Son dönemlerde gittiğim her esnafta bir dert bir keder ve bir sitem sözcüğü duyar oldum.
Bu sadece Durağan'da değil...
Başka ilçelerde ya da il merkezinde de durum böyle ..
Geçtiğimiz günlerde Boyabat sanayi ide bir esnafın dükkanına girdim. tesadüfen bir konuşmasına denk geldim. Bankadan aranıyordu. Kredi kartı gecikmesi yaşadığı her halinden belli idi. Çağrı merkezine gün vermese de'kardeşim esnafım şu anda bir aracın başındayım. Bu ara ödeme zorluğu çekiyoruz. malzeme aldık malzemeyi paraya çeviremiyoruz. Ne yapalım biz sanki faiz ödemeye meraklı mıyız? Bu yıla kadar sizden kullandığım hiç bir kredim gecikti mi? ya da kredi kartımda ödeme güçlüğüne düştüm mü?"
diyerek buna benzer sözler söyledi. Konuşması bitince hayırdır amca sorun ne? diyerek söze girdim; Ne oldu? dedim...
"Ne olsun kardeşim esnaf kefalet banka derken aylık 20 bin TL. faiz ödüyorum ama borcuma yetişemiyorum. Bu yıla kadar böyle bir şey yaşamadım. Şu an döndüremiyorum.Gördüğün bu dükkan mal ile dolu ama borçta para etmiyor"
Bunu söyleyen Boyabat sanayiinde bir oto elektrikçi dükkanı idi. Durağanda usta aracın malzemesini bulamayınca Boyabat'a yönlendirdi oraya gitmek parçayı bulmak zorunda kalmıştım. Boyabat'ta da bu nedenle bir kaç dükkan gezdim eşe dosta uğradık. Sitemler hep aynı..
Bu dönem emekli ayrı dertli, asgari ücretle çalışan ayrı... Maaşı iyi olan 50 bin TLnin üzerinde olan ya da buna yakın emekli maaşı alanlar ise 'Allah'a şükür bize yetiyor' diyenleri duydum.Ama esnaf olup bu maaşı alsa da ödemeye yetişemiyoruz diyenleri de..
Belki sizde çalışmasın kardeşim diyebilirsiniz.
Bu maaşı alıp zaten ufak esnaf olan pekte yok.. Onlar daha çok işçi çalıştıran ya da bulunduğu yörede kendi sektöründe uzmanlaşmış işleri yapıyorlar. Ama gel gör ki onlarda ya kurumlardan alamadıkları paralar ya da geciken ödemeler yüzünden ya durma noktasında ya da zarardan bahseder hale gelmişler.
Kısacası herkesin bir şikayeti var.. özellikle iktidarı bu güne kadar övenler sözünü yememek adına dolambaçlı yollardan bazen esnafı bazen vatandaşı suçluyor kimi zaman emekliyi!!! Ama "bir sıkıntı var ise bu vatandaşın kendisindendir" diyerek manevra yapmayıda ihmal etmiyor.
Aslında kimin ne söylediğinin pek önemi yok... Görünen köy kılavuz istemiyor. Yılbaşı sonrası Durağan gibi küçük yerlerde artan kiralar bir çok işyerin kapanmasına ya da el değiştirmesine sebep olacak. Bu günlerde özellikle iş hayatına atılmak isteyen gençler için en kolay yol iletişim sektörüne yatırım yapmak. Bakalım bu sektörde neler olacak? her köşe başına açılan iletişim çağrı hediyelik eşya gibi ufak butik dükkanlar yakın zamanda SOS vermeye başlayacak. Artan denetimler azalan müşteriler ve her geçen gün artacak olan maliyetler birbirini tetikleyen ve müşterisinden eden yeni oluşumlar aslında bir karadeliğe dönüşecek ve bayii olmayan sermayesi olmayanları yutup gidecektir.
Bu günlerde her esnaf bir arayış içerisinde ama sanmayın ki sadece bu ilçe karamsar bu ilçede belirli sektörlere yatırım var. Hayır her noktada bir arayış yaşanıyor. Hizmet sektörü hem eleman arıyor hem de elemanın maliyetlerini nasıl karşılayacağını düşünüyor . Ama çaresiz zarar da etse şimdilik kimseye fark ettirmeden belki düzelir diyerek bir sonraki aya ya da sezona devrediyor. Velhasıl dostlar sanmayın dertte tasa da sizde...Her yerde bir kasvet her yerde bir umutsuzluk hakim... Bütün umutlar yeni yıl için.... Sizce emekli güler esnaf canlanır umut hakim olur mu?Bekleyip göreceğiz!! Halkın, esnafın sesine kulak veren birileri çıkar mı? Yoksa iktidarda muhalefette kendi kazanlarında kaynattıkları ile söylemlerine devam mı eder... Bilinmez Ama bilinen gerçek esnafta vatandaşta 'bu böyle gitmez' diyerek söylenmeye başladı.. Hiç bir şeyden haberiniz yok ise siz bu sessizliği fazla hayra yormayın. Esnafta bıkkın vatandaşta... Her gün değişen kanunlardan gelen ödemelerden ve denetimlerden şikayet ediyor. Yola çıksa ceza, otursa ceza, unutsa ceza açsa belge kapatsa para ne yapacağını bilemez durumda... Onun için artık birazda seçilmişler bilsin vatandaşın ve esnafın halini.. Çiftçi zararda nakliyeci ne yapacağını bilemez durumda.. Kazanan mı sandalyesine kurulmuş parasını faizinin yiyenlerle 'millette para var bak daireler su gibi satılıyor' mantığı ile yükselen binaların sahipleri... Gerçekten bu işte bir gariplik var ama siz yine de hayra yorun....

