Sinop 15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti ve Sinop Üniversitesi işbirliğiyle oluşturulan ve Sinop başta olmak üzere ulusalda ve yerelde yakalanan fotoğraf karelerinden oluşan sergi törenle açıldı.
Sinop Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle açılışı yapılan sergide; hain darbe girişimi sırasında Vitrinhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serhat Özşahin ve gazete çalışanlarının objektifine takılan fotoğraf kareleri de yer aldı.
Açılış törenine; Vali Erol Karaömeroğlu, AK Parti Sinop Milletvekili Dr. Nazım Maviş, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ferhat Kuran, İl Emniyet Müdürü Tarıkhan Çetiner, Sinop 15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cengiz Demirel ve kurum müdürleri katıldı.
Törende konuşan Sinop 15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cengiz Demirel, hain darbe girişimi sonrası 15 Temmuz Destanı konulu serginin Türkiye’de ilk kez Sinop’ta açıldığını anımsattı. Türkiye genelinde darbe girişimi yaşandığını kavradığı andan itibaren sokaklara dökülen ilk şehir olduğunun da altını çizdi.
15 Temmuz’un neden yaşandığıyla ilgili konuşan Demirel, “Öğretmen Asteğmen Kubilay’ı bu topluma anlatabilmiş olsaydık 15 Temmuz’lar yaşanmazdı. Ankara’nın ortasında Genel Kurmayı kendi teşkilatıyla vurmaya cesaret gösterenlerin varlığı 1025’de 4.5 ay süren bir ayaklanma ve Menemen olaylarında bir asteğmenimizin kafasını kesip Menemen sokaklarında gezdirenleri tanıyabilmiş olsaydık Cumhuriyet tarihimiz boyunca belki 15 Temmuz’u yaşamamış olabilirdik diye düşünüyorum” dedi.
AK Parti Sinop Milletvekili Dr. Nazım Maviş ise “27 Mayıs’ta darbe yapıldığında dönemin siyasetçilerini, başta başbakanı olmak üzere bakanlarını yağlı ilmeğe gönderen uyduruk kararlar karşısında milletimiz yüreğinde gerçekten bir acı hissetmiş, ancak acısını sadece kendi yüreğinde yaşamıştı. Diğer darbelerde de benzer tabloyla karşı karşıya kalmıştık. Ama 15 Temmuz’da darbeye muhatap olmuş olan Cumhurbaşkanımız milletiyle beraber meydanlarda direnişin öncüsü oldu. Lider kayanın arkasına saklanmayınca millet de onun arkasından koşarak darbeye karşı büyük bir mücadele verdi. Sinop’umuzda da çok erken saatlerde darbeye yönelik stratejik bir nokta olmamasına rağmen milli egemenliğe, demokrasiye, Cumhuriyetin değerlerine bağlılık açısından bütün hemşerilerimiz burada meydanlardaydı. Hafızalarda geçmişin izleri silinebiliyor, hatıraları canlı tutmak açısından bu etkinliği oldukça önemsiyorum’’ ifadelerini kullandı.
Vali Erol Karaömeroğlu, basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından olduğunu vurgulayarak “Ülkemiz tarihinin en acımasız, hain ve alçak FETÖ darbe girişimi 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanmıştır. Başkomutanımız Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın feraseti, liderliği, dik duruşu, milletimizin cesareti ve kahramanlığıyla yeni ve güçlü bir Türkiye sabahına uyanabildik. Dünyanın en güzel milletine sahibiz. Bugün de millet sayesinde Türkiye Cumhuriyeti ayaktadır ve sonsuza dek öyle kalacaktır. Dünyada hiçbir millet yoktur ki, vatanın her karış toprağını şehitlerine yatak, al kanını da gönderine bayrak yapsın. Bu yüce Türk Milleti’nin onurudur gururudur.
15 Temmuz gecesi FETÖ terör örgütü tarafından milletin iradesine, milletin kendisine, demokrasisine, seçilmiş Cumhurbaşkanına ve hükümetine hain bir darbe girişiminde bulunuldu. O gece milletin muhteşem bir direnişi söz konusuydu. Türkiye bu muhteşem direnişle 16 Temmuz sabahına uyandı.
Bu şanlı uyanışın, 15 Temmuz Direnişinin 6. yıldönümünü İlimizde çeşitli etkinliklerle kutlayacağız. Bu etkinlikler kapsamında Sinop Üniversitesi, Anadolu Ajansı Sinop Bürosu ve 15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti tarafından hazırlanan, 15 Temmuz gecesinde yaşananları unutmamak, gelecek nesillere unutturmamak adına, Anadolu Ajansımızın ve yerel basın mensuplarımızın o gün çektikleri bazı fotoğrafları burada sergileyeceğiz.
Tarihi boyunca, kanıyla, canıyla, yüksek cesareti ve kahramanlıklarıyla, içeride ve dışarıda hiç bir düşmana fırsat vermeyen aziz milletimiz, bu hain darbe girişimine de aynı cesaret ve kahramanlıkla geçit vermemiştir.
Milletimiz o gece, hem tüm dünyaya demokrasinin nasıl savunulacağını göstermiş, hem de bu toprakların hiç bir güç tarafından zapt edilemeyeceğini, baskıyla şekillendirilemeyeceğini, hiç bir hain planın veya onların maşalarının karşısında boyun eğmeyeceğini, kanı ve canı pahasına büyük bir destan yazarak göstermiştir.’’ ifadelerine yer verdi.






