SANSÜR YASASI TEPKİLER ÜZERİNE ŞİMDİLİK GERİ ÇEKİLDİ…

Gazeteler toplumun sesi vicdanların aynasıdır. Demokrasinin sahibi çok sesliliğin vazgeçilmezidir.
Artık bu ülkede 7. Sınıfa giden çocuklar bile ekonomi yazmaya başladıysa durum içler acısıdır. Özellikle istirham ederim ki; gazetemizin köşesinde yayınlamaya başladığımız ‘ÖĞRENCİ KÖŞESİ’ni okumanızı tavsiye ederim. İmla hatalarını ve cümleleri pek fazla düzeltmiyoruz. Gönlünden geçtiği gibi yaşadıklarını kaleme alan geleceğin belki bir yazarı belkide yaşadıklarına isyan edip bu ülkeyi terketmeye hazırlanan bir çocuğun hayal dünyasının nasıl yıkıldığını, anne ve babasına nasıl yardımcı olmaya çalıştığını okuyacaksınız.
Yazılarına müdahil olmuyoruz.. Şimdilik dezenformasyon tehdidine maruz değiliz.
Yorumla ceza kesilme yasası şimdilik rafta..
Ama şimdilik….
22 Haziran’da TBMM’ne getirilmek üzere komisyondan geçen gazetecilerin ‘SANSÜR YASASI’, Cumhur İttifakı’nın ‘BASIN YASASI’ adını verdiği dezenformasyon yasası gelen tepkiler üzerine görüşmeleri ertelendi.
Geçtiğimiz hafta bu köşede gündeme getirdiğim ve oldukça tehlikeli olan
MADDE 217/A- (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Fıkrası yeniden değerlendirilecek
Aynı maddede 2. Fıkra olan
(2) Suçun, failin gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.”
Madddesi ise tamamen yasadan çıkarılıyor.
Çünkü; gazetecinin anayasa gereği ve şeffaflık gereği kendisine gelen bilgileri devlet güvenliği olmadığı sürece muhbirini açıklama zorunluluğu yoktur ve yasalarla güvence altına alınmıştır.
5187 sayılı Basın Kanunu’nun “Haber kaynağı” başlıklı 12. maddesine göre, “Süreli yayın sahibi, sorumlu müdür ve eser sahibi, bilgi ve belge dahil her türlü haber kaynaklarını açıklamaya ve bu konuda tanıklık yapmaya zorlanamaz.”
Hükmü yer alırken bu yasa ile anayasaya rağmen gazetecinin ceza oranı arttırılmak sureti ile haber kaynağını açıklamaya zorlanmakta idi.
Komisyonda gazetecilerin, gazete örgütlerinin, hukukçuların, muhalefetin önerilerini dinlemeyen AKP ve MHP bileşeni vekiller tasarıyı TBMM’ne sundu. Yasanın TBMM’ne gelmesine saatler kala Türkiye’nin dört bir yanından gelen gazeteciler, gazete örgütleri ve muhalefetin milletvekilleri ile şahsımında üyesi bulunduğu Sinop 15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti’ TGK konfederasyon öncülüğünde Ankara Ulus’ta Atatürk heykeli önünde buluşarak yasayı protesto ettiler.
Geleceğimiz için ‘ÖĞRENCİ KÖŞESİ’ adı altında yazan ama ismini vermediğimiz, korkuları endişeleri olan gençliğin özgür bir düşünce ile yazması adına Ankara’daydık… Orada bulunmaktan bize miras bırakılan ‘HABER KUTSAL, YORUM HÜRDÜR’ düşüncesinin yaşaması için meydandaydık.
Gençlerin sosyal medyada, whatsapp’ta yazdıklarının yoruma dayalı olarak ceza almaması, paylaşanın cezalandırılmaması için oradaydık..
Bu gün güç sahibi olanların ve onu destekleyenlerin yarın iktidar el değiştirdiğinde bugün olduğu gibi yarında o günün iktidarına yaranmak için yorumla cezaya maruz kalmamaları için meydandaydık. Yüreğini ortaya koyan tüm gazeteci dostlarımıza konfederasyona ve Sinop 15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti’ başkanı sayın Cengiz Demirel’e ve yönetim kurulu üyelerine, ilandan çok gelecek için koşan gazetecilik onurunu ayaklar altına düşürmeyen tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. İktidar partisinin sağduyulu vekillerine yasanın geri çekilmesine katkı sunan milletin vekillerine, eyleme destek veren, katılım gösteren bizimle o meydanda olan tüm vekillere de teşekkürü bir borç bilirim. Şimdilik sağduyu kazandı, memleket kazandı, millet kazandı, gelecek kazandı. ..
Umarım ve dilerim ki; bu yanlışta ısrar edip tekrar bu SANSÜR yasasını meclise getirmezler…..

MUSTAFA EKER
Başa dön tuşu