Gazetemizin başlığını bu gün ekonomiye ayırdık.. Köşe yazarı gibi yorumla ekonomik gerçeklik arasında bir haber analize yer verdik… Bunu neden yaptık? Aslında bu cümleleri bu köşede de ele alabilir sizlere sunabilirdik.. Ama biz istedik ki; yaşanan ekonomik kriz ve beklentisi artan esnafın, artan maliyetler nedeni ile üretimden vazgeçen çiftçinin, su olmadığı için arazisini ekemeyen, toplulaştırma nedeni ile tarlasına giremeyen köylünün kendi yaşadığı ekonomik zarar kadar ilçedeki ekonomik dengeleri nasıl sarsacağını farkına varılmasını istedik. Çünkü esnafın bir çoğunun kredi kartları patlamış, toptancı ile arasına mesafe koyma noktasına gelmiş durumdadır. Esnafın umudu olan Esnaf kredi Kefalet kooperatifi ise oluşan yeni koşullar istenilen belgeler nedeni ile sadece tuzu kurulara yani parası olup borçsuz dönenlere hizmet etme noktasında yeni bir yapılanmanın eşiğindedir. Esnaf toptancıya olan borcunu, kredi kartlarına olan borcunu yapılandırmak için Esnaf kefaletin yolunu tutsa SGK ve vergi borcu var ise onlar ödenmeden kredi kullanamıyor. O da bu yıllık !!! 2027 yılından ise değişiklik olmaz ise çekeceği krediye %77 oranında fatura karşılığı kullanabilecektir. Gelelim bu güne SGK yani esnaf açısından BAĞ_KUR borcu olmayan , vergi borcu bulunmayan esnaf istisna duruma gelmiştir. SGK borcu olmayan esnaf ya emekli ya da işyeri başkasının adına olup kendisi günlük geçimin temin için kasada bekleyen iş takip eden aslında kendi işyerine mahkum edilmiş işsiz bireydir. Artan cezalar, her gün değişen yönetmelikler , esnafa yeni yükler yüklerken cebindeki parayı da eritip götürmektedir. Birde işin garip tarafı da vergi borçları SGK borçları nedeni ile bankalardaki hesaplara konulan blokeler.. Geçtiğimiz günlerde şahit olduğum bir durum adamın bankada 1.5 milyon parası var ama vergi dairesinden blokeli.. Vergi borcu 100 bin küsurlu. Arkadaş bankadan para çekecek çekemiyor. Borcunu içinden kesin diyor kesilemiyor. Nakit para bulamıyor ve garip bir durum yaşıyor, derdini de kimseye anlatamıyor. Devlet olarak blokeyi koyduğunda bunun içinde kolaylaştırıcı yöntemlerde geliştirmek zorundasınız. Paradan tahsil edilemiyorsa en azından borçlunun rızası dahilinde imza karşıığında borçlu bankadaki hesabından borcunu ödemek sureti ile blokesini kaldırıp kalan parasın kullanabilmeli, sokakta para arayışına girmemelidir. Tahminim o dur ki aslında iktidar da bu durumun farkında olup Mayıs ayı başlarında ciddi bir ekonomik rahatlamayı sağlayacak adımlar atacaktır. Aksi takdirde ne gelen sezon ne de çitçinin üretim sezonu sonu da piyasaları rahatlatmaya yetmeyecektir. Çiftçi artan akaryakıt maliyeti, gübre ilaç maliyeti bir de hava koşulları ile mücadele ederken sezon sonunda elde edeceği kar gelecek yılın mazot , gübre ve tohumuna sermayesiz borç yükü altında girmesine sebep olmaktadır. Çiftçi satarken 3 kuruş kar ile yeni sezona girerken elindeki avucundaki de harcayarak girse de ürettikleri borçlarını karşılayamaz hale gelmek üzeredir. Kısacası biz felaket tellağı yapalım ama siz ekonomi uzmanları olarak hala ekonomi iyi demek yerine; iyi olan ekonomiden üreten çiftçiye, kazanmak isteyen esnafa , yaşamak isteyen emekliye artık can suyu değil umut aşılayacak bu kez güzel şeylerde oluyor diyecekleri müjdeleri vermek zorundasınız. Aksi takdirde sezon gelir gelmesine
de, vergi verebilecek esnaf, üretecek çiftçi, beddua etmeden yaşayacak emekli bulur musunuz? o meçhul…

