“DEEPFAKE” ÇAĞI

Bir zamanlar internette gördüğümüz görüntülere, duyduğumuz seslere kolay kolay şüpheyle yaklaşmazdık. Bir video varsa yaşanmıştır, bir ses kaydı varsa söylenmiştir diye düşünürdük. Çünkü teknoloji kusursuz değildi. Sahte bir görüntü üretmek hem zahmetliydi hem de çoğu zaman kendini belli ederdi. Fakat bugün geldiğimiz noktada işler değişmeye başladı. Artık yalnızca fotoğraflar değil, insanların sesi, yüzü, mimikleri hatta konuşma tarzı bile taklit edilebiliyor. İşte bu haftaki konumuz tam olarak bu: Deepfake çağı. Belki son aylarda sosyal medyada karşınıza çıkmıştır. Hiç konuşmamış bir insanın konuştuğu videolar, gerçekte yaşanmamış olayların gerçekmiş gibi servis edilmesi, ünlü isimlerin sahte görüntüleri… İlk bakışta eğlenceli gibi duran bu teknoloji aslında çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir. Çünkü artık mesele sadece “sahte video” değil. Mesele, gerçeğe olan güvenimizin yavaş yavaş sarsılması. Eskiden bir fotoğraf kanıt sayılırdı. Şimdi ise insanlar önce “Bu gerçek mi?” diye soruyor. Düşünsenize… Telefonunuz çalıyor. Karşı tarafta annenizin sesi var. Yardım istiyor. Panik içindesiniz. Fakat konuşan kişi gerçekten anneniz olmayabilir. Sadece onun sesini taklit eden bir sistem olabilir. Kulağa bilim kurgu filmi gibi geliyor ama dünyanın birçok yerinde bu yöntemle yapılan dolandırıcılık vakaları artık haber olmaktan çıktı, günlük hayatın bir parçası hâline geldi. İnsan ürperiyor. Çünkü teknoloji ilerledikçe yalnızca cihazlarımız değil, gerçeklik  algımız da değişiyor. Aslında deepfake teknolojisinin ortaya çıkış amacı tamamen kötü değildi. Sinema sektöründe yaşlandırma efektleri,  dublaj sistemleri veya tarihi canlandırmalar gibi alanlarda oldukça etkileyici işler ortaya koyabiliyor. Hatta eğitim ve sağlık sektöründe bile faydalı kullanım alanları konuşuluyor. Sorun, her güçlü teknolojide olduğu gibi bunun da kötü niyetli insanların eline geçmesiyle başladı. Bugün birkaç dakikalık bir ses kaydıyla bir insanın sesini neredeyse birebir kopyalamak mümkün hâle geldi. Sosyal medya hesaplarından alınan görüntülerle sahte videolar üretilebiliyor. Üstelik bunları yapmak için artık büyük teknoloji şirketi olmaya da gerek yok. İnternet üzerinde herkesin ulaşabileceği araçlar var. İşte tehlikenin büyüklüğü de burada başlıyor. Çünkü teknoloji demokratikleştikçe güç yayılıyor. Güç yayıldıkça kontrol zorlaşıyor. Önümüzdeki yıllarda belki de en büyük problemimiz bilgi kirliliği olacak. Bir habere inanacağız ama gerçek olmayacak. Bir görüntü izleyeceğiz ama yaşanmamış olacak. Bir ses duyacağız ama aslında o kişi hiç konuşmamış olacak. Daha şimdiden sosyal medyada insanların birbirine güveni azalmış durumda. Herkes her şeye “kurgu” demeye başladı. İlginç olan şu ki deepfake yalnızca sahte içerik üretmiyor, aynı zamanda gerçek olayların bile inkâr edilmesine yol açıyor. Çünkü insanlar artık gözleriyle gördüklerinden bile emin olamıyor. Belki de teknolojinin en tehlikeli tarafı tam olarak budur. Makinenin insanı kandırması değil, insanın gerçeği ayırt etme yeteneğini kaybetmeye başlaması. Bu noktada bireysel farkındalık çok önemli hâle geliyor. İnternette gördüğümüz her videoya anında inanmamak, kaynağını sorgulamak, özellikle duygu sömürüsü yapan içeriklere karşı dikkatli olmak artık dijital çağın temel reflekslerinden biri olmak zorunda. Çünkü eski internet dönemi geride kaldı. Eskiden internet bilgiye ulaşma yeriydi. Şimdi ise bilginin doğruluğunu test etme savaşına dönüşüyor. Belki de geleceğin en değerli yeteneği yazılım bilmekten bile önce “gerçeği ayırt edebilmek” olacak. Teknoloji ilerlemeye devam edecek. Deepfake
sistemleri daha da gelişecek. Belki birkaç yıl sonra sahte ile gerçeği insan gözüyle ayırmak tamamen imkânsız hâle gelecek. Ancak bütün bu dönüşümün içinde kaybetmememiz gereken bir şey var: sorgulama alışkanlığımız. Çünkü bazen bir toplumu ayakta tutan şey teknoloji değil, gerçeğe duyulan güvendir. Ben Muzaffer Aybar. Bu haftaki teknoloji köşemizde deepfake çağını ve dijital dünyanın görünmeyen tarafını konuştuk. Önümüzdeki hafta başka bir teknoloji gündeminde tekrar görüşmek üzere.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.