Bazen siz susarsınız resimler konuşur ya...Bazende doğanın içinde kaderine terk edilmiş yapılar anlatır 'Bir zamanlar burada' diye başlayan ama sonu gelmeyen cümlelerin kurulduğu bir anıya dönüşür...
Durağan da böyle bir ilçe işte...
Bir zamanlar nüfusa yansıyan köylerin cıvıl cıvıl olduğu hayatın zor ama nüfusu ile etkili olan istediğini alan bir ilçe...
Maalesef ilçe olarak yıllarca iktidarlara verdiğimiz oy ile övünen bir ilçe olduk... Demirel geldi teşekkür etti gitti..
Topçu geldi sokakta ne kadar işsiz varsa (Allah razı olsun diyoruz) telekom resmi daireler yerleştirdi işçiler işleri gereği görev başına giderken Topçu'da verdiğimiz oya teşekkür etti gitti...
Bostancıoğlu geldi dağların başına okul açtık okullara hizmetli yerleştirdik belediye de olmasa da köylerden alınan oya teşekkür etti ve gitti...
Velhasıl bu gün ikitdidarın başı sayın cumhurbaşkanı da ilçeye teşekkür ediyor, her kurumda işbaşı yapmış çok sayıda gencimiz nüfusa oranla şimdilik artan işkurlu sayımız için teşekkür ediyoruz. Verdikleri ve ülkeye kattıkları ile övünüyoruz ama giden gidiyor giden yine bizden gidiyor... İlçe gidiyor, esnaf tükeniyor, nüfus her geçen gün eriyor. Hala farkında değilsiniz belki ama nüfus olmayınca doktor olmaz, öğretmen gelmez, okul açılmaz memur verilmez, kamu hizmeti aksamaya başlar, hizmet alabilmek için komşu ilçeye gitmeye başlarsınız. Bir zamanlar bu ilçede 4 YBO okulu(DSİ, Tekir, Çerçiler ve 75. Cumhriyet YBO), liseler dolu idi sağlık meslek lisesi dışarıdan aldığı öğrencilerle adından söz ettiriryordu, Liseler öğrenci kapasitesi yüksekti. Bu gün Endüstri Meslek lisesi öğrenci yokluğu nednei ile bölüm kapatıyor, İmam hatip,Anandolu ve diğer liselerde öğrenci sayısında düşüş yaşanıyor. Kısacası ilçe nüfusu öğrenci olarakta eriyor. Esnafımız ise geçmişte kalabalık nüfuslara sayıdan daha fazla... Rekabet ettiği yeni esnaflar var hem de ulusal marketler, internet hem de değişen teknolojik ihtiyaçlar... Kısacası esnafta artık çok kazanmıyor daha çok rekabet ediyor develete ödemeye toptancıya ödemeye yetişemiyor.
Bunları neden yazıyorum ilçe köyü ile kenti ile göçüyor.. Geçtiğimiz günlerde gittiğim Tekir yaylasında bir zamanlar öğretmenler günü için gittiğimiz dev asa bir yatırım olan öğrencilerin gözlerinden umut fışkıran bahçesinde çocukların oynadığı okul yıkılmaya yüz tutmuş.. Bir zamanlar etrafında ev olmayan Tekir pazarı köy olmuş ama okul harabeye dönmek üzere...
Bunu görünce yazma gereği hissettim.
Köylerden yolcu taşıyan minibüs sayısı gittikçe azalıyor, ha bu gün ha yarın bitti bitecek ama şimdilik günü kurtarıyor... Maalesef ilçe tükeniyor umutlar her geçen gün sönüyor. Yüzölçümü bakımından Sinop'un en büyük, bir zamanlar Sinop'un 2. büyük ilçesi olan ama bu gün dibe yerleşen Durağan için çare düşünmek, proje üretmek, zihinleri dönüştürmek zorundayız. Ama her şeyden önce esnafı yaşatmak, çeşitliliği arttırmak, yerli esnafı korumak ,insan sirkülasyonunu arttıracak sivil toplum örgütlerini güçlü kılacak projelerin peşinde olmalıyız...
İlçde giden gidiyor gidenlerde geri döndüklerinde kendilerine bu iyiliği yapıp kendilerine ilçe dışına taşıyanlara teşekkür ediyor. Kısacası bir gariplik var oy verince de teşekkür edilen bu ilçeden zorunlu ya da ekonomik sebeplerle göç eden hemşehrilerimizde göç ettirenlere teşekkür ediyor!!!!.....
Kısacası bu ilçede kalarak yaşayan herkes bir şekilde teşekkür alıyor ama ilçe olarak biz ne hikmetse ne sınıf geçebiliyoruz ne de ekonomik olarak ödül alıyoruz... Bize kalan hükümet indirip hükümet kurmak vatandaşın malının derdine düşmek bir suçlu var ise çocuğunu işe yerleştirmeyen siyasetçiyi suçlamak, toplumsal bir fayda yerine bireysel menfaatleri el üstünde tutmak, ilçeden gidip ziyarete gelenlerin 'cennette yaşıyorsunuz' masalları ile avunmak...
Teşekkür ile bu kadar göç verdik, ilçeyi taşıdık kurum kapatmaya doymuyoruz.... Ya bir de takdir edilecek bir iş yaparsak ne olur? korkar oldum... Kısacası teşekkür ile yıllarca avunduk takdir ile sanırım ilçenin anahtarını veririz. O nedenle bizdeki siyasetçilerde yılların tecrübesi var, TAKDİR'e hiç yanaşmamışlar...
DURAĞAN SİYASETİ TECRÜBELİ, TEŞEKKÜR DE KALMIŞLAR YA TAKDİR ALSALARDI!!!!
Yayınlanma : 23 Ekim 2025 11:07
- EĞİTİM VE ÖĞRETİM KİM İÇİN? KİME GÖRE? 16 Eylül 2026 12:00
- ZAFERİN DAİM OLSUN BÜYÜK TÜRK MİLLETİ... 29 Ağustos 2026 14:13
- DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK… 19 Ağustos 2026 10:20
- TÜRK TELEKOM BU KAFA İLE SÜREKLİ BATMAYA MAHKUM? BURDA ÖZEL SEKTÖR MÜ HAKLI? DEVLET Mİ ÇÖKTÜ… 22 Temmuz 2026 10:53
- 'DARBE'LEYEMEDİLER... BAŞPEHLİVANLARIMIZI AĞIRLADIK... 15 Temmuz 2026 13:44
- CAMIN ARDINDAKİ GERÇEKLER VE KILIÇDAROĞLU.... 06 Temmuz 2026 10:47
- DURAĞAN’DA BİR İLK YAŞANDI!... BİR VATANDAŞ ASTIĞI PANKARTLA BELEDİYEYİ PROTSTO ETTİ… 10 Haziran 2026 13:37
- BAYRAMDA İNSANLARIN SEVDİKLERİNE KAVUŞMASINA HIRSLARINIZLA ENGEL OLMAYIN! 23 Mayıs 2026 11:10
- RAKAMLAR DEĞİL, HAYATLAR KONUŞUYOR 29 Nisan 2026 10:13
- CAYDIRICI CEZAYA EVET AMA ÖLDÜRÜCÜ CEZAYA HAYIR!!!! 15 Nisan 2026 10:10
- Gurbetçi 5723 Ekim 2025 13:03
Bir durağanlı olarak memleketimi seviyorum. Fakat durağana ne zaman gelsek esnaftan alışveriş yapsak kesin kaziklaniyoruz. Durağan küçük yer hemen hemen herkes birbirini tanıyor. Dışardan gelen belli oluyor. Misafir geldiğimiz memlekette 50 lirali ürünü iki katı fiyatla satıyorlar. Bizde artık alışveriş için ya Boyabati tercih ediyoruz yada geldiğimiz yerden alışveriş yapıp öyle memlekete geliyoruz. Yani giden keyfinden, esnaftan alışveriş yapmayan keyfinden böyle yapmıyor. Durağan önce kendine bakmalı. Özellikle siyaset, menfaat peşinde koşanlar kendi bindikleri dalı kesiyor. Çok surmez ilçeden beldeye, beldeden köy statüsüne geçeriz. Onlar da kına yakarlar.


