2016 Birilerine göre kanlı darbe birilerine göre kanlı iktidara giden yolun açılışı... Ne olduysa ölülerin bile mezardan kalkıp oy kullandığı 12 Eylül 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği oylaması ile gerçekleşti.. Gerçekten mezardaki ölülerin bile gıpta edeceği bir güçle başkanlığa geçiş yaptık... Diriler zaten sorgulamıyor ölülerin ise gücü yetmiyordu...Tek adam . Türk tipi başkanlık derken 2016 darbesi ile güçlenen elinde demoklesin kılıcı gibi kullanılan FETÖ sözcüğü ile yılları devirdik... FETÖ ABD oyunu idi... Ekonomik olarak güçlenen küresel güçlerin oyununu bozan dengeleri alt üst eden Çin karşısında ABD FETÖ ile Türk dünyasının içine sızmaya başlamıştı... Plan yeni kullanılmak istenen milletler iki eski düşmandı. Çin 'in karşısında Rusya ile arasına tampon bölge oluşturacak Türk koridoru idi. Aslında Türk milliyetçilerinin hayali olan Türk dünyası ABD 'nin orta Asya ve ortadoğu daki emelleri için en büyük istek haline gelmişti. Çin ekonomisini ve nüfusunu kırmak isteyen ,ABD tarihin derinliklerinde var olan Çin ve Türk olgusunu tekrar hayata geçirmek için FETÖ ile Türk dünyasına dalmış yöneticiler yetiştirmiş bu ülkelerde söz sahibi olmaya başlamıştı.Türkiye bu sürecin lokomotifi olacaktı.İran'ın ve Çin'in içinde var olan , eziyet çeken Türklerle kurulacak diyaloglar , bu ülkelerde başlatılacak kalkışmalar ABD ve onun etrafında oluşan küresel güçlerin lehine işleyecekti. Bu süreci planlayan ve Türk milliyetçilerini de ablukası altına alan kendi emelleri ile Turan ülküsünü birleştiren ABD ve küresel güçlerin oyunu 16 Temmuz darbesi ile bir süre askıya alınmıştı. Görünüşte hem ABD hem Türk dünyası kazanıyordu. ama asıl mesele kimin kimi ne kadar kullanacağı ve kimin bu oyunda galip geleceği ile ilgili idi... Bu hala gizemini koruyor .Unutulmamalı ki İran 'da Ortadoğu 'da ABD ve İsrail karşıtı olarak kurgulanmış küresel güçlerin Ortadoğu'daki hamlelerine ve dizayn etme sürecine aracılık eden bir piyano dönüştürülmştür. Darbe öncesinde Türkiye önderliğinde ve Türkiye merkezli özellikle Türk dünyasında açılan ve kısmen Afrikaya kadar ılımlı İslam adı verilen Çin ve İran 'ı arkadan kuşatacak olan proje uzun zaman Rusya'nın ve Çin'in hamleleri ile sekteye uğramıştı. Küresel güçlerin üretim merkezi haline gelen Çin ekonomisi aynı zamanda dünya piyasasını da derinden etkilemeye, savunma ve saldırı amaçlı silah ve füze üretiminde ülkelere vermese de satış yapmasa da dengeleri bozmaya başlamıştı. Alttan gelen ama kendini gittikçe hissettiren bu tehdit karşısında küresel güçler ve ABD 'nin darbe sonrası uyumaya terk ettiği Çin 'e kalkan olacak Türk dünyası projesine start verildi. Bugün yine Rusya'nın Ukranya ile meşgul edilmesi Ortadoğu sürecinden elinin ayağının çektirilmesi Suriye'yi kaderine terk etmesi ve ABD seçimleri sonrası Ortadoğuda başlayan yapılanma Orta asya steplerine, AB sınırlarına kadar uzanacak projeninde temellerine atıyordu. FETÖ'nün yarım bıraktığı proje artık başka bir evreye geçiş yapıyordu.Türk tipi başkanlık sistemi'nin getirdiği güç dalgası yaratılan doğal liderlik ve karar alma mekanizmasındaki etkin güç sahaya müdahil olmaya başlamıştı.Önce Rusya'dan koparılan Ermenistan'ın işgalindeki Karabağ Türkiye'nin desteği ile Ermenistan'ın elinden alınmış, Türk dünyası işbirliği teşkilatları çalışmaları daha hız kazanmıştı.2009 yılında kurulan Türk Devletleri Teşkilatı (eski adıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi - Türk Konseyi ) bu gün orta alfabe ve benzeri bir çok konuda işbirliği antlaşmaları ile geleceğe dönük projeleri ile adından söz etiren yaptırımı şimdilik etkin olmasa da önemli bir teşkilata dönüşmüş durumdadır. Türk Devletleri arasında kapsamlı işbirliğini teşvik etmek amacı ile kurulan kurucu üyeleri Azerbeycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'nin olduğu teşkilat'a 2019 'da Özbekistan tam üye olarak katılırken Maceristan , Türkmenistan , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gözlemci statüsü ile katılan ülkeler olmuştur. Kısacası Çin ile İran'ın arkasından oluşturulacak karasal güç olarak tarihin derinliklerinden gelen Çin'in korkulu rüyası Türk Dünyası ; tampon olarak mı yükselecek, yoksa ,gerçekten büyüyen ve söz sahibi olmuş 21.yüzyılda bir güç olarak tarih sahnesindeki yerini mi alacak .Devletlerin yüzyıllık projeleri küresel güçlerin dünyayı yönetme arzusu karşısında akıllı olan kazanacak Çin'i engelleme ve baskı altına alma projesi Türk dünyasını ya ayağı diriltecek ya da küresel güçlerin maşası haline getirecek. Satranç oyununda mat olmadıktan sonra devirdiğiniz piyonun , ya da yıktığınız vezirin bir önemi olmaz. Şah yıkılmadıkça oyun devam eder . Şah çekmeden mat edemezsin. Zengezur koridoru Türk dünyasına açılan kapı! Ya Türk dünyasının umudu olacak ya da mata giden yol...

