Bu ülkede bir zamanlar gençler, esnaf ve bir çok kesim yarını beklerdi, yarından hep umutlu idiler..
Şimdilerde ne esnaf ne memur ne de gençlik yarın diyor..
Akşam eve gittiğinde dertlerinden kurtulan bankanın ya da bürokrasinden birilerinin postacının aramadığı birey 'yarın olmasın' istiyor...
Evinde bir nebze olsun dinlenen ailesi ile dertlerinden borçlularından uzak bir yaşam sürebiliyor.
Yarın olmasın diye kendi ile konuşan esnaf, genç televizyon dizileri, filmleri ve ellerindekşi telefon ile en azından yarını olmayan bir dünya için beynini olumsuzluklara kapatıyor.
Artık gündüzleri borçlunun araycağı ya da hangi bankannın geciken kredi kartı ya da kredi için aranacağı, toptancının nkapısını çalacağı, mülk sahibinin ne zaman gelip tadını kaçıracağının korkusu ile yaşıuyor.
Önceden insanlar, aileler yarın olsun bakarız derdi...
Şimdilerde 'yarın olmasın' diyen bireyler çoğalıyor, esnaf tükeniyor.
Gençlik zaten yarının olmadığı korkusu ile sokağa çıkmak bile istemiyor. Umutsuzluk had safhada işsizlik almış başını gidiyor. Her yer üniversite mezunu dolu ama esnaf eleman bulamıyor. Ortada garip bir durum var ama kimse bunun nedenlerini bile sorgulamıyor. İktidar yanlısı olan kesim iş var çalışana diyor ya da esnaf kendini düzeltsin diyerek bir çıkış yolu buluyor.
Oysa 2 cendere arasına sıkışmış bunalıma girmiş bir gençlik yetişiyor. Yaşını ve diplomasını almış ama hala anne babasının eline bakan yaşıtları ile aynı haklara sahip olmadığını işe girerken araya bir torpil
sokacak dayı bulması gerektiği düşüncesi gençlerin içini kemiriyor. Çocuğunun durumu ile yakından ilgilenen aileler ise onun girdiği bu travmada bilinçli aileler profesyonel destek sunarken, hayatı yaşadığı gibi algılayan ve gören ailelerde kendi çocuğunu beceriksizlikle suçlayarak adeta ölüme sürüklüyor.
Yani kısacası ESNAF İSEN GÜNDÜZ KABUSU ÇÖKÜYOR, KİRACI İSEN GECE GÜNDÜZ FARK ETMİYOR, GENÇ İSEN YARIN HİÇ GELMİYOR, ÇİFTÇİ İSEN SEZON UMUT VERMİYOR, KISACASI HİÇ KİMSE HALİNDEN MEMNUN DEĞİL AMMA GÜN BİTİPTE AKŞAM OLUR İSE TOPLUM YARIN HİÇ OLMASIN İSTİYOR...

