DURAĞAN MI? YOKSA DURAN SİYASİLER Mİ?

    Değerli okurlar bu hafta nur topu gibi yeni bir tartışma konumuz oldu..
 Ne mi?
    İlçeni ismi Durağan’ı, DURAKHAN yapalım mı? Yapmayalım mı?
     Anketi...
     Valla ne demeli, iyi bir başlangıç..
     Ahmet başkan da baktı işler iyi gitmiyor iş Allah’a kaldı perşembe günleri hoparlörden okunan  pazar duası le esnafı ve ilçeyi kurtarmaya niyetlendi ama sonuç 24 000 olan nüfus 15 binlere kadar indi..
     Mevcut başkan da aynı AKP iktidarı gibi toplumun önüne suni, bir gündem oluşturdu.. Peşinden koşacağız...
    Olur ya da olmaz onda değilim...
     Allah var, oldukça iyi bir performans gösteriyor başkan.. 
    Sonuç alır mı? Alamaz mı? Bunu da zaman gösterecek...
     Ama şu bir gerçek ki;  kahve dedikodusu söylemi ile devlet algısı olmaz..
Hee ki devletin üst makamlarının tasarruf tedbirleri çerçevesinde çok sıkı uygulamaya gidiyoruz dediği dönemde bu hiç olmaz...
     Gelelim  ismimiz olan Durağan’a Osmanlı da kullanılan  mevcut Türkçemizde de kullandığımız DURAĞAN ismi oldukça hoş, kulağa iyi gelen bir ses tonuna sahip ve kullanımı basit öz Türkçe den bir sözcüktür..
    TDK DURAĞAN’I ;
Sıfat: Yerini değiştirmeyen; hareketsiz, sabit
Sıfat, mecaz Etkin olmayan, gelişmemiş.
Sıfat, fizik Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen.
    Olarak tarif eder....
    Bu tarifler  hakaret içermez durgunluğu ifade eder.. Toplum içerisinde yabancılaştıran ya da hakaret vari bir sözcük değildir; DURAĞAN...
    Kullandığınızda sessizliği sakinliği de ifade eder...
İlçemiz adını Durakhan’dan almış olsa da sessiz sakin dinlenebilecek bir yer olması hasebi ile DURAKHAN’ın ötesinde bir anlam ifade eder.. Yani sessizlerin, durgun insanların, temiz insanların kenti olarak da lanse edilebilir.
     DURAĞAN ekonomik olarak stabildir ve tüm ekonomi kanallarında kullanılan önemli bir terimdir.  Oysa bizim hareketimiz hep kaybetmeye yönelik siyaset yüzünden; ilçemize yakışır politikalar geliştirememenin,  ismimizi doğru kullanamamanın velhasıl beceriksizliklerimizin eseridir. Yani kısacası bizi ne nüfusumuzu, ne ekonomimizi stabil tutabildik isim güzeldi ama hareketimiz ve yönetenler ismi ters yönde hareketli kıldılar.
 Keşket Durağan 1990’ların başı 1980’lerin ortalarına kadar hareketli bölgenin cıvıl cıvıl olan ilçesi olarak kalabilse idi..
 Zihinler  değişmese sinemaları olsa yine Gökırmak’ın kenarında  çay bahçesi, Şahintepesi’nde halkın gidebileceği ekonomisi uygun sosyal tesisleri olabilse idi..
     Yine  belediyenin altında birilerine peşkeş çekilmeyen düğün ve nişan salonu belediye de kalabilse idi..
    Ya da İkiz göletleri belediye işletecek kadar cesaret sahibi olup vatandaşa hizmet edebilse idi..
     Tarihi Durakhan caminin dibinde düğün salonu oarak kullanılmasına müsaadene kadar kültür merkezi  ya da bir kütüphane, bir alışveriş merkezi olarak hizmet vermesini sağlayacak bir düşünce ilçeye hakim olabilse idi..
     Bu gün bu ilçeyi yönetmeye talip olanları yetiştiren bu ilçede iş bulamayıp  gurbete giden bir zamanlar merkez ilkokulunun bahçesinde koşup oynayan liselerde sıralara, sınıfları sığmayan öğrencileri bu ilçede tutacak kadar becerikli olabilse idik  zaten o zaman  isimde size yük olmazdı..
    Kısacası gurbette iş vererek ilçeden gönderen biz, esnafının 3 harflilere yok ettiren biz, çeltik üreticisini perişan eden eklemez hale getiren biz.. Köyde ürettiğini satamayan gencine iş bulamayan bir zamanlar hayvancılıkta 20 bin büyükbaş besleyen köylerin mlına sahip çıkmayan, 1200 üyeli TOPRAK SU kooperatifini yönlendirme ticaretin merkezine çekme becerisini gösteremeyen biz,  belki de en masum olan sadece dinleyen, doğal durgun DURAĞAN ismine suç bulacak  kadar sorgulamaktan yoksun isek zaten bu bitmişliğimizin işaretidir.
    Önce zihinleri değiştirelim Bu ilçe tari,katların  cemaatlerin mi olacak yoksa  bireye değer veren gelişmişliği, sorgulamayı referans kabul eden gençler mi yetiştirecek..  Milliyetçiliği ve muhafazakarlığı toplumsal baskının unsuru haline mi getirecek! Yoksa aydınlanmayı çağın gereklerini yeni nesillere aktarmayı, onların gelişen dünyadan hak ettiği payı alması gerektiği hususunda eylememi geçecek?
    Bu sorulara cevap bulmadan, zihniyet değişmeden  ismini Uzay’da koysanız  DURAĞAN’ı geçemezsiniz...

    Velhasıl kusur isimde değil bu ilçeyi yönetmeye talip olan siyasette siyasetçide kısacası bizde.. Kendi menfaatlerimiz için koca bir ilçeyi ateşe atmışız; bir kısmımız BOYABAT’a suçlar bir kısmımız isme takılır, bir kısmımızda gurbettekilere... İnanın bunların arasında en masumu en durgunu ve güzel Türkçemizde var olacak olan DURAĞAN’dır. Durakhan bir ilçeye isim olmaz dilde söylenmesi kolay değildir. Yazılımlar değişecek navigasyonlar yenilenecek haritalar değişecek ,kurum tabelalar, esnaf kaşeleri kısacası bir çok şey değişikliğe uğrayacak.. Beliki de 3 ya da 4 yıl insanlar navigasyonlarda DURAKHAN’ı bulamayacak bile... 
    DEĞER mi  varın siz düşünün
    DURAĞAN; Durağan’a köylerden göç gelmeden önce Durağan ırmak kenarında yaylalarda yaşayan çeltik ekip geçimini temin eden birbiri ile akrabalık ilişkileri güçlü olan  bir yerken kendine yetmiş bunca insana bu isimle ev sahipliği  yaparken köylerden gelenlere kucak açmış DURAĞAN ismi dün yük olmamış da bu gün birilerine neden yük oluyor? Ya da ne anlam yüklediniz de dedelerinizin babalarınızın bildiği isme bir suç isnat ederek gelişmenize engel olduğunu düşünüyorsunuz. Oysa geçmişte aynı isim SİNOP’un 2. Büyük ilçesi;  isminden ve adından söz edildiğinde SİNOP’un ayağa kalktığı bir ilçe iken bu hale getiren bizler; o masum isme suç bularak geçmişteki başarı ile temsil edilmiş bu ilçenin ismini duyurmuş DURAĞAN olmasını sağlamış isimlere hakarettir. Geçmişimizi hiç bir başarısızlığımızla silemeyiz. Başarısız olan DURAĞAN değil bizleriz.. 

    2004 yılında Bizimkaradeniz gazetesi’nde yazdığıma makalede  başlığımda buydu;
    “DURAĞAN MI? YOKSA DURAN SİYASİLER Mİ?
     İşte o yazıdan satırlar düşünmeniz dileği ile...
    “Yerel seçimler yaklaşırken Belediye başkan adaylarının kendilerine yeni bir profil oluşturmaları geleceğe bakmaları gerekmektedir.
    Bunu neden mi söylüyorum?
    Benim kendi ilçem olan Durağan yıllardır ileriyi göremenin içeride farklı dışarıda farklı bir bakış açısının oluşması yüzünden kendi kabuğunu kıramamış, Sinop’un 2. büyük ilçesi olmasına rağmen sosyal alanda gelişememiş, kısır döngülerle ufuksuzluğun boyutlarını gelecek nesillere aktarmış, devamlı küçülen, esnafıyla genciyle umutsuz bir kent haline dönüşmüştür. Bunun sebeblerini benim gibi herkes bilmesine rağmen yarınını görememenin bu işi iktidar ve güç meselesi haline getirenlerin söz sahibi olmasını istemesinden kaynaklandığını bilerek okey demelerinden geçiyor. Hz Mevlana-nın bir sözü vardır “ ne insanlar gördüm üzerinde elbise yok içinde insan var. Ne insanlar gördüm üzerinde elbise var içinde adam yok” sözü günümüz siyasetine uyarlandığında “ ne başkanlar gördük partisi iktidar değil icraatı var, ne başkanlar gördük iktidarı var icraatı yok” denilebilir. Ne demek istediğime gelince; bu iş iktidar işi değil, bu iş para pul meselesi değil, bu iş bir sevda işi gönül işi ileriyi görme ve hayata geçirme işidir. Evet sevgili okurlar, yeni bir seçime doğru gidiyoruz. Başarıyı yakalamak insanların neye yatırım yapacağına bağlıdır. Geçmişte ve bugün iktidarı paylaşanlar bu ülkenin geleceğini oluşturan insanlara yani genç nesile hiçmi hiç söz hakkı vermemişlerdir vermeyi de düşünmüyorlar. Çünkü; onlar bu işi herkesten iyi biliyorlar. Bunu kısa bir örnekle açmak istiyorum; şöyle düşünün 24 yaşında işsiz bir gencin evinin önüne belediye asfalt döküyor kaldırım yapıyor. Bu asfalt dökme ve kaldırım evin büyüğü olan 45-50 yaşındaki insan için belediye başkanı ne kadar çok çalışıyor düşüncesini doğururken genç için hiçbir anlam ifade etmiyor, çünkü o okumuş kültür düzeyi yükselmiş artık kaldırım ve kanalizasyon işlerinin belediyenin doğal görevi olduğunu biliyor. O artık kendisi ve geleceği için bir yatırım yapılıp yapılmadığına bakıyor. Ona artık sosyal tesisler, iş ve aş vermeye yönelik gelecek vâad eden projeler lazım. O bunun farkında olarak yapılan kaldırımı önemsemiyor bile... Ya büyükler onlar için yıllarca görmedikleri köyden şehire dönüşen ilçelerinde kaldırım çok şey ifade ederken göçün sebebini sorgulamıyor. Aile huzurunun neden kaçtığını anlamıyor,çocuğunun kahvede harcamış olduğu paranın hesabını yaparak “ oğlum ne işin var kahvede gecenin bu saatine kadar ne yapıyorsun sokaklarda” diyerek kavganın başlangıcını yaparken kendini hiç mi hiç sorgulamıyor. Dün oy verdiği insanlar oğlu için ne yatırım yapmış veya ne yapmayı düşünüyor, gelecek için projeleri nedir? değerlendirmeden sadece günü kurtarmak için verilen oyların bedelini hem kendisi hem ülkemizin geleceği olan çocuklarıyla kavgalı ve huzursuz bir aile ortamında sorunlar büyüyüp gidiyor.

    Benim ilçemde kahve sayısı oldukça fazladır. Nedeni; bugüne kadar hiç kimsenin bu gençliğin hali ne olacak? diye sormamasının sonucudur. Gençlik bugün gelecekten umutsuz, siyasetin kısır döngüsünde benim partim senin partin kavgasını vermektedir. Yıllarca siyasi iktidar koltuğunu işgal edenler yine bugün sahnede. Kendi imkan ve bütçeleriyle Durağan’a hizmet etme şansı olanlar bile bugün Durağan’ı kurtarmak adına siyaset sahnesindeki yerlerini almaya başladılar. Durağan’da bu gün sanayi olarak 3 baca ya tüter ya tütmez. Bunlardan biri şeker fabrikası, diğeri cam mozaik ve un fabrikasıdır. Pirinç fabrikaları devamlı istihdam sağlayan tesisler olmadıkları için onları yazamıyorum. Durağan yine bir kısır döngünün içine girmiş o yıkılsında nasıl olursa olsun mantığının pençelerine teslim edilmiştir. Getirmek istediğiniz insanlar Durağan’a Durağanlıya ne vaad ediyor? hesaplayan hiç kimse yok gibi görünüyor! Bir çok aday gibi sadece iktidar partisinden aday olmak uğruna aday adayları ortaya çıkarak adayız diyorlar. En büyük güvenceleri kendileri değil iktidarın gücü gibi görünüyor. İşte burada durulması gerekir. Durağan çok iktidarlar gördü. Bu iktidarlar Durağan’a ne verdi? Yoksa verdiler de verdiklerini biz mi görmüyoruz! “ 
    Diye sormuştum... 
    Aradan yıllar geçti... Yine döndük isme takıldık.. Herkes kusursuz bir tek kusur DURAĞAN ismin oması... Alay konusu oluruz..
Kimseye kendimizi açıklayamayız...  
     Hadi hayırlısı.... İsmi değişse DURAĞAN güzel isim DURAKHAN telafuzu zor bir isim o nedenle benim yine DURAĞAN demeye, hem geçmiş için hem gelecek demeye devam edeceğim... 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.