin onuruna şerefine zarar vermek bir kişinin canına kast etmekten cezası daha ağır değil midir? Benim şikayetim Gülşen’in veya herhangi bir kişinin ceza alması değil eğer bu cezayı verecek bir adalet varsa herkes için uygulanmasıdır.

“ adalet buysa üstü kalsın”

Biz adaleti adalet diye kabul edip susanlara, susturanlara karşı hep konuşacağız.

“Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin adaletli olması gerekir.” bizim ne adaletimiz kuvvetli nede kuvvetlilerimiz adaletli.
Biz hiçbir zanlının mağduru değiliz, evet biz mağduruz ama iktidarın mağduruyuz, evet biz mağduruz adaleti aramayıp susanların mağduruyuz, biz kuvvetlilerin mağduruyuz.

Medeniyet yoksulu insanların mağduruyuz…

Başa dön tuşu