KOOPERATİFLER ESNAF MANTIĞINDA ODALAR MEMUR ZİHNİYETLİDIR.

Büyük önderin cumhuriyeti kurduğu günden
bu tarafa özel önem verdiği, tüm hükümetlerin
özen gösterdiği, kolaylıklar sağladığı, AB’nin
desteklerini alan kooperatifçilik ülkemizde bir
türlü istenilen seviyelere gelememiştir.
Bu bazen art niyetli yapılanmaların
bazen de iş bilmezliğin kimi zamanda boş vermişliğin
getirdiği sürecin adıdır kooperatifçilik ..
Başlarsın bir hevesle kalırsın dünya
borçla mağdur ettiğin çok sayıda ortakla!!!!
Her kooperatifin bağlı olduğu bakanlık
farklı da olsa kooperatifler kanunu ile tamamı
yasalar çerçevesinde eşit özel yükümlükler yani ana sözleşmeleri bakımından farklılıklar gösterirler.
Kimi bina yapar kimi sanayi… Kimi kalkınma amaçlı kurulur kimi pazarlama.. Kimi ürettiğini satar kimi evde yapılan bulgur aşı el sanatını pazarlar.. Kimi köylünün ürününe katkı sunar kimi köylünün ürününün ortağıdır, kimi taşır, kimi bölgesine hakim olmak adına birlikten kuvvet doğar diyerek bir araya gelir.. Kimi suya hükmeder kimi toprağa, kimi ormana… Kimi sudaki balığa, kimi tarladaki meyveye.. Kısacası üretimden gelen gücün, tüketimden doğan pazara söz sahibi olması için kurulan birlikteliğin tek sese dönüştüğü mekanizmanın adıdır kooperatif… Ama yıllar geçse de oturmadı bizim memlekette bu kooperatifçilik anlayışı… Yarı özerk hale gelen devletin yönlendirmeli dolaylı ortaklığı ile güçlenen kooperatifler dışında yöresel ve yerel kooperatifler maalesef başarılı bir performans ortaya koyamadı. Kooperatifçilik bireyselliğin değil toplumsal kalkınmanın ortak kazanca dönüştürmenin en önemli mekanizmasıdır. Sorumlulukları oldukça fazladır. Şirket misali
çalışır vergisinden oda kaydına kadar resmi prosedürleri bulunur ve her ortak üye borca da
kazanca da ortaktır. Bu gün Tarım kredi kooperatiflerinden esnaf kefalet kredi kooperatiflerine kadar ülkemizde kazançlı konumda bulunan kooperatifler maalesef üyelerine kar payı dağıttığı ya da borçlunun borcuna derman olduğu yönünde bir habere şahit olmadım. Genelde ya icra ya da borçlanan üyenin yükselen faizler nedeni işle mağduriyeti yansıdı basına. Oysa üye olmadan kredi vermez haklarından faydalandırmaz ama onun üzerinden gelir elde edenler maaş alanlar yüksek mevkilerde söz sahibi olanlar makam araçlarından feragat etmez, lüks binalardan çıkmaz, 5 yıldızlı otellerin localarında düzenledikleri kendilerini seçen tabakayı mesut ve bahtiyar ederken hep gelecek seçimlerin hesabına yaparlar. Ayın son günü Karadeniz’in en büyük kooperatiflerinden biri olan Durağan civarı ve köyleri Sulama kooperatifinin olağan seçimleri yapıldı. 28 yıllık tecrübe yerini genç ve dinamik bir başkana teslim etti. 3 adaylı seçimlerde 28 yıldır bu görevi iyisi ile kötüsü ile yerine getiren zaman zaman kuraklık zaman zaman gelen zamlar zamanla üyelerin kazancının düşmesi nedeni ile yaşanan ödeme güçlükleri üyelerle yönetimi karşı karşıya getirse de 28 yıldır toprakla suyunu buluşmasına aracılık ettiler. Bazı makamlarda görev yapmak oldukça kolaydır. Arkasındadolaylı yönden devlet desteği ve belirli bir geliri yönetenin maaşı vardır. Esnaf odaları her esnafın zorunlu gidip üye olduğu, ziraat odaları çiftçinin zorunlu üye yapıldığı her yıl belge karşılığında para ödediği yerlerdir. Kefalet kredi kooperatifleri devlet politikası ile
faizleri düşük kredilerle esnafın yönlendirildiği gelir elde ettiği, tarım kredi kooperatiflerinin ise devlet ortaklı girişimlerinin desteklerinin olduğu ucuz mazot gübre vb. ürünleri alabildiği noktalardır.
Ama gel gelelim Toprak su gibi kooperatiflere.. Tamamen gelirini üyeden alan yönlendirmelerin yapılamadığı tahsilatın bizzat yönetim tarafından sağlandığı, takip edilmek zorunda olduğu toplayamadığından her üyenin borca ortak olduğu ciddi bir sorumluluğun olduğu yerlerdir. Sorumlulukları yüksek ama gelirleri üyelerle sınırlı olan bu kooperatifler bir çok bölgede zamanla
borç yükü altına girerek insanımızı kooperatiften soğumasına sebep olmuşlardır. Umarım ve dilerim ki kooperatifler artık üyesine yük olan sürekli ondan alan değil kazancını paylaşan üyesinin derdine
ortak olan bir yapıya bürünürler. Çünkü Oda vb. kuruluşlar maaşlı memur gibi bürokrat gibi görev yaparken kooperatifler esnaf zihniyeti ile yönetilmek zorunda olan kuruluşlardır. Birisi aldığı maaşı yönetir, üç aşağı beş yukarı sabit bir geliri mutlaka vardır. Kooperatif özellikle yerelde ve sulama
gibi alanlarda sabit geliri olmayan hem tahsil edecek hem de kazanç sağlayacak hem de üyelerinin sorunlarını takip ederek kazanca dönüştürecek kurum ve kuruluşlardır. Durağan’ın ekonomik gelirinde önemli bir yere sahip olan Karadeniz’in en büyük kooperatifindeki seçimlerin hayırlara vesile olmasını dilerken yeni yönetime başarılar temenni ediyorum.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.