YEREL
Yayınlanma : 16 Eylül 2026 12:03

Durağan en son haber'in yazarı Nizamattin GÜMÜŞ'ten gazetemiz imtiyaz sahibi Mustafa EKER'e destek yazısı geldi işte o yazı;DOĞRUYA DOĞRU DIYEBILMEK

Durağan en son haber'in yazarı Nizamattin GÜMÜŞ'ten gazetemiz imtiyaz sahibi Mustafa EKER'e destek yazısı geldi işte o yazı;DOĞRUYA DOĞRU DIYEBILMEK

Durağan En Son Haber sayfasında siyasi polemiklerin gölgesinde kalmak yerine, daha çok hayatın içinden, insana ve sokağa dokunan yazılar kaleme almaktı niyetim. Ancak şartlar bazen insanı öyle bir eşiğe getiriyor ki yanı başımızda olup bitenlere kayıtsız kalmak mümkün olmuyor. Dünyaya bakışımız bir parça farklı olsa da Mustafa Eker’in hazırlayıp sunduğu programları hem merakla hem de mesleki bir takdirle takip ediyorum. Kendi şahsi ideolojik duruşunu bir kenara bırakarak, kamuoyunun merak ettiği ve gerçekten sorulması gereken soruları muhatabına yönelten, işini ciddiyetle yapan bir yayıncılık çizgisi izliyor. Fakat ne yazık ki yerel siyasetin o kronik bağnazlığı devreye girdiğinde, en düzgün ve ilkeli yapılan iş dahi insafsızca hedef tahtasına oturtulabiliyor. Gelen eleştirilerin haklılık payı var mıdır? Mustafa Eker’in arka planda başka bir ajandası var mıdır, doğrusu bilemem. Kendisiyle şahsi bir tanışıklığım yahut fikir dünyasının derinliklerine dair doğrudan bir bilgim de yok. Ben yalnızca ekrana yansıyan emeği, ortaya konan işi izliyor ve bunu değerlendiriyorum. Zaten kendisi de yaptığı açıklamalarda herhangi bir gizli niyet gütmediğini; gazetecilik etiği çerçevesinde röportajlarını yürüttüğünü açıkça ifade ediyor. Mesele tam da burada düğümleniyor. Bir gazeteciden beklenen birilerini asıp kesmesi ya da bizim duymak istediklerimizi dikte etmesi değildir; soru sormak ve yanıtları halkın takdirine bırakmaktır. Öte yandan, sosyal medya gibi herkese açık bir mecrada kantarın topuzunu kaçırmak, eleştiri sınırlarını aşıp ağır ithamlarda bulunmak ne nezaketimize ne de temsil ettiğimiz değerlere yakışır. Fikir ayrılıkları olabilir, eleştiri de elbette hakkımızdır; ancak bunu yaparken dili zehirlememek, çizgiyi aşmamak gerekir. Artık biraz da kendi durduğumuz yeri sorgulamamız, kendimizi hesaba çekmemiz gerekiyor. Hangi görüşten olursa olsun eğriye eğri, doğruya doğru diyebilmek; her şeyi partizanlık gözlüğüyle okumaktan çok daha erdemli ve ahlaki bir duruştur. İyi niyeti peşinen mahkûm etmek yerine, kamuoyuna açık bir tartışma zemini sunan çabalara hakkını teslim etmek zorundayız.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.