Sinop’un Boyabat ilçesinde kurulması planlanan iki ayrı maden ocağı projesine karşı çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları güç birliği yaptı. Boyabat Atatürkçü Düşünce Derneği ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, çevreciler maden sahası projesine karşı ortak tavır alarak “Boyabat’a katkı değil, zarar getirecek bu projeye dur demek için buradayız” mesajını verdi.
Toplantıya Boyabat Çevre Platformu (BOY-ÇEP), Sinop Nükleer Karşıtı Platform, Boyabat Çevre Derneği, TEMA Sinop İl Temsilciliği, Veteriner Birliği, Şairler ve Yazarlar Derneği, Sinop Dernek Başkanları ve çok sayıda çevre gönüllüsü katıldı. Katılımcılar, maden projelerinin çevresel, tarımsal ve toplumsal etkilerini ayrıntılı biçimde ele alarak Boyabat’ın doğal dengesinin korunması için ortak stratejiler geliştirdi.
Toplantının ana gündemini, planlanan maden ocaklarına ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçleri ve bu kapsamda yürütülen İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantıları oluşturdu. Çevre örgütleri, bölgedeki tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının maden faaliyetlerinden olumsuz etkilenmemesi için hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Boyabat Çevre Derneği ve BOY-ÇEP adına açıklama yapan Bilal Tığlı, çevrecilerin süreci yakından takip ettiklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Yapılacak iki ayrı maden ocağıyla ilgili süreçleri adım adım izliyoruz. Bunlardan biriyle ilgili 22 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen ÇED toplantısına katıldık. Orada güçlü ve bilimsel bir savunma yaptık. Bu sayede süreç 3 ay ertelendi. Diğer maden ocağıyla ilgili ise dava sürecimiz hâlen devam ediyor. Şimdi ikinci bir ÇED toplantısı yapılıp yapılmayacağını değerlendiriyoruz ve buna göre yol haritamızı belirliyoruz.
”
Tığlı, Boyabat halkına da birlik çağrısında bulunarak, çevre mücadelesinin yalnızca sivil toplum örgütlerinin değil, tüm bölge halkının sorumluluğu olduğunun altını çizdi:
“Bu proje Boyabat’a hiçbir katkı sağlamayacak. Aksine doğayı, tarımı ve yaşam alanlarımızı olumsuz etkileyecek. Biz gelişmeye değil, yıkıma karşıyız. Tüm Boyabat halkını yanımızda görmek istiyoruz. Ne yazık ki merkez idareden beklediğimiz desteği göremiyoruz ama biz mücadelemize tamamen yasal yollarla, kararlılıkla devam edeceğiz.”
Toplantıda ayrıca, bölge halkının bilinçlendirilmesine yönelik bilgilendirme toplantıları ve saha gezileri düzenlenmesi, yürütülen dava süreçlerinin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması kararlaştırıldı.
Çevre örgütleri, Boyabat’ın doğasının korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorumluluğu olduğunu belirterek ortak bir açıklamayla sözlerini noktaladı:
“Biz bu topraklarda nefes alarak büyüdük, çocuklarımız da aynı havayı soluyabilsin istiyoruz. Doğaya ve yaşama zarar verecek her türlü faaliyete karşıyız. Boyabat’ın geleceği için mücadele etmeye devam edeceğiz.”




