MAYMUN GÖZÜNÜ AÇTI!

  1. Madde. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
    Korkuyoruz. Korkutularak susturuluyoruz. Susmamak için uğraşıyoruz ama yine de susturuluyoruz.
    Döneminde en çok dava açılan cumhurbaşkanları şöyle sıralandı:
    Erdoğan:38 bin 581
    Abdullah Gül: 848
    Kenan Evren: 340
    Turgut Özal: 207
    Ahmet Necdet Sezer: 163
    Süleyman Demirel: 158
    ( çıkan en son haber. Haberi aldığım site; cumhuriyet.com.tr)
    Türkiye deki z kuşağı olarak Konuşursak dava ile susturuluyoruz. Susarsak her türlü kriz ile baş başa kalıyoruz.
    13 yıllık hayatımda; darbe gördüm, salgın hastalık gördüm, her türlü suçu işleyip iyi hal indirimi alan gördüm, kadının hor görüldü bir ülke ve ekonomik kriz ile yaşayan bir ülke gördüm. Bir ülke gördüm ama nasıl bir ülke gördüm? Yaşlısına, kadınına, çocuğuna, gencine ekonomiden rahatsız etmeyen, yaşlısını yaşatan çocuğunu sevindiren bir ülke mi gördüm yoksa 13 yaşındaki bir öğrencinin bile ekonomiyi düşünüp, kadınını hor gören, bir şey alırken en ucuzunu arayan bir milleti olan bir ülke mi gördüm.
    İlk Cumhurbaşkanı Atatürk, 1923’te oy birliği ile seçildi. 15 yıl 12 gün ile bu görevde en çok kalan kişi olan Atatürk, 4 dönem başkanlık yaptı. Şimdi iktidarda en uzun kalan bir lider düşünün. Bir lider düşünün ki o zaman ki şartlarda bile kadınını, çocuğunu, yaşlısını düşünen o ülkede yaşayan hayvana bile değer veren bir lider düşünün. Çiftçisine, çalışanına değer veren bir lider düşünün. Şimdi size bunları kanıtlayan bu liderin birkaç sözü ve paragrafı.
  • Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. * Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar. *
    “Kılınç ve saban; bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima yenildi.” “Köylülerin gözleriyle görebilecekleri, çalışmaları için örnek tutacakları, verimli, modern, uygulamalı tarım merkezleri kurmak gereklidir.” “Bende çiftçi olduğumdan biliyorum. Makinesiz tarım olmaz
    “Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.”
    “Atatürk, hayvanlara karşı hep özel ilgi göstermiş, hatta bazılarını sahiplenerek özel olarak bakımıyla ilgilenmişti. Bunlardan Alp, sonrasında Alber ve birçok kitapta bahsi de geçen Foks adındaki köpekleri Atatürk’ün yanında sadık dostları olarak tarihteki yerini aldı.”
    Şimdi bu ülkeyi bir daha düşünelim normalde olması gereken zamanın ilerledikçe ülkemizin de ilerlemesi lazım. Biz ise zamanın bizi köreltmesine izin veriyoruz. Tek zamanın değil iktidarında bizi köreltmesine, cahil yapmasına, bizim milletimiz bilmiyor demesine izin veriyoruz.
    Düşüncesini söyleyene dava açılan, Atatürk ün meclisinde onun yaşattığı ülkede Türklerin Atasına ATATÜRK e laf eden bir iktidarın altında yaşayan bir ülke.
    Anayasamızın 4. maddesinde laiklik ilkesi, değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez temel nitelikleri arasında sayılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin hedefi çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmaktır. Ben öyle bir ülkede yaşıyorum ki hedefine varamayan bir ülkede yaşıyorum. Daha her ülkede olan lailkliği bile uygulayamayan bir ülkede yaşıyorum. Çünkü bizim iktidarımız laikliği görmezden geliyor.
    Bir sanatçı bir gazeteci, basın bir şey söylerken veya yazarken iki kere düşünüyorsa bu ülkenin durumu içler acısı. Basın bir ülkenin sesidir, sanattan da mahrum kalırsak tam bir hayata sahip olamayız. Basın madem bizim sesimiz o zaman neden susturuluyor? Çünkü onlarda biliyor bu kişiler konuşursa onlar bulundukları seviyeden düşecekler. Ama kusura bakmayın ki maymun gözünü açtı açmayana da açacak yakındır.
    Ben biliyorum ki maymunun gözünü açması da yakındır. İktidarda olanın pistten alınması da yakındır. Pistte kim çıkar bilmem ama pistten inenin merdivenleri de alınacağı kesindir.
    Ben susmuyorum, susmayacağım. Çünkü istiyorum ki ben ve beni gibi bir sürü çocuk yaşlı genç diğer ülkelerdeki kadar rahat, huzurlu yaşasın.
    “Güneşsiz büyüttüm ben, içimdeki çiçeği” sıkıntıyla krizle büyüttüm ben içimdeki çocuğu.
    Çocuk sadece benim içimde büyüdü dışımdaki çocuğu öldürdüler. Dışımdaki çocuğun katili iktidar İktidara susanlar. İktidarı savunanlar. İktidarın gözünü boyadığı insanlar. Acaba bu insanlar o boyanın kalitesini ne zaman görecekler. İçimdeki çocuğun merak ettiği sorunun cevabını acaba hangi zaman verecek?

İktidar tüm ülkenin sorunlarını göz yumuyor, görmezden geliyor, susuyor. Gördüklerini düzeltmiyor, duyduklarını sorgulamıyor, sesiz kalıyor. Ama Ben susmuyorum, sende susma, sizde susmayın. Biz susmuyoruz onlar duymuyor. Biz susuyoruz onlar dinliyormuş gibi yapıyor. Sende ne olursan ol çocuk, yaşlı, genç susma susturulma biz bugün susarsak yarın susturulacağız, susmak zorunda kalacağız. Yapmayın bize bunu. Bu ülke bu millet bunu hak etmiyor. SUSMUYORUZ, SUSMAYACAĞIZ.

Başa dön tuşu