7 Ekim 2025’te Durağan Anadolu Lisesi’nde anlamlı bir Filistin Farkındalık Etkinliği gerçekleştirildi. Programa İlçe Millî Eğitim Müdür Vekili Cihan Anasız,Okul Müdür Mustafa Baltacı öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Etkinlik, öğrencilerin hazırladığı sunumlar, şiirler ve kısa filmlerle zenginleştirildi; katılımcılar çalışmalarını ilgiyle izledi.
Etkinlik kapsamında öğrenciler, insan hakları, adalet, barış ve özgürlük temalarını işleyerek farkındalık oluşturmayı hedefledi. Program boyunca insan hakları ihlallerine dikkat çekilirken, barış ve dayanışma duygusunun önemi vurgulandı. Eğitim camiasının ortak vicdanını yansıtan bu faaliyetlerin, gençlerin yalnızca akademik değil; aynı zamanda evrensel değerler, demokrasi ve insan hakları bilinciyle yetişmesine katkı sağladığı belirtildi. Etkinliğin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin “Erdem – Değer – Eylem” yaklaşımıyla uyumlu olduğu ifade edildi.
Programda yer verilen konuşmada, Filistin’in tarihî ve dinî önemi üzerinde duruldu ve ülkenin sadece kutsal mekânların bulunduğu bir coğrafya olmadığı, aynı zamanda kardeşliğin, sevginin ve inançların yeşerdiği bir vatan olduğu vurgulandı. Konuşmada şunlar ifade edildi:
“Ben Filistin’im; Müslümanlığın, kardeşliğin, sevginin ve daha nice güzelliklerin ülkesi. Her peygamberin kokusunun sindiği, altın kubbeli Mescid-i Aksa’nın yanına vardığı o topraklara sahip Kudüs’ümün ülkesiyim. Ben sadece bunlarla kalmayıp, her Allah sevgisi bulunan kalplerde yeşeren bir ağacım ben, yeşeren ve yeşermekte olan bir ağaç...
Bir zamanlar çok mutluydum. Çünkü çocuklarım şehrimin her bir sokağında oynardı. Bir zamanlar çok mutluydum; her cuma ayrı bir havası vardı Mescid-i Aksa’nın. Bir zamanlar çok mutluydum çünkü insanlarım kalplerine kötülük kuşatmamıştı. Bir zamanlar çok mutluydum; analarım, babalarım, evlatlarım özgürce yaşıyorlardı. Ben, ben bile Filistin’i tanıyamaz olmuşum. Çünkü çocuklarımın elleri rengarenk oyuncaklarla dolu olması gerekirken, daha o küçücük yaşlarında silah nedir, bomba nedir, ölüm nedir bilir olmuşlar. Çünkü insanlar, kardeşlerini düşünemez olmuşlar. Çünkü tüm dünya Müslümanları Selahaddin Eyyubi’nin torunları olduklarını unutur olmuşlar.

Öyle bir yolda gider olmuşlar ki, çocuklarımın oyun arkadaşları, İsrail askerleri olmuş. Annelerim evlerinde her gün zehir pişirir olmuş, koca bir cehalet ordu kurmuş, hedefi tüm Müslümanlığın sonunu getirmek olmuş. Tek gayesi ölümsüz olan kutsal hanelerimizden benim kalbimi yıkıp Süleyman Mabedi’ni inşa etmek olmuş.
Lütfen kalk ey zalimleri; Allah’ın 99 ismini zikrederek, salavat-ı şerifler getirerek, kalkanın olan duaları ederek ve tüm hıyaneti Rabbine sığınarak durduracak olan Müslüman, kalk. Kur’an-ı Kerim’e zarar gelmeden, tesbihlerin ipleri kopup boncukları saçılmadan, kefenlere ihtiyaç duyulmadan, hele hele Mescid-i Aksa’ya zarar gelmeden kalk. Zaten bir yanım, atılan her bomba, her füze, her kurşun sayesinde körüklenen, daha da alevlenen bir ateş. Diğer bir yanım ise; İsa, suçsuz bir bebeğin, günahsız bir çocuğun yavrusunu korumak için atılan bir ananın, ülkesini korumak için kendini feda eden bir babanın sarıldığı kefen, gömüldüğü toprak... Ey Müslümanlar! Sizlere son kez sesleniyorum; ben ellerin ellerine, kafirlerin diline düşmeden kalk, kalk ve bana, kendine, peygamberlerinin emanetlerine ve namusuna sahip çık.”
Etkinlik, öğrencilerin hazırladığı sunumlar, şiir dinletileri ve kısa film gösterimleri ile tamamlandı. Durağan İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, bu tür farkındalık çalışmalarıyla gençlerin empati, eleştirel düşünme ve sorumluluk bilinci kazanmalarının hedeflendiğini vurguladı.





