Hasan Kara, belediyeyi devraldığında kurum içerisinde büyük bir boşluk ve “particilik” anlayışı bulunduğunu savundu. Kendisinin meclis toplantılarında da bu tespitlerini dile getirdiğini söyleyen Kara, AK Parti’den seçilmiş belediye meclis üyelerinin bulunduğunu hatırlatarak, eleştirilerinin doğrudan bu kişilere yönelik olmadığını ifade etti. Kara, seçimlerden önce ve sonra vatandaşların kendisine belediyedeki bazı yanlışlıkların düzeltilmesini ve “temiz bir Boyabat” oluşturulmasını istediklerini söyledi. Göreve geldikten sonra bazı görev değişiklikleri yaptığını belirten Kara, bunun amacının siyasi bir hesaplaşma olmadığını, bazı kişilerin görev anlayışına dikkat çekmek olduğunu savundu.
“ÇALIYOR AMA HİZMET EDİYOR” SÖZÜNE SERT TEPKİ
Programda Mustafa Eker’in, kamuoyunda zaman zaman kullanılan “Çalıyor ama hizmet ediyor” şeklindeki anlayışı gündeme getirmesi üzerine Hasan Kara oldukça net bir cevap verdi. Kara, böyle bir anlayışın kabul edilemeyeceğini belirterek, hizmetin vatandaşın hakkına girmeden yapılması gerektiğini söyledi. Kendi görev anlayışında kamu malına ilişkin hassasiyetin temel unsur olduğunu belirten Kara, geçmişte iki dönem belediye başkanlığı yaptığını ve 2004 yılında görevden ayrıldığında vatandaşların arasında rahatlıkla dolaştığını ifade etti. Kara, “Hırsızlık yapmadım, ahlaksızlık yapmadım” sözleriyle kendi siyasi ve belediyecilik anlayışındaki temel prensipleri ortaya koydu.
BELEDİYENİN PARASI NEREYE GİDİYOR? “2 BİNDEN FAZLA SU SAYACI YILLARDIR OKUNMAMIŞ”
Programın en çarpıcı bölümlerinden biri ise Boyabat Belediyesi’nin su idaresiyle ilgili açıklamalar oldu. Hasan Kara, göreve geldikten sonra yapılan incelemelerde 2 binin üzerinde su sayacının yıllardır okunmadığını tespit ettiklerini söyledi. Bazı sayaçların 5, 8, 10, hatta 14 yıla kadar uzanan sürelerde okunmadığını ifade eden Kara, bazı aboneliklerde sayaç bulunmasına rağmen aboneliğin bulunmadığını da belirtti. Kara, bunun belediye açısından ciddi bir gelir kaybı ve idari ihmal olduğunu savundu. Bazı vatandaşların yıllarca su faturası ödemeden yaşadığını, sayaçların okunmasının ardından geçmiş dönem tüketimlerinin hesaplandığını anlatan Kara, bazı vatandaşlara yüksek miktarda faturalar çıkarıldığını söyledi.
“BİR VATANDAŞA 8 YILLIK SU FATURASI ÇIKTI”
Hasan Kara, bir vatandaşın kendisine gelerek yüksek miktarda su faturası çıkarıldığını söylediğini, bunun üzerine faturanın ne kadar süreyi kapsadığını sorduğunu anlattı. Vatandaşın yaklaşık sekiz yıldır su parası ödemediğini öğrendiğini belirten Kara, “Sekiz yıl sen su parası vermemişsin” diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi. Kara, kendisinin de belediye başkanlığı yaptığı dönemden itibaren kendi sayacının düzenli okunmadığını, buna rağmen tüketimini kendisinin takip ederek belediyeye bildirdiğini söyledi. Bu durumu yalnızca bir kişinin ihmali olarak görmediğini belirten Kara, belediye içerisinde uzun süre devam etmiş ciddi bir sistem ve denetim sorunu bulunduğunu savundu.
“HIRSIZLIK YOK AMA VURDUMDUYMAZLIK VAR”
Su sayaçlarıyla ilgili örneklerden birinin ise bir esnaf üzerinden anlatılması dikkat çekti. Kara, bazı sayaç okuma işlemlerinde görevlinin sayaç yerine esnafın söylediği miktarı yazdığı yönünde kendisine bilgiler ulaştığını söyledi. Örneğin bir ay 5 metreküp, başka bir ay 10 metreküp yazıldığına ilişkin örnek veren Kara, bunun sonucunda geçmiş tüketimlerin hesaplanmasıyla bir vatandaşın 86 bin liralık farkla karşılaştığını belirtti. Kara, söz konusu durumu doğrudan “hırsızlık” olarak nitelendirmediğini ancak ciddi bir “vurdumduymazlık” bulunduğunu savundu. 86 bin liralık borcun vatandaşın talebi üzerine taksitlendirilerek ödendiğini de aktardı.
BOYABAT GÖÇ VERİYOR MU? “GERİ DÖNÜŞLER VAR AMA DAHA ÇOK EMEKLİLER”
Programda Boyabat’ın ekonomik yapısı ve göç konusu da masaya yatırıldı. Mustafa Eker, sanayi kuruluşları, Organize Sanayi Bölgesi ve çevre ilçelere hizmet veren ticari yapısına rağmen Boyabat’ın istatistiklerde göç veren bir ilçe olarak görünmesine dikkat çekti. Hasan Kara ise son yıllarda İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerden Boyabat’a dönüşler olduğunu, ancak bu dönüşlerin önemli bölümünü emeklilerin oluşturduğunu söyledi. Kara’ya göre ekonomik şartlar nedeniyle büyük şehirlerde yaşamın zorlaşması, emeklilerin daha düşük yaşam maliyetine sahip yerlere yönelmesine neden oluyor. Buna rağmen Boyabat’ın hâlâ göç verdiğini ifade eden Kara, ekonomik imkanların yetersizliğinin ilçeden ayrılışlarda önemli rol oynadığını belirtti.
GENÇ İŞSİZLİĞİ: “HER GÜN 8-10 KİŞİ GELİYOR”
Programın en önemli gündemlerinden biri de gençlerin istihdamı oldu. Mustafa Eker, üniversite mezunu gençlerin iş bulmak için belediye başkanlarının kapısını çaldığını belirterek, Boyabat’ın gençlere ne sunduğunu ve gelecekte ne sunabileceğini sordu. Hasan Kara, işsizliğin yalnızca Boyabat Belediyesi’nin çözebileceği bir mesele olmadığını söyledi. Görev yaptığı önceki dönemlerle bugünkü durumu karşılaştıran Kara, Boyabat’ta işsizliğin geçmişe göre ciddi biçimde arttığını düşündüğünü ifade etti. Bugün kendisine ortalama her gün 8-10 kişinin iş için geldiğini belirten Kara, özellikle üniversite mezunlarının istihdam sorununun büyüdüğüne dikkat çekti. Türkiye’de üniversite sayısındaki artışın da işsizlik sorunuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Kara, çok sayıda üniversite açılmasının eğitim kalitesi ve mezunların istihdamı açısından ayrıca tartışılması gerektiğini savundu. Üniversite mezunu olmanın devlet tarafından otomatik olarak iş garantisi anlamına gelmediğini belirten Kara, eğitim kalitesi konusunda da çeşitli sorunlar bulunduğunu dile getirdi.
ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ VE YATIRIMCIYA BOYABAT MESAJI
İstihdam sorununun çözümünde Organize Sanayi Bölgesi’nin önemine değinen Kara, OSB’nin doğrudan belediyenin yetkisinde olmadığını söyledi. Valilik, kaymakamlık ve özel idarenin de içinde bulunduğu kurumların OSB konusunda belirleyici olduğunu ifade eden Kara, belediye olarak sanayicilere kendi imkanları doğrultusunda destek olmaya devam edeceklerini belirtti. Boyabat’ın yatırımcı açısından sahip olduğu potansiyele de değinilen programda, ilçenin Sinop merkezden sonra sanayi ve ticaret açısından önemli bir merkez olduğu, Organize Sanayi Bölgesi ve tuğla fabrikaları gibi üretim alanlarının bulunduğu vurgulandı. Kara, işsizlik sorununun çözümü için yalnızca belediyeden istihdam beklenmesinin yeterli olmadığını, ilçedeki bütün kurumların ve yatırımcıların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
BOYABAT’TA ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İÇİN BELEDİYE DESTEĞİ
Programda Boyabat’taki üniversite öğrencilerinin durumu da ayrıca ele alındı. Hasan Kara, ilçede İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile bir yüksekokul bulunduğunu ve geçen yıl yaklaşık 1.500 öğrencinin eğitim gördüğünü belirtti. Bu yıl da kontenjanların dolduğuna ilişkin bilgi aldığını söyledi. Belediyenin kapısının öğrencilere açık olduğunu ifade eden Kara, öğrencilerin barınma ve diğer sosyal ihtiyaçları konusunda ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde çalıştıklarını anlattı. Özellikle geçmiş yıllarda barınma problemi yaşayan öğrenciler için Kaymakamlık, belediye, müftülük ve Gençlik ve Spor Müdürlüğü gibi kurumların bir araya geldiğini belirten Kara, açıkta kalan öğrencilerin çeşitli yerlere yerleştirildiğini söyledi. Belediyenin yalnızca yer bulmakla kalmadığını, bazı öğrencilerin kaldığı yerlerde televizyon, buzdolabı ve benzeri ihtiyaçların da karşılandığını anlattı. Kara, Boyabat’ın birçok ilçeye göre gençler açısından önemli imkanlara sahip olduğunu; Gençlik ve Spor İlçe Merkezi ile yüzme havuzu gibi yatırımların bulunduğunu da ifade etti.
ORTA ÇARŞI İÇİN “CANLANDIRMAK İSTERDİM”
Programın son bölümünde Boyabat’ın tarihi ve ticari kimliğinin önemli parçalarından biri olan Orta Çarşı gündeme geldi. Mustafa Eker, geçmişten bugüne Boyabat ticaretinin önemli merkezlerinden biri olan Orta Çarşı’nın geleceğini ve ticaretin yeniden canlandırılması için yapılabilecekleri sordu. Hasan Kara, Orta Çarşı’nın yeniden canlandırılmasının önemli olduğunu ancak bunun kolay bir süreç olmadığını söyledi. Kara, 2004 yılında belediye başkanlığını kaybetmemiş olsaydı belediye binasını Ekim Pazarı olarak bilinen bölgeye taşımayı planladığını anlattı. Projesini dahi hazırlattığını belirten Kara, üç katlı olarak düşündüğü yapının bir katında belediyenin, diğer katlarında ise kamu kurumlarının bulunmasını planladığını söyledi. Böyle bir yapının Orta Çarşı’ya ciddi bir hareketlilik getireceğini ifade eden Kara, daha önce Orta Çarşı’da su ödemeleri için bir şube açtığı dönemde bile bölgede belirgin bir hareketlilik oluştuğunu anlattı.
“100 MİLYONLARCA LİRA GEREKİYOR”
Orta Çarşı’nın bugünkü fiziksel yapısının da ticaret açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Kara, bazı dükkanların 15-16 metrekare gibi küçük alanlara sahip olduğunu söyledi. Geçmişte bakkal ve manifaturacı gibi işletmelerin bu alanlarda faaliyet gösterebildiğini ancak günümüzde mağazacılık anlayışının değişmesiyle daha büyük alanlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Orta Çarşı’da geçmiş yıllarda bazı bölümlerde tadilat yapıldığını ancak bunun tamamının gerçekleştirilemediğini belirten Kara, kalan bölümlerin yenilenmesi için çok büyük bütçelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Kara, Ankara’nın ekonomik şartlarının da bu tür büyük yatırımların önünde engel oluşturduğunu düşündüğünü ifade ederek, projenin ilerleyen dönemde yeni bir projeyle yeniden gündeme gelebileceğini söyledi. Ancak eski dükkanların aynı metrekarelerle yenilenmesinin de ticaretin bugünkü ihtiyaçlarını karşılamayacağını belirten Kara, Orta Çarşı konusunda “bir anda çözülebilecek” bir problem bulunmadığını vurguladı.
“NEREDEN GELDİĞİMİ UNUTMAM” KARA’DAN MAKAM ODASINDAKİ FOTOĞRAFLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Programda Hasan Kara’nın makam odasındaki fotoğraflar da gündeme geldi. Mustafa Eker, Kara’nın makamında geçmiş siyasi hayatından gelen Alparslan Türkeş’in yanı sıra Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğraflarının bulunduğuna dikkat çekti. Kara ise siyasi geçmişini unutmadığını belirterek, Alparslan Türkeş’in kendisi açısından ayrı bir yeri olduğunu ifade etti. Yeniden Refah Partisi çatısı altında seçildiğini hatırlatan Kara, Fatih Erbakan’ın fotoğrafının da bu nedenle makamında bulunduğunu söyledi. Bunun yanında Mustafa Kemal Atatürk’ün yerinin kendisi için ayrı olduğunu belirten Kara, makamındaki bu tercihlerin geçmişi, siyasi yolculuğu ve bugünkü görevini birlikte temsil ettiğini ifade etti.
“NEREDEN SEÇİLDİĞİMİ DE UNUTMAM, ŞU ANDA BOYABAT’IN BELEDİYE BAŞKANIYIM”
Hasan Kara, programın bir bölümünde seçim sonrasında yaptığı konuşmayı da anlattı. Ülkücü hareketten gelen bir isim olduğunu, 2024 seçimlerini ise Yeniden Refah Partisi çatısı altında kazandığını belirten Kara, seçim sürecinde özellikle milli görüş kökeninden gelen kadınların kapı kapı dolaşarak çalıştığını ifade etti. Kara, bu emeğe saygı duyduğunu ve nereden seçildiğini unutmadığını söyledi. Ancak seçim sonrasında artık bütün Boyabat’ın belediye başkanı olduğunu vurgulayarak, makamının siyasi parti ayrımı yapmadan tüm Boyabat’a hizmet etmesi gerektiğini dile getirdi.
ŞEHRİN GÜNDEMİ’NDE SIRADA VATANDAŞIN SORULARI VAR
Yaklaşık iki bölümlük program boyunca Boyabat’ın geçmişinden bugününe, belediyenin mali tablosundan ulaşım ve altyapı sorunlarına, gençlerin istihdamından üniversite öğrencilerine, Orta Çarşı’dan yatırım ve şehir planlamasına kadar çok sayıda konu masaya yatırıldı. Ancak “Şehrin Gündemi”nin ikinci bölümünün tamamı bununla sınırlı kalmadı. Program sırasında WhatsApp ve Facebook üzerinden vatandaşlardan çok sayıda soru geldi. Programın konsepti gereği ilk bölümde Mustafa Eker’in sorularını yanıtlayan Hasan Kara, ikinci bölümde vatandaşlardan gelen sorulara cevap verdi.


