ASIL GÜÇ ELİNDEKİ SİLAHIN ETKİSİ….

Ülke olarak zor bir dönemden geçiyoruz…
Tarafsızlığımızı korumak zorundayız…
Yüzyıl önce bu günleri gören Biri ülkenin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK, diğeri 2. Dünya savaşında ülkemizi savaşa sokmayarak çocuklar babasız büyümesin diye büyük bir diplomasi mücadelesi yürüten İsmet İnönü…
Bu iki komuytan ı ve liderin ömürlewri cephelerde geçmiş savaşın ve yıkımlarına ne olduğunu en iyi bilen ve gerekmedikçe savaşılmamsı için için büyük bir siyaset güden lider…
Lozan’la Anadolu’yu vatan eden, Montrö ile
Geleceğimize ışık tutan bu günlerin mimarı 2 lider….
Düne kadar Lozan’a hezimeti Montrö’ye ihanet diyecek kadar sosyal medya da veryansın edenler Rusya – Ukrayna savaşı ile Möntrö antlalşmasına sarılmış en ince ayrıntısına kadar uygulanacağını belirtmeye başlamışlardır. Montrö boğazlare sözleşmesi uluslararası geçerliliği olan Karadeniz’e sınır tüm ülkelerin imzası bulunan boğazlardaki durumu net belirleyen Türkiye’nin savaş durumunda çizeceği rotayı belirleyen en büyük güvencedir…

Gelelim Rusya Ukrayna savaşına..
Savaşın ne olduğunu bilmeyen sadece mermi atmak kurşun sıkmak sananlar, bu günlerde ‘ABD ve AB’ne güvenenler yalnız kalır bak nasıl da ortada bıraktı’ diyerek bir kısmı Rusya ya destek vermekte bir kısmı da Rus mezalimini kınamaktadır.
Ama asıl olan düşünmek devlet sorumluluğu insan hayatını önemidir. Batı ile doğuyu ayıran en keskin çizgi budur. Doğu da insan yaşamı bazı bölgelerde kaderci bir anlayışla yok sayılırken batıda devlet politikası insan hayatını yaşamın merkezine oturtur. Okullarında sokaklarında insan ve doğa içiçe geçmiştir. Yaşam kutsaldır. İnsanı öldürseniz bile yaşama hakkı nedeni ile AB ülkelerinde idam bu nedenle uygulanmaz… Bu doğrudur yanlıştır tartışılır.
Bu konu ile ne alakası var diyeceksiniz.. Şöyle ki; bu gün insanlığın insanlıktan çıktığı bir süreci yaşıyoruz. Aklı başında, düşünebilen, yaptırımlarla sonuca gitmeye çalışan devlet bilincine sahip insana ve dünyaya borçlu olduğunu hisseden yöneticilewri ihtiyacımız var. Çünkü; başlayacak bir savaş sadece bombaların atıldığı bölgeleri değil geneli etkileyerek insanlık tarihinin en korkunç sonuçlarına sahne olacaktır. Nükleer bir savaş kaç milyon insanın öleceğini ya da sakat kalacağını doğacağını dünyanın bu felaketi nasıl atlatacağına dair bir senaryo bile hazırlayamamıştır. Sonuçları tüm insanlığın yüzyıllarca hatırlayacağı bir felaketin başlamasına da sebep olabilir.
O nedenle aslında ABD ve AB şu ana kadar yaptırımlarla aslında Ukrayna’nın sonuna kadar arkasında durmaktadır ve dünyanın gördüğü en büyük izolasyonunu Rusya’ya karşı uygulamaya sokmuştur. Ama karşınızdaki güç nükleer bir güç ve imparatorluk hayalleri kuran Rus çarlığına özenmiş bir tek adam olup nasıl bir tepki vereceğini kestirmek oldukça zordur. O nedenle aslında insalık bir sınav vermekte medeniyet dediğimiz tek dişi kalmış canavara karşı ne yapılabilir? Bu sorgulanmaktadır.
Ve bence en doğrusu yapılarak Rusya’nın halkı ile bu sorunu çözme girişimi en doğru hareket olacaktır. Üstünüze gelen kasırgaya karşı kasırga yaratmak kasırgayı büyütür şimdilik Kasırgayı güvenli Bölgeden izlemekte fayda var…
Savaşı bilmeden, çatışmayı yaşamadan ölümü hissetmeden, karşındakinin gücünü görmeden ve sonuçları hakkında analiz yapmadan kuru sözle devlet yönetenler devletsiz kalır.. Dünya elinizde olan silahlara değil onların küresel ölçekteki etkisi oranında size nasıl müdahele edeceğine karar veriyor.
1.5 milyara yaklaşan Hindistan 220 bin nüfusua sahip Pakistan’ı bir kaşık suda boğacak amma elindeki nükleer güç dengeleri bozuyor.
Bu savaş büyüyecek umarım ve dilerim ki insanlığın sonu olmasın…

Başa dön tuşu