DURAĞAN SİYASETİ TECRÜBELİ, TEŞEKKÜR DE KALMIŞLAR YA TAKDİR ALSALARDI!!!!

Bazen siz susarsınız resimler konuşur ya...Bazende  doğanın içinde kaderine terk edilmiş yapılar anlatır 'Bir zamanlar burada' diye başlayan ama sonu gelmeyen cümlelerin kurulduğu bir anıya dönüşür...
    Durağan da böyle bir  ilçe işte...
    Bir zamanlar nüfusa yansıyan köylerin cıvıl cıvıl olduğu hayatın zor ama nüfusu ile etkili olan istediğini alan bir ilçe...
Maalesef ilçe olarak yıllarca iktidarlara verdiğimiz oy ile övünen bir ilçe olduk... Demirel geldi teşekkür etti gitti.. 
Topçu geldi sokakta ne kadar işsiz varsa (Allah razı olsun diyoruz) telekom resmi daireler yerleştirdi işçiler işleri gereği görev başına  giderken Topçu'da verdiğimiz oya teşekkür etti gitti...
Bostancıoğlu geldi dağların başına okul açtık okullara  hizmetli yerleştirdik belediye de olmasa da köylerden alınan oya teşekkür etti ve gitti...
    Velhasıl bu gün ikitdidarın başı sayın cumhurbaşkanı da ilçeye teşekkür ediyor, her kurumda işbaşı yapmış çok sayıda gencimiz nüfusa oranla şimdilik artan işkurlu sayımız  için teşekkür ediyoruz. Verdikleri ve ülkeye kattıkları ile övünüyoruz ama giden gidiyor giden yine bizden gidiyor... İlçe gidiyor, esnaf tükeniyor, nüfus her geçen gün eriyor. Hala farkında değilsiniz belki ama nüfus olmayınca doktor olmaz, öğretmen gelmez, okul açılmaz memur verilmez, kamu hizmeti aksamaya başlar, hizmet alabilmek için komşu ilçeye gitmeye başlarsınız. Bir zamanlar bu ilçede 4 YBO okulu(DSİ, Tekir, Çerçiler  ve 75. Cumhriyet YBO), liseler dolu idi sağlık meslek lisesi dışarıdan aldığı öğrencilerle adından söz ettiriryordu,  Liseler  öğrenci kapasitesi yüksekti. Bu gün Endüstri Meslek lisesi öğrenci yokluğu nednei ile bölüm kapatıyor, İmam hatip,Anandolu ve diğer liselerde  öğrenci sayısında  düşüş yaşanıyor. Kısacası ilçe nüfusu öğrenci olarakta eriyor. Esnafımız ise geçmişte kalabalık nüfuslara sayıdan daha fazla... Rekabet ettiği  yeni esnaflar var hem de ulusal marketler, internet hem de değişen  teknolojik ihtiyaçlar... Kısacası esnafta artık çok kazanmıyor daha çok rekabet  ediyor develete ödemeye toptancıya ödemeye yetişemiyor.
Bunları neden yazıyorum ilçe köyü ile kenti ile göçüyor.. Geçtiğimiz günlerde gittiğim Tekir yaylasında bir zamanlar öğretmenler günü için gittiğimiz dev asa bir yatırım olan öğrencilerin gözlerinden umut fışkıran bahçesinde çocukların oynadığı okul yıkılmaya yüz tutmuş.. Bir zamanlar etrafında ev olmayan Tekir pazarı köy olmuş ama okul harabeye dönmek üzere...
    Bunu görünce yazma gereği hissettim.
    Köylerden yolcu taşıyan minibüs sayısı gittikçe azalıyor, ha bu gün ha yarın bitti bitecek ama şimdilik günü kurtarıyor... Maalesef ilçe tükeniyor umutlar her geçen gün sönüyor. Yüzölçümü bakımından Sinop'un en büyük,  bir zamanlar Sinop'un 2. büyük ilçesi olan ama bu gün dibe yerleşen Durağan için çare düşünmek, proje üretmek, zihinleri dönüştürmek zorundayız. Ama her şeyden önce esnafı yaşatmak, çeşitliliği arttırmak, yerli esnafı korumak ,insan sirkülasyonunu arttıracak sivil toplum örgütlerini güçlü kılacak projelerin peşinde olmalıyız... 
    İlçde giden gidiyor gidenlerde geri döndüklerinde kendilerine bu iyiliği yapıp kendilerine ilçe dışına taşıyanlara teşekkür ediyor. Kısacası bir gariplik var oy verince de teşekkür edilen bu ilçeden zorunlu ya da ekonomik sebeplerle göç eden hemşehrilerimizde göç ettirenlere teşekkür ediyor!!!!.....
    Kısacası bu ilçede kalarak yaşayan herkes bir şekilde teşekkür alıyor ama ilçe olarak biz ne hikmetse ne sınıf geçebiliyoruz ne de ekonomik olarak ödül alıyoruz...  Bize kalan hükümet indirip hükümet kurmak vatandaşın malının derdine düşmek bir suçlu var ise çocuğunu işe yerleştirmeyen siyasetçiyi suçlamak, toplumsal  bir fayda yerine bireysel menfaatleri el üstünde tutmak, ilçeden gidip  ziyarete gelenlerin 'cennette yaşıyorsunuz' masalları ile avunmak...
    Teşekkür ile bu kadar göç verdik, ilçeyi taşıdık kurum kapatmaya doymuyoruz.... Ya bir de takdir edilecek bir iş yaparsak ne olur? korkar oldum... Kısacası teşekkür ile yıllarca  avunduk takdir ile sanırım ilçenin anahtarını veririz. O nedenle bizdeki siyasetçilerde yılların tecrübesi var, TAKDİR'e hiç yanaşmamışlar... 
    

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Gurbetçi 5723 Ekim 2025 13:03

    Bir durağanlı olarak memleketimi seviyorum. Fakat durağana ne zaman gelsek esnaftan alışveriş yapsak kesin kaziklaniyoruz. Durağan küçük yer hemen hemen herkes birbirini tanıyor. Dışardan gelen belli oluyor. Misafir geldiğimiz memlekette 50 lirali ürünü iki katı fiyatla satıyorlar. Bizde artık alışveriş için ya Boyabati tercih ediyoruz yada geldiğimiz yerden alışveriş yapıp öyle memlekete geliyoruz. Yani giden keyfinden, esnaftan alışveriş yapmayan keyfinden böyle yapmıyor. Durağan önce kendine bakmalı. Özellikle siyaset, menfaat peşinde koşanlar kendi bindikleri dalı kesiyor. Çok surmez ilçeden beldeye, beldeden köy statüsüne geçeriz. Onlar da kına yakarlar.